Anasayfa » Serbest Kürsü, Yazılar

12 Eylül – Basın Darbesi

[13 Eyl 2009 | Yazan: Desqpio | 4 Yorum]

1980 İhtilali Türkiye’deki darbe olgusunun kaçınılmaz bir sonucuydu. Ülkenin tarihinde daima kara bir leke olarak kalacak bu askeri hareket gazeteler ve gazeteciler için de oldukça sancılı bir döneme işaret ediyor. Darbenin 29. yılı olduğu için bugün çeşitli web sitelerinde yer alan ve ilk olarak 12 Eylül 2000 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan veriler de bunu doğrular nitelikte.

Darbenin Sonuçları

  • 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
  • Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
  • 31 gazeteci cezaevine girdi.
  • 300 gazeteci saldırıya uğradı.
  • 3 gazeteci silahla öldürüldü.
  • Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
  • 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
  • 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.

Yazıyı Evin Katurman‘ın 12 Eylül Askeri Darbesi ve Basın adlı makalesinden çeşitli bölümlerle sonlandıralım, 12_eylul_1980-12

Darbe öncesinde tirajı en yüksek olan gazeteler, Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet ve Tercüman’da yayınlanan haberlerde ve köşe yazılarında ülkenin içinde bulunduğu kaos sık sık büyük puntolarla okuyucuya sunuldu ve kaosun mevcut hükümetçe sona erdirilemediği belirtildi. Gazetelerde hemen her gün manşet sayfada sunulan haberlerden bazıları şöyleydi:

“Anarşik olaylarda 25 kişi öldü” (27 Ağustos 1980-Milliyet), “Ocak’tan Eylül’e Anarşi Raporu: 8 ayda 1606 ölü. Son aylarda günde ortalama 10 kişi terör olaylarında hayatını kaybediyor” (2 Eylül 1980-Milliyet), “Demirel’in 170 günlük iktidarında 1361 kişi öldü” (12 Mayıs 1980-Cumhuriyet), “Terör eylem için pilot iller seçti” (9 Eylül 1980- Hürriyet)

Gazeteler darbe haberlerini verirken, dış basında darbeye ilişkin olumlu değerlendirmeleri de yayınlayarak, Avrupa’nın dahi darbeyi desteklediği mesajını verdi. Tercüman, “Dış Dünya: TSK’nın yönetime el koyması basın ve yayın araçları tarafından ilk olarak duyuruldu: Ordu Mecbur kaldı. (13 Eylül 1980)”, Milliyet “Ordunun yönetime gelmesi dışta olumlu karşılandı (13 Eylül 1980), Hürriyet, “Observer: Teröristleri temizleyip yönetim sivillere devredilecek. (15 Eylül 1980) başlıklı haberlerle dış dünyanın darbeyi desteklediğini ileri sürdü. Darbenin gerçekleştiği haberlerinin yanı sıra “İstanbul Üniversitesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ülkede bütünlüğü sağlamak amacıyla tüm yurtta yönetime el koymasını kutladı. (15 Eylül 1980 – Hürriyet)” şeklindeki haberlerle akademik dünyanın da darbeyi desteklediği mesajları verildi.

Kanaat önderi kabul edilen köşe yazarları da darbeyi destekleyen açıklamalar yaptı. Hürriyet gazetesi yazarı Oktay Ekşi 17 Eylül 1980 tarihli köşe yazısında, “Türkiye tam bir onarım yönetimi altına girmiş bulunmaktadır. Bu yönetim, özgürlükçü demokratik sisteme ve Atatürk ilkelerine bağlı olanları tatmin edecek bir tutum içindedir” diyerek darbe yönetimine destek çağrısı yaptı. Darbe öncesinde sık sık Org. Kenan Evren’in “Anarşi yaratıcıları Ordu’nun yumruğu altında ezilecektir. Türk ulusu bağrından doğan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yarattığı güven ortamı içinde sonsuza kadar birçok bayramları refah ve mutluluklarla kutlayacaktır (30 Ağustos 1980)” benzeri açıklamalarına manşette veya ilk sayfada yer veren Tercüman gazetesinin tüm köşe yazarları darbeyi desteklemiştir. Sadece Nazlı Ilıcak 10 Eylül 1980 tarihli “Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete…” içerikli yazısını 14 Eylül 1980 tarihinde “Kıyamet koptu. Dünyanın sonu değilse bile, demokrasinin sonu geldi…” sözleriyle devam ettirmiş ancak hemen ardından 16 Eylül tarihindeki yazısında “Ümidimiz memleketimizin birlik ve beraberliğimizin son şansı olan Türk Silahlı Kuvvetleri harekatının başarısı ile neticelenmesidir” diyerek darbeyi meşru gösterdi. Basının darbeyi meşru gösteren yaklaşımı darbenin birinci yılında da sürdü. Darbenin birinci yılında Milliyet’in manşeti “Sağol Mehmetçik”, Tercüman’ın manşeti “Huzur, 1 yaşında”, Hürriyet’in manşeti “El ele, kol kola mutlu günlere gidiyoruz… Ve evet! Düzlüğe çıkıyoruz” oldu.

