Anasayfa » Çalışmalar

K III

[5 Ara 2009 | Yazan: | Yorum Yapılmamış]

***

Here i stand in this room
Caged and trapped inside
Seems i’m damned to live a lie
Unaware of what’s outside
Should i care for what’s left me behind

And i stare at light that makes me blind
Internally there’s nothing left for me to be
I’m here alone and isolated

Kızıl saçlı kadın her gece yaptığı gibi kulaklıkları kulağında, çalan şarkıyı mırıldanarak bara doğru yürüyordu. Gündüzleri bir yayın evinde, çıtı pıtı kıyafetler giyip çok sofistike muhabbetler yaparken, geceleri sarhoşların arasında bira servisi yapması bazen ona çok komik geliyordu. Yani, iki zıt hayatı vardı sanki. Sigara içmeyen, kahve delisi, 3 dil bilen Chou Hanım ve bir de, baca gibi sigara içen, iri göğüslü, mini etekli kızıl kafa Chou. İkisinden birini seçmesini isteseler ne cevap verirdi acaba.

Ha!

“Bir sen eksiktin.” Diye mırıldandı barın kapısının önüne geldiğinde. İki gece önce gelen o arızalı sarı kafa gene orada, elinde bir çiçekle bekliyordu.

“Kuzum, burada elinde bir çiçekle beklersen, hiç ummadığın insanlar başına üşüşebilir.” Anahtarıyla kapıyı açtı, adamı içeri soktu, etrafa baktı. Işıkları açtı; anlaşılan Cassie daha gelmemişti. Adama barı işaret etti oturması için, sonra bir bez alıp sağın solun tozunu almaya başladı.

“Senin derdin ne?” diye sordu, duvardaki “Sigara İçilmez” levhasına aldırmadan bir sigara yakarak. Ofiste tüm gün sigarasızlık başını döndürüyordu.

“Ben. . . “ diye başladı adam.

“Gene kaçıp gideceksen bir daha gelerek kendini yorma, olur mu aslanım?”

Utana sıkıla gülümsedi. “Chou. . . Keşke sen de beni tanısaydın.”

“Hiç karşıma çıkmamış olmayı dilemeni sağlayabilirim. Sabrımı taşırıyorsun.”

“8 yıl önce, aileni kazada kaybettiğinde. . . Ben. . . Biz. . .”

Kızıl saçlı kadın birkaç kez şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı; kimse bilmiyordu bunları, bu herif herhangi bir sarhoş değildi peşine takılan. “Sen. . . Bir dakika. İnanmıyorum!”

Sarışın adam gülümsedi. “Sanırım hafızanı tazeleyebildim.”

Kadın adama koşup sarıldı sıkıca. “Tabiki! Uhm, sadece saçını uzatmışsın bir de son hatırladığımın iki katı boyundasın. Muhtemelen ben de senin son hatırladığın gibi değilimdir.”

“Sigara içiyorsun.”

“Hm, hayat pek adil davranmıyor bana. Tek iş yetmiyor, burayı çekebilmek içinse tek yol bu. Mesai bitimine kadar kalmanı ve sonra çıkıp 24saat açık kafelerden birinde oturmayı teklif etsem, bencilce mi olur?”

“Hayır, çok sevinirim aslında.”

“O zaman uslu uslu bir kenarda otur. İlk bira benden.” Adama bir göz kırpıp eline geçen ilk temiz bardağa bol köpüklü bira doldurdu.

Geçmişinde, unuttuğu sayfaların birinde, o da vardı evet. Silik çocukluk anıları, ilk gençlik aşkı? Gülümsedi, evet ilk öptüğü çocuktu bu. Adı neydi? . . . Neydi?

Gece bir ara önlüğünü kenara attı kızıl saçlı kadın, adamın ne kadar utandığına aldırmadan dans pistine sürükledi onu, kollarını boynuna dolayıp dans etti en sevdiği şarkı bitene kadar.

Normalde hiçbir yere ya da hiçbir şeye ait hissetmezdi kendini.

İlk defa ta en derinden kendini ait hissediyordu.

***

Yorumunuz?

Aşağıdaki etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>