Anasayfa » Yeraltı

E kitap okuyucu (Reeder) İncelemesi

[18 Haz 2010 | Yazan: | 38 Yorum]

Ne zamandır takip ediyordum e-ink ekranlı cihazları (1). Hem pc başında okuduğum makaleleri daha rahat ve güzel bir ekranda okumak hem e-kitapların gelişmesiyle birlikte tek cihazla pek çok kitabı yanımda taşımak hem de istediğim kitabı hemen alıp okuyabilmek için. Tabi daha çok yaygınlaşmadığı için son ikisini gerçekleştiremedim ama makaleleri Reeder ile okuyorum ki gözlerime iyi geldiğini söyleyebilirim bu durumun.

Bu yazıda ise Reeder incelemesinin yanında iPad’in kitap özelliğiyle Reeder’inkini de karşılaştıracağım. Şimdi “bu da ne görmemiş hem Reeder hem iPad alıyor” diyenleriniz çıkabilir ama değil, iPad abimin, Reeder benim. Benden bir hafta sonra aldı abim, ben de elime fırsat geçmişken inceledim. :)

Öncelikle ekrandan başlayalım tabi, zira bu cihazın önemi ekranında. Başka e-ink teknolojisiyle karşılaştırma fırsatım olmadı, bu yüzden diğerlerinden daha iyidir diyemem. Ancak bu cihaz e-ink’te yeni bir teknoloji olan Sipix teknolojisini kullanıyor;

“SiPix teknolojisi de bilinen e-ink teknolojilerinin en yenisi ve e-ink’de renkli ekrana geçişin ilk adımı. Normal e-ink ekranlarda çift mikrokapsülle siyah ve beyazın ekranda görüntüyü oluşturduğu teknolojiden farklı olarak, SiPix’de tek mikrokapsülün içinde siyah ve beyazın seviyeleri ile ekranda görüntü oluşturuluyor.” Teknoloblog

Bu teknolojinin ne kadar farklı olduğunu diğer e-ink cihazlarla canlı olarak karşılaştırma yapmadan tam kavramak ve bir yargıya varmak mümkün değil tabi. Ben de elimden geleni yapayım dedim ve okuduğum kitapla karşılaştırma yaparak fotoğraf çektim (fotoğraflarda kesim haricinde photoshop kullanmadım ki aldatıcı olmasın):

Ayrıca Reeder’in ekranı dokunmatik. Booken firması ise bunun e-ink ekranın kalitesine zarar verdiğini söylüyor:

1998 senesinden bu yana e-kitap okuyucu üreten Bookeen firması bir kitap okuma cihazında en önemli özelliğin ekran kalitesi olduğunu ve günümüzde elektronik mürekkep teknolojisine sahip ekranlara kalite kaybı yaşanmadan dokunmatik özeliğinin eklenemediğini belirtmişti.

Bu firmanın ürünü olan Cybok Opus‘a da bakabilirsiniz ama ekranının Reeder’den daha ufak olduğunu ve Reeder’de bulunan bazı özelliklerin (not alma, internete girebilme, ingilizce-ingilizce sözlük, klavye gibi) olmadığını da ekleyeyim.

Reeder’in ekranını dört yönlü de kullanabiliyorsunuz. İsterseniz otomatik seçersiniz ve kendisi algılar isterseniz de sabitlersiniz. Ekranla ilgili son belirtmek istediğim şeyse e-ink ekranı karanlıkta okuyamayacağınız. Tıpkı kitap gibi yani, ışıksız okunmuyor. Nook’un yapımcı firması buna çözüm olarak ışık aparatı ve ışık aparatlı kılıf satmayı bulmuş (2). Ben de çözüm olarak kitaplar için satılan ışık aparatlarını denemeyi düşünüyorum. Remzi kitabevlerinde satılıyormuş, deneyince size de haber veririm :)

Cihazın başka özelliklerine gelirsek; okumayla alakalı özellikleri arasında not alma, ayraç koyma, ingilizce-ingilizce sözlüğünü (sözlüğü açtıktan sonra kelimenin üzerine dokunarak bakıyorsunuz) sayabiliriz (kitap formatlarıyla alakalı daha detaylı bilgiyi son kısımda vereceğim).
Cihazın menüsü şöyle bir şey:

Oluşturduğumuz
ayraçlara yıldıza basarak ulaşabiliyoruz:

Bir yandan kitap okurken beri yandan müzik de dinleyebiliyoruz. Ses kalitesiyle ilgili bir yorum yaparsam aldatıcı olabilir (çok iyi anlamam zira) ama hoparlördense kulaklıkla daha kaliteli ses çıkışı aldığımı söyleyebilirim.

