District 9 – Yasak Bölge 9
Ağzına dek dolu zehirli bir kadeh içinde yaşıyoruz sanki. Zehirden bir zerrenin bile ölümcül olduğunu bilmemize rağmen her yukarı doğru çıkmak isteyişimizde yorulup nefes almaya çabalıyor ve o zerreden tatmak durumunda kalıyoruz. Panzehirimiz ne ola ki?
Uzaylılar yabancıların gelip yurdumuzu silahlarıyla işgal etmeleri ve ölümümüze sebep olmaları korkusunun tezahürüydüler. Oysa şimdi yabancıların gelip yaşantımıza dahil olmaları, bizi ve rahatımızı bozmalarına dönüşmüş bir halde korkumuz. Hani göçmenler kültürlerini bir kenara bırakıp gelseler neyse! Utanmadan gelip bizi de o yabancı kültürleriyle tehdit ediyorlardı. İşte District 9′la birlikte ötekinin yaşantımıza dahil olmasıyla getirdiği korkunun bir yansıması oldu uzaylılar.
O mübarek ufo gemisi yine dünyamıza gelmiştir. Lakin bu sefer farklı bir şeyler vardır, gemi havada durmuştur ve içindeki uzaylıların bırakın bizi öldürmeyi, ayakta duracak mecalleri yoktur. Çaresiz kalan dünyalılar bu uzaylıları mülteci kampına benzeyen bir bölgeye koyarlar ve adına da 9. Bölge derler. Ancak karidese benzeyen bu varlıklar her ne kadar konuşup iletişim kurabilse de insanları korkutmaktadır. Artık ırkçılık değil türdeşlik duygusu hakimdir ve insanlar uzaylılardan mümkün olduğunca uzak yaşamak istemektedirler.
Zehir her bir zerremizi kuşattığı halde farkında olmuyoruz ya, neyse ki bazen filmler bizi bu gaflet halimizden uyandırıveriyorlar. District 9′da uzaylıları ilk gördüğümde korkmanın bir yansıması olan tiksinmeyi hissetmiştim içimde; savunma mekanizmalarım karidessi bu varlıkların hiç de normal gözükmediği, gördükleri kötü muameleyi de aslında hakettikleri şeklinde zehirsi bir düşünce salgıladılar. Sonraları uzaylıların yaşantılarına daha yakından bakmaya başlıyor Peter Jackson ve bunu çocuk uzaylılar göstererek pekiştiriyor. Özellikle yavru uzaylıların sevimliliğiyle sona doğru o yabancılık hissi kaybolmaya başlıyor ve savunma mekanizmalarının salgıladığı zehirsi düşüncelerden utanma hali baş gösteriyor.
İşte panzehir de tam olarak bu yabancılığı yenebilmek ve benmerkezcilikten uzaklaşabilmektedir aslında. Ancak hep kendimizi yoklamalı ve gaflet halimizden sıyrılmamız lazım ki panzehiri arayabilelim. Yoksa zehir içinde olduğumuzu farkedemeden ölüvermiş bulabiliriz kendimizi.



Yorumunuz?