Mark Twain’den bir alıntı.
Bir cumhuriyette ülke kimdir ? O an için dizginleri elinde tutan hükümet midir? Hayır. Çünkü hükümet, sadece geçici bir uşaktır; Neyin doğru neyin yanlış olduğuna ve kimin vatansever olup olmadığına karar vermek onun yetkisinde değildir. Hükümetin yükümlülüğü, kurallara itaat etmektir; kural yaratmak değil.
Bir monarşide, kral ve ailesi ülkedir. Bir cumhuriyette ise ülke insanların ortak sesidir. Her biriniz, kendi adınıza, kendi başınıza ve kendi sorumluluklarınız dahilinde konuşmak zorundasınızdır. Bu, kutsal ve ağır bir sorumluluktur. Ve papazların, basının, hükümetin yada politikacıların konuşmalarıyla kolayca bir köşeye fırlatılıp atılamaz. Herkes neyin doğru neyin yanlış olduğuna; hangi yolun vatanseverlikten geçip hangisinin geçmediğine kendisi karar vermek zorundadır. Bunlardan kaçıp, bir adam olamazsınız. Buna, inançlarına aykırı bir şekilde karar vermek, kesin ve affedilmez bir hain olmak demektir. Hem kendinize hem de ülkenize karşı… Bırakın insanlar sizi istedikleri gibi damgalasınlar. Bütün ulusta sadece siz bir yöne gitmeye karar veriyorsanız ve kendi haklı inançlarınız doğrultusunda bu yön doğruysa; kendinizin ve ülkenizin adına üzerinize düşen görevi yerine getirdiniz demektir. Başınızı dik tutun. Utanmanız gereken hiçbirşey yok. Basın ne derse desin, politikacılar ve ayak takımı ne derse desin. İsterse tüm ülke, aslında yanlış bir şeyin doğru olduğuna karar versin. Bu ulus herşeyin üzerinde olan olan bir ilkeye dayanarak kurulmuştur; olasılıkları ve sonuçları ne olursa olsun, inandığımız şeyleri savunmamız gerekliliği. Eğer ayak takımı ve basın ve tüm dünya sana çekilmeni söylerse senin görevin; doğruluk nehrinin yanında bir ağaç gibi kök salıp, tüm dünyaya şunu söylemektir;
“Hayır asıl sen çekil.”
~ Mark Twain.



Yorumunuz?