Menüsünden de gördüğünüz gibi Reeder’in internet özelliği de var. Eğer Wi-Fi varsa girebiliyorsunuz. Ama internete girdiğinizde geniş ekran olsun diye yana çeviremiyorsunuz. Yani oryantasyon özelliğini internete koymamışlar, fazla büyük olmayan bir ekran içinse bu dezavantaj oluyor. Çünkü sayfayı okuyabilmek için daha geniş ekran gerekiyor ve cihaz yavaş olduğu için (bu yavaşlığı da e-ink gibi bir teknoloji kullanmasından kaynaklanıyor) kenar çubuğunu kullanmak bir eziyet. Ancak Bianet, Birikim gibi sitelerin yazılarını “yazdır” kısmına bastıktan sonra rahat okuyabiliyorsunuz (bunu da sonradan keşfettim ama her sitenin yazdır seçeneği yok ne yazık ki, bu yüzden çoğunu okuyamıyorsunuz). Ben genel olarak internette okuyacağım makaleleri Openoffice Writer’a yapıştırıp (fontunu da 22 seçerek) pdf olarak dışa aktarıyor ve Reeder’de okuyorum. Böylece internet özelliği biraz havada bir özellik olarak kalıyor diyebiliriz. Belki mail kontrol etmek, internet bankacılığı gibi şeyler için avantajlı olur yine (Mesela bir gün Friendfeed’de yorum yaptım ama işkence gibiydi :)). Ayrıca sık kullanılanlar gibi bir şey yapamıyorsunuz, kendisi hazır halde geliyor. Dolayısıyla bir siteye gitmek istediğinizde her defasında adres çubuğuna yazmanız gerekiyor.

İnternet sayfalarının görüntüsü de şöyle bir şey:

Gelelim Reeder’in desteklediği formatlara. Sitelerinde rtf, pdf, txt, epub destekliyor denmiş ama rtf’lerde hata verdi bende. En güzel görünümse txt ile epub’da oluyor. Çünkü bu formatların reflow özelliği var, yani fontlar ne kadar büyüse veya küçülse de tam ekrana yayılıyor. Pdf’lerde ise fontları büyütmekten ziyade yaklaştırıyorsunuz. Reeder’in ekranı da A4 gibi büyük bir ekran olmadığı için istediğiniz büyüklükte pdf’i okumak çok rahat olmuyor (bunun için sağa sola gitmeniz gerekebiliyor. Lakin pdf’leriniz büyük fontla oluşturulmuşsa rahat okunabiliyor).

İlk epub formatında ve yatay ekranda nasıl göründüğüne bakalım (iki kitabı da İdefix’ten aldım, o yüzden Türkçe karakter problemi yok):

Şimdi de dik ekranda nasıl gözüktüğüne bakalım:

Şimdi de pdf dosyası halinde olan Kapital’e bakalım:

Gördüğünüz gibi pdf’lerde sağa sola ok işaretleri çıkıyor, yani esasında font büyümüyor da yakınlaştırıyoruz. Pdf formatının bir artısı var yalnız, normalde Reeder’in desteklemediği yazı karakterlerini (Arapça gibi) Pdf formatında görüntüleyebiliyoruz. Eğer elinizde farklı dillerde yazılar varsa, bunları büyük font’a çevirip pdf olarak dışarı aktarmak oldukça iyi sonuç veriyor. Mesela Ghassan Khanafani’nin “Rijalün tahteş-şems” isimli kitabından bir öyküyü (Arapça öykü) Reeder’e öyle aktardım ben, sonuç gayet güzel:

Peki eldeki pdf’leri ne yapacağız da epub veya txt formatına çevireceğiz? Bununla ilgili tavsiye edebileceğim iki program var:

1-) Abbyy Fine Reader: Pdf’leri en güzel çeviren program bu. Elinizdeki pdf’leri, doc, html, txt, rtf gibi formatlara dönüştürebiliyorsunuz. Ancak epub’a dönüştürme özelliğinin olmaması bizim için bir dezavantaj. Yine de Reeder txt formatında da okuduğu için dönüştürme işinde tercih ettiğim en mühim program bu.

