Anasayfa » Çalışmalar

Rosemary – V – IV

[8 Şub 2010 | Yazan: Roselyn | Yorum Yapılmamış]

Çok geçmeden varmıştık kalacağımız yere. Gerçekten de şehirden ve medeniyetten uzak bir yerdi burası. Etrafta beyefendinin malikhanesi dışında orada kalan hizmetçilerin evleri, bir kaç tane de çiftlik vardı. Anlaşılan yiyecekleri kendileri üretiyor, zorunlu olunmadıkça şehre inilmiyordu. İlk başta garip geldi bu bana; geceleri gizli gizli okuduğum kitaplarda hep balolar, davetler olurdu ama şehrin bu kadar uzağında kalırken, nasıl katılınabilirdi ki böyle etkinliklere? Hoş, tabii ki insanların zevkleri farklı olabilirdi ama bunları düşünürken 14 yaşında, ömrü boyunca manastırdan çıkmamış bir kızdım.

Arabalardan indirildiğimizde güneş batmak üzereydi. Çok fazla olmayan bir kaç parça eşyamız dağıtıldı bize ve efendiler bizi hizmetçilere emanet edip odalarına çekildiler. Henüz inşa halindeki kiliseyi görebiliyordum; çok fazla bir işi kalmamış gibi görünüyordu. Pencereleri oraya bakan genişçe 3 oda verildi bize; her odada 5 kişi kalacaktık. Yatakları paylaştık, eşyalarımızı yerleştirdik, hizmetçilerle beraber akşam yemeğimizi yedikten sonra her geceki dualarımızı ederek ibadetlerimizi yerine getirdik. Gece uykusu rahatsızdı. Yeni ve yabancı bir yer olduğu içindir düşündüm.

Bu rahat ve yeni yaşantımız iki hafta kadar sürdü. Beyefendiler bu iki haftanın sonuna kadar bir daha görünmedi. Geldikleri gün oda arkadaşım olan iki rahibeyi malikhaneye davet ettiler; anlaşılan beyefendilerden en yaşlı olanı kendi topraklarına götürecekti onları. Manastıra geldikleri gün beni bileğimden yakalayan genç efendi de oradaydı. Ben o sırada çiçeklerin bakımı ile uğraşıyor, zaman geçirmek için oyalanıyordum. Bakışlarımı kaçırarak işime döndüm fakat onun bana doğru yürüdüğünü hissedebiliyordum.

“Adını söyle bana.” dedi kollarını göğsünde kavuşturarak.

Adımı söyledim. Bir an, sadece ufak bir an yüzüne baktığımda dudaklarının tatminsizlikle gerildiğini, kaşlarının çatıldığını gördüm.

“Ben Efendi Aaron’um. Ben ve ailemin topraklarında kurduğumuz kilisede hizmet vermenizi rica ediyorum sizden kızkardeş.”

Başımı salladım çekingence. Güldü. Adımı sorması gerçekten hoştu, ki bence muhtemelen o ilk günden beri adımı biliyordu, bunun ne kadar önemli olduğunu çok sonradan fark edecek ve yıllar içinde kendi adımı unutacak ve onun bana verdiği adı kullanacaktım.

Yorumunuz?

Aşağıdaki etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>