Anthony Grafton – Yeni Dünyalar, Eski Metinler (Kitap Yayınevi)

Düşünce tarihi denildiğinde buradaki tarih kelimesi ağır basıp, bize herhangi yeni bir şey sunabilecek olmadığı düşünüldüğünden midir nedir, özellikle kitap formatında fazla ilgi gören bir konu olduğunu söylemek pek kolay değil. Dolayısıyla bu kitabı da bu kategoriye soktuğumuzda fazla heyecan yaratmamasını, özellikle Orhan Pamuk’un Yeni Hayat’ta “Bir gün bir kitap okudum ve hayatım değişti.” ifadesiyle aktardığı deneyimin günümüz okurunca çokça talep ediliyor oluşu da dikkate alınırsa doğal karşılamak lazım. Ancak bu küçük ilgi engeli aşıldığında, hayatınızı değiştirecek olmasa da size pek çok değerlendirmeniz hakkında sorular sorduracak, belki bazı şeyler hakkında yeni bir bakış açısı kazandıracak nitelikte bir içeriğin, en azından bu kitapta, Anthony Grafton’ın “Yeni Dünyalar, Eski Metinler”inde yer aldığını söyleyebilirim.
Daha çok 15. ve 16.yy Avrupa düşünce dünyası üzerine odaklanılan kitapta, pek çok yönüyle ortaçağ ve sonrasında rönesans-reform dönemi Avrupa’sının entelektüel dünyası tasvir edilirken, özellikle ortaçağ skolastik evreninde antikçağ eserlerinin yeri dolayısıyla antik dönem Yunan, Mısır, Babil ve Roma gibi uygarlıkların ürettiği eserlere derinlemesine değinilip; bu yolla antikçağ medeniyetlerinden, reform dönemi Avrupa’sına kadar olan zaman dilimi bir bütünlük içerisinde, aralarındaki bağlar göz önüne serilecek şekilde sunuluyor. Bu sırada antikçağdan olsun, ortaçağdan ve daha sonrasında reform döneminden olsun pek çok isim de tanıtılıp yaptıkları işler, bunların etkileri ve önemleri tartışılıyor.
Yoğunlaştığı dönem ortaçağ sonu, rönesansın başı olduğundan, özellikle vurgulanan olayın da Amerika kıtasının keşfi gibi hem tabuları, hem Avrupa medeniyetlerinin dünya hakkında daha önceden sahip oldukları bilgileri yıkan bir olay olması da şaşırtıcı olmasa gerek. Grafton’ın bu tarihi olaya gelmeden ortaçağ entelektüel dünyasını enine boyuna tasvir edip özellikle antikçağ metinlerinin bu dönemdeki sorgulanamaz otorite konumunu ve bu konumun gerek felsefe, gerek coğrafya, gerekse tıp ve hukuk gibi alanları nasıl şekillendirdiğini vurgulaması da, Amerika’nın keşfi sonrasında otorite metinlerin doğruluklarının tartışılmaya başlanmasının etkilerini daha anlaşılabilir kılıyor.
Eski bilgi dünyası, gelenekler, tabular ve bunları sona erdiren olaylar belki yalnızca tarihin konusu olabilecekken, yazar bunların her birinin içeriğini verişindeki derinlikle kitaba tarihi olmanın yanında felsefi bir boyut da ekliyor. Bu yalnızca fikirleri aktarılan isimlerin düşüncelerinden ibaret olmanın ötesinde; bu düşüncelerin hepsine aynı anda bakabilmenin, karşılaştırabilmenin; birbiriyle bağdaşmayan, kimi zaman birbirlerinin karşısında konumlandırılan düşüncelerde dahi ortak olarak yer alabilecek şeyleri sorgulayabilme imkanıyla ortaya çıkmış bir düşünsel katmanı içerisinde barındırıyor. Kitabın yeniliğinin de burada yattığını söyleyebilirim. Eski metinlerin otoritesini kıran öncülerden Galileo, Kolomb, Vespucci, Montaigne, Descartes, Bacon ve daha nicesinin eylemlerinde nasıl da otoritesini çürüttükleri eski metinleri pek çok yönden model olarak aldıklarını, çabalarını bu metinlerden çıkardıkları kalıplarla şekillendirdikleri pek çok örnekte görülebiliyor.