2-) Calibre: Bu programsa pek çok türdeki dosyayı pek çok türe (epub özellikle) çevirebilen bir program ama pdf çevirisi o kadar da iyi değil. Ben pdf’leri ilk başta Abbyy ile htm veya rtf formatına çevirip sonrasında calibre ile epub’a dönüştürmeyi tercih ediyorum. Calibre ile pdf çevriminin nasıl yapıldığına şuradan bakabilirsiniz.

Sıra geldi Reeder ile iPad karşılaştırmasına. Bildiğiniz gibi iPad’in başka pek çok özelliğinin yanısıra kitap okuma özelliğine de vurgu yapılmıştı ama aslında ekranı Lcd ekran. Pc ekranından çok da farklı olmayan bir ekran kullanmışlar (ama özel bir şey yapmışlar, Lcd’e göre güneşte biraz daha iyi okunabiliyor). Reeder’in özelliği ise ekranı ama açıkçası bunun dışında da iPad’den başka bir üstün özelliği yok. iPad’in işlemcisi çok hızlı, kitap çevirme efektlerini çok hoş yapmışlar, istediğiniz font ayarı, istediğiniz arkaplan rengi gibi bir çok özelliği var ve pc gibi hızlı. Reeder’de ise dokunarak çevirebiliyorsunuz sayfayı ama bu gerçek sayfa çevirme hissi gibi değil. Bir de e-ink teknolojisi yeni olduğu için bariz bir şekilde yavaş, bazen sıkıntı verse de bu durum, çok kitap okuyan biriyseniz değiyor açıkçası. Çünkü özellikle açık havaya çıktığınızda Reeder’in ekranına hayran kalıyorsunuz.

Burada karşılaştırmayı bitirirken özetle şunu diyebilirim, eğer okumaya çok meraklı değilseniz veya Lcd ekran gözlerinizi çok yaşartmıyorsa ve sizin için sorun değilse, ayrıca interaktif bir cihaz arıyorsanız elbette iPad tam size göre, e-kitap okuyucularına bakmayın bile. Ama eğer gözlerinizde Lcd ekran problem oluşturuyorsa ve kitap gibi okunabilecek bir cihaz arıyorsanız iPad bir çok güzelliğine rağmen size hitap etmeyecek demektir.

Yazımı bitirmeden evvel başka e-kitap okuyucularının var olduğunu da belirteyim. Türkiye’de şu anda sadece şu linkteki e-kitap okuyucuları var. Ama Reeder’in bu konudaki artısı Türkçe teknik destek vermeleri. Facebook, twitter sayfalarından devamlı bilgi veriyorlar (pdf’leri epub’a çevirmeyi onlar sayesinde öğrendim), İsterseniz buralardan isterseniz de mail yoluyla kendilerine ulaşabiliyorsunuz (siteleri de şurası).

Dünyada öne çıkan e-kitap okuyucuları ise Kindle Dx, Nook ve Sony. Ayrıca Samsung’un da E6 adında şöyle bir cihaz çıkaracağını belirteyim. Son olarak “ben beklerim, daha ilerlesin bu e-kitap okuyucuları” derseniz Skiff Reader ile Que ProReader‘ı beklemenizi önerebilirim.

Ekleme: Cihazla ilgili videolara şu adresten ulaşabilirsiniz. Ancak açılan sayfadaki ilk videoları izleyin. Zira son sayfalardaki videolar video değil de gifli garip bir şey.

(1) e-ink dediğimiz şey de özel bir teknoloji. Lcd gibi arkadan aydınlatmalı değil, kitaba yakın bir ekran.

(2) Nook da güzel bir cihaz, kılıfları hele daha güzel. Ama Tükiye’de satılmıyor, Türkçe desteği yok ve Türkiye’de satılacağına dair bir bilgi de yok. O yüzden ben beklemedim kendisini :)

38 Yorum »

  • newton said:

    Bu ürüne karşı önyargılıyım çünkü ürünü Çin’den ithal eden adamın sevgilisi sürekli ekşi sözlüğe reklam enrtyleri giriyor. Dahası bir de inkar ediyor viral marketing yaptığını. Ürün iyidir kötüdür bilmiyorum. Kullanmadım ama adamı aptal yerine koymaları beni sinir ediyor.

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    Evet, garip ve başarısız bir ürün pazarlamaları var ama ben bunu tecrübesizliklerine veriyorum. Çünkü teknik destek hususunda iyiler, sorunlarımla hep ilgilendiler. Tanıtım hususunda değindiğim bir yanlış bilgiyi düzelttiler mesela. Ben de büyük bir firma olmadıkları için tecrübesizler diye düşündüm (üstelik yepyeni bir teknolojiyi Türkiye’ye getirdikleri için korkmuş olma ihtimalleri de var).