Medya gerek açıktan gerekse de haberleri sunuş şekliyle darbeyi destekledi. Zaten darbeye veya orduya dair herhangi bir olumsuz haber veya yazı yayınlayan gazeteler veya dergiler sansür, toplatılma veya süresiz kapatma gibi yaptırımlarla karşı karşıya kaldı. İlk olarak Arayış Dergisi ile Demokrat, Hergün ve Aydınlık gazeteleri temelli kapatıldı. Türkiye Gazeteciler Sendikası Ankara Şubesi Genel Sekreteri Mehmet Genç gözaltına alındı ve TGS Ankara Şubesi 9 Aralık 1980′e kadar kapatıldı. İstanbul’daki sekiz gazeteden Milli Gazete dört kez toplam 72 gün, Cumhuriyet dört kez toplam 41 gün, Tercüman iki kez 29 gün, Günaydın iki kez 17 gün, Güneş ve Milliyet birer kez toplam 10′ar gün, Tan bir kez 9 gün, Hürriyet iki kez toplam yedi gün kapatıldı. Bu gazetelerin yetkilileri ve yazarlarının defalarca ifadeleri alındı, her biri hakkında birçok dava açıldı, birçoğu mahkûm oldu, tutuklandı. Darbeden sonraki dört yılı kapsayan bir araştırmanın sonuçlarına göre; gazete ve dergiler 41 kez toplatıldı veya yayımı durduruldu veya kapatıldı. Bazı sıkıyönetim komutanlıkları, kimi gazetelerin, kendi sorumluluk bölgelerine sokulması ve satışını yasaklamışlardır. Yarıya yakını Bakanlar Kurulu’nca olmak üzere 927 yayın yasağı getirildi. Bu dönemde basın dışı suçlananlar hariç, gazeteci, yazar, çevirmen ve sanatçılara verilen mahkumiyet kararlarının toplamı 316 yıl, 4 ay, 20 güne ulaştı.

:*: :*: :*:

4 Yorum »

  • Elladan said:

    Aslında Türkiye’deki basın hakkında söylenecek daha çok şey var. Asıl işi halkı bilgilendirmek ve halkın sesini duyurmak olması gereken basın içinde bulunduğumuz zamanda tüm dünyada en büyük propaganda aracı haline gelmiş durumda. Halk kendi parasıyla kendine yapılan propagandayı satın alıyor resmen. Bununla ilgili bir yazı yazılmalı. =/

  • Ayna-i Marzi said:

    “El ele, kol kola mutlu günlere gidiyoruz… Ve evet! Düzlüğe çıkıyoruz”

    Yağcı gazeteler bile nasibini almış yalnız darbeden. Ceza almayan gazete yok gibi. Öte yandan, gençlik şöyle dejenere oldu, böyle mahvoldu gibi veryansınların da iki yüzlülüğü ortada.

  • Elladan said:

    Bu darbe ile gazetelerin üzerindeki baskı sadece görünür hale gelmiş. Yoksa şu anda medyanın bağımsızlığı diye bir şeyden söz etmek mümkün değil. Demokratik ülklerde basındaki sansürü tespit etmek çok daha zor.

  • reis said:

    yeni asya gazetesi 470 gün kapatıldı darbeye karşı çıktığı için

Yorumunuz?

Aşağıdaki etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>