Anasayfa » Çalışmalar

Fotoğraf Procesi

[15 May 2009 | Yazan: | Yorum Yapılmamış]

 

Murderotica – Çınarcık

Gord10 – Çevre

Bu Fotoğraf Procesine Çevre temalı eski ve yeni fotoğraflarımla katılmak istiyorum. İlk fotoğraflar birer doğa manzarasıyken son üç fotoğraf da çevrenin gidişatı hakkında belgesel niteliğe sahip manzaralar.

Kıyıdan denizin içerisinde yürüyerek ulaşabileceğiniz minik bir ada.

Didim, 2006

Amasya’daki bir göl ve gölün çevresindeki orman.

Borabay Gölü, 2006

Kayalıkları mesken etmiş, denizi seven bir kedi.

Mudanya, 2008

Ankara’dan bir kış manzarası.

2008 Aralık.

Annemin yetiştirdiği bir çiçek. Fotoğraf makinem kompakt olduğu için bu makro çekimi için büyüteç kullandım.

Ankara, 2009

Yukarıdaki iki taş yapı bir zamanlar çeşmeydi. Su akıyordu.

Ankara, Sıhhiye, 2008

Bu da bir alışveriş merkezindeki WWF kumbarasına duyarlı (!) vatandaşların bıraktığı yardımlar.

Ankara, 2008

Wincih – Üsküdar

Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı olan Mihrimah Sultan epey de zenginmiş. Hem Üsküdar’da, hem de Edirnekapı’da Mimar Sinan’a cami, çeşme, hastane yaptırmış. Üsküdar’a ayak bastığımız anda da karşılıyor bizi zaten.

Yeni Valide Cami ise

” Üsküdar’da III. Ahmet’in annesi Gülnuş Emetullah Sultan tarafından yaptırılmış olan bir camidir. 1708-1710 yılları arasında yapılmıştır. Kare planlıdır. Basık şekilli kubbesi dört kemerle dört yarım kubbenin meydana getirdiği sekiz köşe üzerine oturur. İkişer şerefeli iki minaresi vardır. Yazıları Hezarfen Mehmet Efendi’nin eseridir.” Vikipedi

 

Eski Valide Camii ve Külliyesi

“İstanbul’un Üsküdar ilçesinde II. Selim’in eşi, III. Murat’ın ise annesi Nurbanu Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmış olan cami ve külliye. Yapılış tarihi 1583′tür. Külliye cami, medrese, tekke, sıbyan mektebi, kervansaray, hamam, darülkurra, darüşşifadan oluşur.
Caminin kubbesi altı dayanak üstündedir. İki yanından ikişer yarım kubbeyle çevrelenmiştir. Dışarı doğru çıkıntılı mihrab tarafında beşinci yarım kubbe bulunmaktadır. Mihrab tarafındaki çiniler İznik çinilerinin en güzel örneklerindendir.” Vikipedi

Ayna-i Marzî – Fatih ve inşaat üzerine

 

 

 

Fatih, tarihi yapılarının yanısıra İstanbul’un genelinde olduğu gibi çarpık yapılaşmanın da yoğun olduğu bir ilçe. Her adım başı birbiri içine geçmiş biçimsiz binaların arasında yürürken, nasıl olur da mütahhitlerin hala arsa bulup yeni binalar dikebildiğine şaşırır insan. Bunun yanısıra restore çalışmaları da ilçenin ayrılmaz bir parçasıdır; özellikle son yıllarda camilerin, kütüphanelerin restore edildiğini görürüz. Fatih’in 1800′lerden itibaren ayrılmaz bir parçası da, ahşap binaların yoğunluğu sebebiyle zaman zaman yangınların çıkmasıdır. Bu yüzden eski ahşap binalar yıkılıp yerine genelde beton binalar inşa edilmektedir.

Fatih özelinde değineceğim konu ise inşaat sektörü. İçinde kaçak işçileri de barındıran bu sektörde, ölümler üst seviyelerde (kaza sıralamasında ise ikinci sırada, zira kaza geçiren bir insanın sonu genelde ölümle sonuçlanıyor). Günlük koşuşturmacaya bir ara verip iskelelerde cambaz gibi hareket eden insanları izlemek bile korkutucu oluyorken böylesi tehlikeli bir sektörde iş verenlerin, maliyeti düşürmek için işçilerin güvencesini sağlamaması da cabası.

 

 

 

 

Muhammed ile konuşmayı denediğimde Türkmenistanlı olduğunu öğrendim (şivesi ilgimi çektiği için sormuştum nereli olduğunu). Türkmenistan’da iş ücretlerinin çok düşük olması sebebiyle Türkiye’ye göç etmiş, ancak vize süresi bittiği için kaçak durumunda şu anda. İnşaatta çalışıyorken ayağını sakatladığı için, iyileşene kadar peçete satışıyla idare etmek zorunda kalmış.

Fatih sokakları ise karışıktır genelde. Arabalar kaldırımları örter, sıra sıra kaplar her yanı. Kaldırımların darlığı yol ortasında yürümenizi gerektirir hatta, bir de sabırsız arabalar olunca ezilme tehlikesi sabırsızca bir kenarda durur hep. Sokakları devamlı curcuna içerisindedir, hatta sakin sokakları epey azdır. Son zamanlarda ise duvar resimleri, graffitiler moda haline gelmiştir, zaten duvar yazıları meşhurdu, ama bir şekle yeni yeni bürünmeye başladı diyebiliriz. Ve tabi ki Fatih’in bir özelliği, mahallerinin çoğunda ufak kabirler olmasıdır. Şeyhulislamlar, kadı efendilerin kabirleridir bunlar ve günlük yaşam içerisinde o kadar alışılmıştır ki, ölümü hatırlatıp korkutmaz. Esasında Fatih’in bir parçası gibidirler, daha çok tarihi bir yapı hissini verirler.

 

FlyBear

Yorumunuz?

Aşağıdaki etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>