    Ürünle ilgili ben avantaj ve dezavantajlarını yukarıda yazdım. Tavsiyem, aceleniz yoksa beklemeniz ve başka cihazlarla karşılaştırmanız.

  • newton said:

    İncelemeniz çok güzel olmuş teşekkür ederim. Aklımdaki bir çok soruyu cevapladı. Ürünün ekran parlaklığı tahminimden daha az gözüküyor.

    Bir de şunu merak ediyorum, ürünün wi-fi sertifikası var mı? Çünkü uzakdoğudan ithal edilen bazı ürünlerde dalga değerleri, belirlenenlerden yüksek olduğu için sağlık sorunlarına davetiye çıkartabiliyor.

    Pazarlama politikası için de söyleyebileceğim, girişimci arkadaşlar da entry girerken firma ile alakalarını belirtselerdi eminim ki bu kadar tepki çekmezlerdi. O zaman bu tip bir reklam ayıp karşılanmazdı. Sonuçta iyi bir girişimde akılda soru işareti bırakmaları onlar için kötü oldu.

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    Yararlı olmuşsa ne mutlu bana :)

    wi-fi sertifikası dikkatimi çekmedi, paket de yanımda değil (yazlıktayım). O yüzden sorunuza net cevap veremeyeceğim. Ama laptopumun (toshiba) çektiği yerlerde, laptop’umun çektiği güçte çektiğini söyleyebilirim.

    Son paragrafa da katılıyorum :)

  • furkan said:

    hocam sana sormak istediğim soru, ben mühendisim, okuyacağım dökümanlarda bolca tablo, çizelge, elektronik devre çizimleri, resimler olmakta. bunları görüntülemekte zorluk var mı_?

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    Ekranı siyah beyaz ama genelde net, okunabiliyor. Yalnız ekran çok büyük değil, diyelim pdf’niz a4 boyutunda, çizelgeleri iyi görebilmek için yakınlaştırdığınızda bir kısmını görebilmek için aşağı tuşuna basmanız gerekecektir. Çizelgeyi ekrana sığdırdığınızda ise yeterince yakın olmadığı için okunamayabilir.

    Bimeks, Teknosa gibi mağazalarda satışa sunuldu reeder. Bence micro sd kartınız varsa içine bu dökümanlarınızdan birini atıp bakabilirsiniz mağazada. Çünkü sizin ihtiyacınızı karşılayacak ekranın daha büyük olması gerekir diye düşünüyorum.

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    İsterseniz dökümanlarınızdan birini upload edip linkini buraya yazın. Ben indirip bakayım. Sonra fotoğrafını çekip buraya koyarım?

  • furkan said:

    aynen hocam büyük olmalı, o yuzden kafama kindle dx yatıyor onun ekran çok harika. ben sana link vereyim hocam mesela,

    http://rapidshare.com/files/404577261/documents.rar.html

    bu dosyadaki dokumanlardan elektronik devreli, karmaşık olan sayfalardan koyarsan sevinirim hocam.

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    Denedim, sonuçları yukarıdaki yorumumda dediğim gibi. Fotoğrafları ise sabah çeker yollarım, zira yeterli ışık kaynağım yok şu anda.

  • furkan said:

    tamam hocam saolasın, merakla bekliyorum ;)

  • furkan said:

    abi nasıl bi link verdiysen hiç giremedim, bence “moved to other place” gibisinden bir yazı çıkıyor, ve google.docs falan yazıyor adres çubuğunda..

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    Beklediniz mi biraz, belki google sorunudur? Neyse başka yere yükledim:

    Dökümanlardan birinin boylamasına ekrana sığmış halindeki görüntüsü:

    http://img812.imageshack.us/img812/9572/img7348.jpg

    Bu da aynı dökümanın biraz daha yakınlaştığındaki görüntüsü:

    http://img138.imageshack.us/img138/787/img7349y.jpg


    Bu ikisi de başka dökümanın enlemesindeki hali:

    http://img52.imageshack.us/img52/9849/img7350l.jpg
    http://img819.imageshack.us/img819/4439/img7351b.jpg

  • furkan said:

    şimdi oldu hocam teşekkür ederim, ekranın küçüklüğü haricinde görüntüler beni tatmin etti, çok saol tekrardan ;)

  • hala hula said:

    hacı, reader kulanan kız msn var mı,
    bir şey sorcamda?

