Anasayfa » Yeraltı

Hat Sanatı / Son Dönem El yazısı: Rık’a

[14 Tem 2009 | Yazan: Ayna-i Marzi | Yorum Yapılmamış]

~Ayna-i Marzî

1Mayıs Beyannamesi (Osmanlıca 1 Mayıs arşivleri için şu linkten Kitabı Aç’ı seçerek bir göz gezdirebilirsiniz.)

Merhaba sevgili Hat Sanatı’nı severler! (Ne, yok mu öyle kimseler, “hayal kuruyorsun” mu dediniz? Böyle bir söz duymamış olayım, cıss).

Rık’a ile ilgili yazıma başlamadan evvel Hat Koleksiyonu için Sabancı Müzesini tebrik etmek istiyorum, cidden çok güzel hazırlamışlar. Müzenin köşk kısmında yayınlanan koleksiyonda sadece tablolar yok; El yazmaları, fermanlar, çeşitli hat malzemeleri (divit, kalemtraş, kamış) ve kasideler de göz kamaştırıyor. Açıkçası hala aklımda koleksiyon, fırsatınız varsa muhakkak bir gidin derim. Hem şu aralar Batıya Yolculuk adında bir resim sergisi de var, resim üstatlarımızın tabloları toplanmış bu sergide (detaylar şurada).
Dîvanî, Sülüs, Nesih, tüm bu hat türleri el ne kadar alışırsa alışsın hızlı yazılmazlar, işte Rık’a da bu ihtiyaçtan doğmuş bir yazı türü. Geçen ay incelemiş olduğum Dîvanî yazısındaki harflerin daha ufak, sade ve biraz daha düzleşmiş hali diyebiliriz Rık’a için. Dîvan-ı Hûmâyûn’da doğmuş olsa da Ferman ve Beratler bu yazı türüyle yazılmamış, daha çok günlük yazışmalar, postalar için kullanılmış. Hızlı yazılan bir hat çeşidi olması sebebiyle de zaman içerisinde Bâb-ı Âli’de yaygınlaşmış Rık’a.

“Rık’a öz Türk Yazısıdır. İş yazılarının da en kolayı, en çabuk yazılanıdır. Nesih ve Dîvânî gibi Rık’anın da iş zoruyla, kolaylık ve çabukluk için aranıp bulunduğunda hiç şüphe yoktur. Tarihçiler, Sülüs, Nesih, Nestâ’lîk ve Dîvânî’nin doğmasında olduğu gibi Rık’anın doğmasında da tek yaratıcı, tek insan ararlar. Bence dikkat edilecek nokta şudur:

Bütün kamu eserleri gibi sanat eserleri de ilk önce şuursuzluk alanında var olduktan sonra büyük sanatçıların şuurlu eserlerinde kendini bulmuşlardır.”

İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Rık’a hattını geliştiren iki isim vardır, Mümtaz Efendi ile İzzet Efendi. Bâb-ı Âli’de memurluk yapan Mümtaz efendi, Rık’a yazısını Dîvânî yazısından ayıracak belli kaideler geliştirir. Harflerdeki yataylık daha düz bir pozisyona gelmiş, daha keskin şekillere bürünmüştür. Galatasaray Sultanisi’nde güzel yazı öğretmenliği yapan İzzet Efendi ise bu yazı türünü sadece iş yazısı değil, bir sanat olarak ele alır ve ona göre yeni kaideler (harflerin uzunlukları, ölçüler) koyar. İç içe geçmiş bir yazı olan Rık’ayı biraz daha ferahlatmıştır ayrıca.

Yine de diğer hat türleri arasında pek adamdan sayılmıyor Rık’a, icazet bile verilmiyor. Aslında biraz daha eski bir yazı türü olsaymış daha çok gelişebilirmiş, ama son dönem hattatları da bu yazıyı geliştirmek için özel bir çaba sarfetmemişler. Neticede bir yıl içerisinde öğrenilebilen, yazımı rahat bir hat türü diyebiliriz Rık’a için.

Biraz da örneklere geçelim :)


20. yüzyıl hattatlarından Halim Özyazıcı’nın meşk kitabından bir örnek. Bu yazı türünü ben de yeni öğrendiğim için tam çözemiyorum :)


Rık’a yazısı ile yazılmış harfler ve be bağlamaları. Alttaki örnekte ne kadar hata çıkarmışım :O


Karagöz gazetesi. Karagöz ile hacivat arasındaki yazı Rık’a ile, diğer genel başlıklar Sülüs ile, normal yazılar ise Nesih ile yazılmış.


Resmin altında Sülüs hattı ile “İngiliz sefiri Ankara’ya giderken” yazıyor.


Yıldız Aile ve salon dergisi. Resmin üstünde Rık’a hattı ile “Her ayın ilk günü neşr olunur, her şeyden bahseder. Aylık resimli aile ve salon mecmuasıdır”, altında ise Nesih hattı ile “Türk güzeli, koyu kirpiklerinin gölgeli ve derin bakışlarındaki masumiyetiyle ayrılır. Şark ufkunun seması gibi yıldızları, kızları da temiz ve berraktır.” yazıyor :)


Başlığı Sülüs ile, geri kalanı ise Rık’a ile yazılmış bir asprin reklamı.


Adresi Rık’a ile yazılmış bir mektup.

(Rık’a ile) Yirminci Asır’da (Sülüs ile) Zeka, 15 günlük fikir gazetesi.

(Sülüs ile) Yeni Kalem. (Rık’a ile) Perşembe günleri neşr olunur, edebî, ictimaî mizah mecmuası. Resmin üst kısmında Nesih ile ”Umum tahrir neticesinde, Türkiye’de 14 milyon nüfus olduğu anlaşılır.” alt kısmında ise,

“-Çok şükür, artık kaç nüfus olduğumuzu öğrendin.

-İçimizde kaç adam olduğunu da anlayabilsek!..” yazıyor.

Yadigar-ı Harb, gazete başlığı Rık’a ile yazılmış.

Binbir buse. Başlık Rık’a ile yazılmış.

Rik’a ile yazılmış başlık; Osmanlı Ziraat ve Ticaret Gazetesi.

Sülüs ile yazılmış başlık, “Resimli Mecmua” (sağ üst köşe). Sağ alt köşede yine Sülüs ile “Sayı 48″, hemen yanında Rık’a ile “Seni özleyeceğiz yar!… Gezerim diyar diyar..”, solda ise “10 kuruştur” yazıyor.

Sinema haftalık mecmuası, Başlık yine Rık’a ile yazılmış.

Yorumunuz?

Aşağıdaki etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>