Bu şekilde bakınca görünebilen bir başka şey daha var ki, o da ne kadar geçersiz olurlarsa olsunlar bütün düşünce sistemlerinden ve onların öğütlerinden, model olarak gösterdikleri tavır ve yaklaşımlardan hala alınacak dersler olduğu. Bu hatırlatma, kitapta eski metinlerden pek çok şekilde bahsedilmesiyle ve içerdiklerinin, bakış açılarının bütün zenginlikleriyle açıklanmasıyla daha da anlamlı hale gelmiş. “Hala alınacak dersler var” sözü kulağa belki biraz klişe geliyor olabilir, ancak burada da kitabın tarihi yönünün devreye girmesiyle eski metinlerin ilerleme çabasındaki pek çok tavıra nasıl model olduğu pek çok örnekle anlatılmış, ve sonunda da bütün bu eskiyi inceleme ve anlamlandırma çabalarıyla görülmeye çalışan şey, araç vurgusuyla yazar tarafından şu şekilde dile getirilmiş:
“ Bir nokta var ki, düşünmeye ve belirtmeye değer. Klasik metinler ve kavramlar Batı için, her şeyden çok birer araçtırlar. Diğer araçlar gibi, farklı –ve bazen de çelişen- görevler yüklenirler. Bazıları ilkeldir, bazıları gelişmiş, bazıları basit ve sağlam, bazıları karmaşık ve kırılgandır. Bazılarının, antik oldukları kadar yerleri de doldurulmazdır; kimileri ise mucitlerinin dahi aklına gelmeyecek ilevler yüklenirler. 15. ve 16. yüzyıllarda törpülenmiş, pürüzlerinden arınmış, yeni yöntemlerle düzenlenmişlerdir ve bu arada bazılarının yerini daha yeni ve daha güçlü araçlar almıştır. Yine de çoğu, ışıklar saçan cazibesini korumuştur ve bazıları da halen korumaktalar.”
Kitabın Türkçe’ye çevirisi Füsun Savcı tarafından oldukça başarılı bir şekilde yapılmış, göze çarpan bir çeviri hatası bulunmadığını söyleyebilirim. Hazır dil konusuna gelmişken yazarın ifade gücünü, ifadelerindeki şıklığı ve düşüncelerini açıklarken kullandığı metaforlardaki kaliteyi de belirtmek gerek. Bunun yanında kitapta birçok görsel de kullanılmış. Bunlar çoğunlukla ismi geçilen tarihi kitaplardan görseller olmakla birlikte, kimi zaman da dönem ressamlarının eserleri kendilerine yer bulmuş. Ayrıca dönemin özelliği olan ikonografik zenginliğin de bu materyallere ayrı bir zenginlik kattığını belirtmek gerek.
Kafka’nın dediği gibi soru sormak için okuyorsak şayet, ‘Yeni Dünyalar, Eski Metinler çağımızın verdiği, sorgulamadan kabul ettiğimiz pek çok düşünceyi gözden geçirmek, kendimize bu fikirler etrafında sorular sormak için fırsat anlamında değerlendirilebilir. Aynı zamanda antikçağ eserlerini yorumlayabilme, reform döneminde temeli atılmış ve bugün de bilim, teknik, sanat alanlarında, üniversite gibi kimi kurumlarda temel alınmış düşünceler ve bu düşüncelerin nedenleri, çıkış kaynakları hakkında da bilgilendirici. Kesinlikle zamanınıza ve paranıza değecektir.



Yoldaşımız bu yazısıyla Sabit Fikir’den ödül de aldı, gurur kaynağımız :)
Ellerine sağlık.
güzel bir yazı olmuş. kitabı merak ettim. bir sepete atayım =)
tükenmiş =)
Vuuu, ben alırken bitmemişti. Monte bak sattırdın kitabı hep :p
Yorumunuz?
Bir Bakıverin
BtG
Etiketler
Mecelle-i Fürahnek: Anime, Çizgiroman, Film, Kitap, Konser, Müzik, Sinema, Tiyatro.Oyun Araştırmaları: Homo Ludens, Oyun İncelemeleri, Oyun yapımı, Oyun geliştirme üzerine zırvalamalar.
Çalışmalar: BtG Kapakları, Çeviri, Çizim, Derleme, Figür, Öykü. Proceler, Şiir.
Serbest Kürsü: Deneme, Felsefe, Makale, Siyaset.
Yer Altı: Babe of the Month, Demoscene, Donanım, Etkinlik, Fotoğraf, Frp, Hat Sanatı, İlginç, Komik, Rehber, Söyleşi, Tanıtım.
Haberler: Duyuru, Yeni Sayı,
Arşiv
Zombiler twitter'da beyin mi yiyor?
Posting tweet...
Powered by Twitter Tools
Meta
Geçmiş yazılar
Geçmiş Yorumlar