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    @furkan: Rica ederim, yardımcı olduysam kâfi :)

    @hala hula: Yok bizde, sapız hep :(

  • Bir Garip Vampir said:

    Keyifli ve ayrıntılı bir inceleme olmuş, emeğine sağlık!

    İlginç ve ilgi çekici bir cihaz Reeder. Yalnız sorun şu ki, metin elbette önemli olsa da, kitabın kendisi daha az önemli görünmüyor gözüme. Onları hacimli hâlleriyle, matbaa izleriyle, kokularıyla seviyorum. Hayranım onlara… Her ne kadar artık el yazmalarımız yoksa da ve çoktandır yeniden üretilebilirlik çağında eski hâlesini yitirmiş olsa da(huzurla yat Benjamin!), geleneksel kitabın hâlâ bir cazibesi var üzerimizde. Modern kitapların her birinin kendine özgü bir biçimi yoksa da, tarihi var hâlâ. Onlara bir geçmiş bahşedebilirsiniz en azından.

    Borges cenneti bir kütüphane olarak tasavvur ediyordu. Benim kişisel ütopyam da, medeniyet denilen canavardan(ki dişlerine protez yaptıralı çok oldu) epeyce uzakta konumlanmış, dört bir duvarı zeminden tavana kadar kitaplarla dolu ahşap raflarla çevrili bir mekândan ibaret olmuştur hep. Öylesi bir mekânda, ayaklarımı uzatabileceğim rahat bir koltukta, arada açık bir pencereden hafif bir esinti eşliğinde içeri giren tabiatın sesleriyle birlikte geçirebilirim bütün ömrümü. Teselliyi, demişti biri, evet, teselliyi, doğmuş olmanın tesellisini arayabilirim orada, ölene dek!

    Dolayısıyla itiraf etmeliyim ki, e-kitabı ürkütücü buluyorum. Bütün kitaplarınızı tırnak büyüklüğünde bir kartın içine hapsetmek, böylece onları dijital eşitliğin sınırında, mekânsız, tarihsiz ve kimliksiz kılmak korkunç geliyor kulağa. Şimdiye kadar kitap hep somut, dokunulabilir bir şeydi ve onunla gözden başka duyularla da iletişim kurmak mümkündü. Şimdiyse öyle bir değişim evresindeyiz ki, kitap salt işlevsel bir “metin”e dönüşüyor; gelgeç bir şeye… Evet, bu gerçekten başka bir dünyanın öyküsü ve onun eşiğinde duran bizler, onunla kaçınılmaz şekilde yüzleşmek zorundayız. Yazgı bu; değil mi ki, bizim tarihimiz arada kalmışlığın tarihidir, postmodern melezliğin çocuklarıyız biz! İşte, burada yüzlerce kanlı canlı kitabın karşısında oturmuş olan ben, bu satırları dijital bir ortama ‘yazmak’ zorunda kalıyorum.

    Her neyse, yine de Reeder ve benzer cihazların seyahat ederken çok konforlu oldukları açık. Sırf bunun için almayı düşünebilirim.

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    Teşekkür ederim :)

    Kitap konusundaki düşüncelerinize katılıyorum. Kitap okumaktan farklı bir deneyim söz konusu ama bu deneyim de internet kullanıcısı için çok yabancı değil, hatta internette okuyacağı makaleleri daha keyifli hale getirebilecek bir şey. Ben cihazı almadan evvel kitap okumaktan çok bilgisiyarda haberler, makaleler okuduğumu ve bu makaleler uzadığında gözlerimin yorulmasından dolayı bıkkınlık içerisinde olduğumu farkettim. Dolayısıyla e-kitap okuyucularını tam bir kitap gibi düşünmekten ziyade, kitapla-bilgisayarı birleştirecek bir şey olarak görmek ürkmeyi aşabilir (mesela sizin son yazınızı reeder ile okumuştum, bilgisayar başında okuduklarımdan daha çok sardı). Ben bunu tamamen kitaptan vazgeçiş olarak da görmüyorum, mesela Çınarcık’a gelirken yanımda bir kaç kitap da getirdim (böylece kitaplarıma sırtımı çevirmemiş olduğumu gösteriyorum kendimce).

    Burada değineceğim iki şeyden birincisi benim açımdan kitaplarımı özellikle de dergileri koyacak yer sıkıntısı çekmem. Kocaman bir dairem olsa ve dediğiniz gibi baştan sona kütüphanem olsa en güzeli elbette ama imkanım yok ne yazık ki. Hadi kitaplar düzenli duruyor ama bir de aylık olarak gittikçe çığır gibi büyüyen dergi olayı var ki bu yer sıkıntısından dolayı e-dergi olsunlar diye gittikçe daha da fazla istek duyuyorum.

