Anasayfa » Çalışmalar

Ay’a Dokunan Adam

[29 Oca 2010 | Yazan: | Yorum Yapılmamış]

Şimdi evdeyim, doğanın ihtişamından uzak odamın köşesine çekilmişim, kitap okuyorum. Ay’ın kenarı gözüme çarpıyor. Dışarı, Ay’a doğru elimi uzatıyorum, ama elimin cama değdiğinde çıkarttığı tık sesiyle kendime geliyorum. Camın soğuğu hoşuma gidiyor. Bir kez daha yapıyorum bunu. Yine bir tık sesi. Defalarca tekrarlıyorum ama bir süre sonra bırakıyorum, aşırı düzen ve şehir yaşamının getirdiği şeylerden mi bilmiyorum, bir şey bana bunu daha fazla yapmamam gerektiğini söylüyor. Ay’a takılıyor gözüm yine, ona ulaşmak istiyorum. Camı açıyorum, karşısı boş olan 14 katlı bir bina. Burnuma is kokusu geliyor, aldırmamaya çalışıyorum. Ellerim ileri gidip aya dokunmak istiyor, ayaklarım ay toprağına basmak istiyor, gözlerim aya bakmak istiyor ama lanet olası beynim. Kurallara, şehrin getirdiği iğrenç, insanlığı kaybettirici şeylere bağlı kalıyor. Yataktayım, tavana bakıyorum ay hayali kurarak. Ayağa kalkıyorum, üstüme hafif ve rahat bir şeyler giyiyorum. Kapıya geliyorum, gözlerim darmadağın bir şekilde gözüken ayakkabılara takılıyor. Bırakıyorum onları orada, yalın ayak çıkıyorum dışarıya. Asansör 12. katta, bense 3. Koşuyorum merdivenlerden, çılgıncasına koşuyorum.

Kapıyı açtım ve işte is kokulu lanet olası beton yığını görüntüsü. Hemen arabama atlıyorum, motoru çalıştırıp gaza basıyorum. Şehrin en bozulmamış ormanına geliyorum. Arabayı bırakıyorum oracıkta, ormana giriyorum. Ayaklarımdaki toprak hissi sanki omuzlarımdaki yükü hafifletiyor, Ay’ı görüyorum ağaçların arasından. Ve yolun sonunda bir uçurum. Ama kararlıyım, Ay’a dokunacağım. Koşuyorum, ayağım çalılara ve dikenlere çarpıyor, ama acı hissetmiyorum. Tek bildiğim koşmak, ormanın kokusu huzur veriyor, hızlanıyorum. Ve ucuna gelince de uçurumun, zıplıyorum yapabildiğim kadar. Düşüyorum, rüzgar tenime çarpıyor, keşke bu duyguyu daha önceden yaşayabilseydim diyorum. Geçirdiğim şu 30 yıl ne kadar da boşmuş halbuki. Düşüyorum. Rüzgar tenimle dans ediyor adeta, hatta iyi anlaştıklarını bile söyleyebilirim. Ay, ihtişamıyla beliriyor yine önüme. Ay’a dokunuyorum, onun o muazzam yüzeyine dokunuyorum. Huzur veriyor o beyaz görüntüsü. Çarpışma zamanı yaklaşıyor, gitmem gerekiyor. Görüşmek üzere.

Yorumunuz?

Aşağıdaki etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>