    Değineceğim ikinci şeyse sizin de dediğiniz gibi seyahat ve mesela yazlık olayı. Eğer merkeze uzak bir bölgede geçirecekseniz yazınızı, kitap ve dergi bulmak iyice zorlaşıyor. Oysa kartınızla internetten hemen indirip okuyabilmek kolaylığı cidden cezbedici oluyor.

    Hülasa e-kitap okuyucuların en büyük eksiği kitap olmamaları, en büyük artıları ise pratiklikleri diye özetleyebilirim düşüncelerimi.

  • Bir Garip Vampir said:

    Bugün elbette elektronik metinleri bir alternatif olarak kullanabiliriz ve hep böyle devam etseydi, ürkütücü bir yanı da olmayabilirdi, ama ya yarın…? Geleneksel kitabın adam akıllı bir nostaljiye dönüşmesi için ne kadar zamanımız kaldı acaba? Zamanı geldiğinde hüzünlü bir ölüm olacak bu!

    Kaldı ki, burada değişim sadece araçsal değil, okuma eylemi de değişiyor, çünkü o da biçimden bağımsız değil. Bu ilişkinin tarihsel bir seyri var ve biliyoruz ki, bir metnin aktarım yolları ve alımlanış biçimleri o metnin kullanım biçimleri üzerinde etkin bir rol oynamakta. Hülâsa, burada sorun sadece metnin sunumunun farklılaşması olarak görülürse hata edilir.

    Şahsen bu sürece daha çok ağıt yakmaya meyilli olsam da, dikkat çektiğiniz avantajların elbette farkındayım. Zaten o avantajlar olmasa, bu cihazlar pek gün yüzü göremezdi. Haklısınız, özellikle uzunca metinleri bilgisayardan okumak yerine, elektronik kitap okuyucuları tercih edilebilir rahatlıkla, ki gözlük kullanan biri için bilgisayar ekranından okumak fazladan bir sorun oluşturuyor. Kitap ve dergilerinizi koyacak yer bulamamak da önemli bir sorun ve hiç şüphe yok ki bu tür cihazlar yer sıkıntısına büyük bir deva olacaklardır.

    Evet, deva ve zehir! Peki ya sonrası, daha ileride ne bekliyor bizi? Bilgiye ulaşmada aracı olan duyuları göz de dâhil tamamen ortadan kaldırmayı başarmak muhtemelen. Bu bağlamda Stanislaw Lem’in komik bir hikâyesini hatırlıyorum. Bütün bilgilerin hap hâlinde alındığı bir gelecek tasavvuruyla dalgasını geçiyordu o metinde. Yani belki sindirim sistemi yoluyla olmayacak bu iş, ama nörobiyoloji ve sibernetiğin başka imkânları elimizin altında olacaklar muhakkak.

    Ve öykü sürüp gidecek…

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    Haklısınız şimdinin avantajlarını söylerken sonrasında ne olacağını atlamışım.

    Yine de dediniz ya zehir ve deva diye, belki bu cihazların yaygınlaşması popüler kitapların basımını durdurur ve daha iyi içerikli, kapaklı kitaplar basılır sadece. Yine de fazla iyimser oluyor bu temenni :)

    Öte yandan bilginin hapla sunulması şöyle işime yarardı: Çeşitli dilleri öğretecek hapları yutardım ve o dillerdeki güzel eserleri çeviri zulmüne katlanmadan okuyabilme bahtiyarlığına erişebilirdim. Düşünceme göre gittikçe pratiklik uğruna zevkimizden ödün veriyor olsak da, zevkine düşkün kişiler bunu aşabilmenin bir yolunu da buluyor. İleride bilgileri hemen kavrayacak seviyeye yetişsek de, hızlılığın ortasında durup düşünen insanlar olacaktır.

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    İngilizce-ingilizce sözlüğü vardı, şimdi güncelleme ile ingilizce-türkçe sözlüğü oldu. Kelimenin üzerine tıkladığımızda otomatik çeviriyor :)

  • Mehmet Hayri Zan said:

    Ayrıntılı analiz için çok teşekkürler. Ben iki aydır i-pad kullanıyorum metin okumak için ve ne kadar memnun olduğumu anlatamam. Özellikle latin alfabesi olmayan pdf metinlerinde çok rahatlattı beni. Üstüne yığınla ek programla beraber çalışabiliyorum. Başta pahalı oyuncak aldım sanmıştım, hiç de öyle değilmiş.

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    Rica ederim :)

    Evet, ipad cidden çok farklı bir cihaz, hoşuma gitti benim de. Abim eve geldiğinde uğraşıyorum onunkiyle :)

  • MH said:

    üstad pdf lerde de ekrana sığdırabiliyorsun menüden okuma modunu en sağdaki şıkka getirince oluyor ama bende kitabın nasıl cihaz yatay pozisyona getirildiğinde yatay şekilde ekranda görüldüğünü çıkartamadım???

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    Ekrana sığdırdığımızda pdf’deki font yeterince büyük değilse çok ufak gözüküyor, dolayısıyla ekrana sığdırması zor. Ancak yeni bir güncelleme ile pdf’leri de txt ve epub gibi yaptılar (reflow özelliği koydular), yine de bu sorunlu biraz. Mesela tablolu pdf’lerde reflow özelliği kendinden geçiyor ve karışıyor.

    Reeder’i ayarlar kısmından ister otomatik oryantasyonu seçerek yan yatırdığınızda yatay okursunuz, isterseniz de kendiniz hangi halde okuyacağını (yine ayarlar kısmından) belirleyebilirsiniz.

  • MH said:

    Teşekkür ederim evet oryantasyon kısmından oldu.
    Ama benim demek istediğim pdf lerdede dediğim ayarı yapınca yakınlaştır tuşundan kitabı ekrana sığdırıyor yani paragrafı ve genişliği ona göre ayarlıyor ve yazıda hiçbir bozulma olmuyor.. Gerçi ben cihazı bu gün aldım ve belki software ı yenidir(?) artı yüklediğim kitapta bir sürü resim ve farklı türden karakter var ve hepsini gösteriyor…

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    O zaman benim baktığım pdf’lerin tablolu hallerinde çalışmadı diyeyim reflow özelliği. Eğer genel olarak çalışıyorsa daha iyi :)

  • MH said:

    Yanlız şimdi kapitali yükledimde; o pdf de benim dediğim modda nedense yazıları göstermiyor- çok sinir bozucu oldu bu ve diğer 2 modda çalışıyor ama onda da malum oklar çıkıyor :/ demekki pdf den pdf ye değişiyor (mu ?)

    Bir de sana bazı sorularım var:

    1) Internette gezerken ekran çok titriyor yani gidip geliyor bu sende de oluyor mu? ve cihaz sanki biraz yavaş gibi (bu şarjın azlığından kaynaklanıyor oabilir mi yoksa hep mi öyle ya da bendeki mi öyle acaba??)

    2) Aldığım yerde cihazın içindeki pil bitince 14 saat şarj edeceksin dediler, yanlız kitapta ilk şarjı 8 saat yapın diyor.. USP den şarj etmeyi düşünüyorum bu süreler hakkında bir önerin var mıdır acaba?

    3) upgrade ini illa e-mail aracılığı ile mi yapmamız gerekiyor netten direk indiremiyor muyuz?

    Biraz uzun oldu ama şimdiden teşekkürler :)

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    Evet, Kapital bende de sorunluydu, dediğim gibi pdf’sine göre değiiyor reflow özelliği.

    1- Evet bende de oluyor, bunun sebebi e-ink ekran olması, hem yavaşlığının hem de titrer gibi halinin. Yoksa şarjı az diye değil, cihaz ekranından (veya işlemcisi de olabilir) mütevellit yavaş.

    2- Ben 8 saat yaptım ilk şarjımı, sonrakilerde batarya dolu diyince çıkarıyorum.

    3- Upgrade’leri facebook sayfalarından paylaşıyorlar hep, dolayısıyla netten direkt indirebiliyoruz.

    Rica ederim :)

  • MH said:

    Çok çok teşekkürler ki aslında yazında sorduğum sorulardan bazılarının cevabı varmış.. Yazını 2-3 önce okumuştum şimdi de cihazı alınca gaz bi şekilde atılıp unuttuğum yerlerden sormuşum – kusura bakma :)

    Bu arada kapitale bilgisayardan baktım da o pdf için şöyle yazıyor: ” Bu belgede açık veya değiştirilmiş şifre var. Bu belgeyi düzenleyemezsiniz.” Anlattığım modda-şekilde yazıların gözükmemesinin sebebi bu olabilir sanırım..

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    Olsun ne olacak :)

    Evet korumalı olduğu için de olabilir. Bir kaç deney daha yapmak lazım :)

  • Uygar Saral said:

    Merhaba,

    Yazınızı ve yorumlarınızı şimdi gördüm; ellerinize sağlık çok güzel olmuş, çok teşekkürler.

    Hatta şimdiye kadar gördüğümün en iyisi, bana bir kez daha internetin herhangi reklamı yeneceğini ispat etti; iyi olanın tespit edileceği ortamı yaratıyor gerçekten.

    reeder başarılı bir ürün, başarısını da gün geçtikçe satışlarıyla ispatlıyor, arkasında sizin gibi bilgiyi ve tecrübeyi bu kadar içtenlikle ve doğru bir şekilde paylaşanların olduğunu bilmek beni ayrıca memnun etti.

    Tekrar teşekkürler.

  • Zeynep Çelebi said:

    Bir hafta içerisinde sipariş verip bir tane edinmek istiyorum. Ancak birkaç sorum olucaktı. Bende bazı audiobook’lar mevcut Mp3 formatında ve Reeder’ı seçmek istememin nedeni de bu özelliğinin bulunması ve desteklemesi. Sormak istediğim şey ise bunlar açık olduğu taktirde diğer özelliklerinin rahatlıkla kullanılıp kullanılamadığı, otomatik geçişin var olup olmadığıdır. Diğer bir sorum ise sarj durumuyla ilgili. İnternette ürün yorumları ile ilgili bazı noktalar gözüme çarptı. Çoğu kullanıcı sarj durumundan memnun görünse de tek tük bazı kullanıcılar sarjın 3 günden fazla dayanamadığından yakınıyor. Siz ne sıklıkla kullanıp ne sıklıkla sarj değiştiriyorsunuz? Ve son olarak da bu ürünün sizi en çok hayal kırıklığına uğrattığı nokta nedir?

    İlginiz için şimdiden teşekkürler.

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    Müzik dinlenirken diğer tüm özellikler de kullanılabiliyor. Ancak menü tuşları arasında müziği durduracak bir tuş yok benim bildiğim kadarıyla (sesi kısacak bir tuş var). Yani kitap okurken müziği (veya audio book’u) kapatmak istediğinizde menüden müzik kısmına girmeniz gerekiyor tekrardan. Ayrıca normalde kitap okurkenki pilinize oranla daha çabuk biter piliniz.

    Eğer Reeder’i internetiyle berabar epey kullanırsanız bir günde de bitirirsiniz. Ancak sadece kitap okursanız 3-4 gün yeter sanırım. Yani günde kullandığınız miktara göre değişir durum. 3 günden fazla dayanmayan reeder aktif olarak kullanılıyordur.

    Beni en çok hayal kırıklığına uğrattığı şey, internet sayfalarının zor okunması oldu. Tıpkı epub kitaplar gibi tam sayfaya sığdırarak istediğim boyutta yazıları görüntüleyebilmek ve yine kitaplarda olduğu gibi genişlemesine okuyabilmek isterdim. Ama Reeder’in internetinde bu özellikler yok (yine de bazı siteler yazıları ekrana sığdırarak daha büyük okunmasına izin veriyor ama sayıları az maalesef).

  • Mustafa Ergün said:

    Ben güncellemeyi yapmama rağmen İngilizce-İngilizce sözlük çıkıyor. O da başta etimolojik kökler verdiği için anlamı bulmak zor oluyor. İngilizce-Türkçe sözlük nasıl ayarlanacak?
    Bir anlatan olursa sevinirim.

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    Yanlış güncellemeyi, yanlış şekilde yapmış olmayın?

    Güncelleme şu: http://www.reeder.com.tr/0714.rar

  • Zeynep Çelebi said:

    PDF dosyalarını ekrana tam sığdırmak için, hazırlarken hangi boyutları kullanmalıyım?

  • Ayna-i Marzi (author) said:

    A5 olur sanırım, tam denemedim ama cihazın büyüklüğü o civarda.

  • Yılmaz Özpolat said:

    Reeder’ın, konusunda başarılı bir öncü ürün olduğunu düşünüyorum. En büyük handikapı normal pdf’leri uygun şekilde gösteremeyişidir diye düşünüyorum. Umarım bunu halledebilirler ileride.
    Hobi yatkınlığı olan arkadaşlara aşağıdaki linkte resimlerini verdiğim okuma ışığını (3M stripe led) yapmalarını öneririm. Gece yatarken okumak keyifli oluyor.
    http://www.box.net/shared/n5li1t709o

Yorumunuz?

Aşağıdaki etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>