Çalışmalar »
İblisler Efendisi #1 için
“Dordios, Dordios, Dordios.” diye bağırdı büyücü. Mağaradaki devasa duvar bir anda yarıldı ve bir labirent belirdi. Büyücü asasını kaldırdı ve aynı sözleri üç kez daha haykırdı yüksek bir sesle. Labirentin yukarısında hareketlilik oldu ve milyonlarca küçük yaratık üst üste gelerek büyücüye bir yol oluşturdular. Yolu takip ederek labirentin sonuna doğru gitti. İçerisi çok karanlıktı, labirentte ve mağarada bulunan sönmeyen alevler burada yoktu. Büyücü asasını yere vurdu ve asanın ucu göz yakıcı bir parlaklıkta parıldamaya başladı. Düzgün yolda dümdüz ilerledi. İlerlerken bir yandan göz ucuyla kenardaki iskeletlere bakıyordu. …
Yazının devamı...»Çalışmalar »
Çöl, kuru havası ve sapsarı görünümüyle insanı delirtmeye yetecek garip bir güzelliğe sahipti. O sarı görüntünün üzerinde bir insan belirdi. Saniyeler sonra o insan, dizlerinin üzerine çöktü ve yere yığıldı.
“Sultan buna çok sevinecek. Gözlerini açıyor, sakin olun şokta olabilir.” dedi doktor gülerek.
“Ne-Neredeyim ben ?”
“Fas’tasın, Sultan Kahremun’un şehrindesin.” dedi doktor tebessümle. Velean’ın çevresine insanlar toplanmış, hepsi büyük bir merakla Velean’ın neler diyeceğini merak ediyorlardı.
“Şans eseri kafilemiz geçerken sana rastladı ve bayıldığın yerden aldık. Neyse ki sana bir şey olmadı. Şimdi iyisin değil mi?” dedi doktor bir onay bekleyerek.
“Evet iyiyim sağol. Bu …
Çalışmalar »
Korsanların yazıtlarında söylendiğine göre ileriden dönmesi gerekiyordu. Korsanlara inanmazdı hayatı boyunca, ancak arkasındaki iki orktan kurtulmak için başka bir şansı yoktu. Hayatı boyunca inanmadığı bir şey, hayatını kurtarabilirdi. Yazıtlar elfçeydi, Elf Diyarları’nda konakladığı zamanlarda biraz öğrenmişti ancak hala uzmanlaşamamıştı bu dilde.
Peşine neden iki Ork’un takıldığına gelince; Ork’ların ikâmet ettiği yerden geçerken Orklar tarafından yolu kesilip bir takım sorulara maruz bırakılmıştı. Ancak kafasından kukuletasını çıkardığı an Orklar onu bir büyücü sanıp hemen kovalamaya başlamışlardı.
Yol git gide daha da karmaşıklaşıyordu, Orkların Elfçe’de acemi olduklarını bilse, burada gitmelerini bekleyebilirdi ancak Orkların çoğu …
Mecelle-i Fürahnek »
Christy Brown’ın Anısına.
Komidinime takıldı gözüm 2 gün önce. Tam 20 tane yarım kalmış kitap. Genelde başladığı işi bitiren biriyimdir ama zamanı düzenli kullanma yetisini kaybettiğim zamanlarda böyle sorunlarla karşılaşabiliyorum.
O 20 yarım kalmış kitabı görünce afalladım,”ne ara bunlar buraya birikti?” diye sordum kendime. Daha sonra okumaya devam etmek için iyi bir fırsat diyerek elimi en aşağıdaki kitaba uzattım, kitabın adı “Sol Ayağım”dı.
Kitabın yazarı Ünlü İrlandalı yazar Christy Brown. Yazdığı bu kitap ise onun hayatının hemen hemen 20 yılını anlatan otobiyografisi.
Öncelikle biraz Christy Brown’dan bahsedeyim. 13 çocuklu bir aile ile büyümüştür kendisi. …
Çalışmalar »
Şimdi evdeyim, doğanın ihtişamından uzak odamın köşesine çekilmişim, kitap okuyorum. Ay’ın kenarı gözüme çarpıyor. Dışarı, Ay’a doğru elimi uzatıyorum, ama elimin cama değdiğinde çıkarttığı tık sesiyle kendime geliyorum. Camın soğuğu hoşuma gidiyor. Bir kez daha yapıyorum bunu. Yine bir tık sesi. Defalarca tekrarlıyorum ama bir süre sonra bırakıyorum, aşırı düzen ve şehir yaşamının getirdiği şeylerden mi bilmiyorum, bir şey bana bunu daha fazla yapmamam gerektiğini söylüyor. Ay’a takılıyor gözüm yine, ona ulaşmak istiyorum. Camı açıyorum, karşısı boş olan 14 katlı bir bina. Burnuma is kokusu geliyor, aldırmamaya çalışıyorum. Ellerim ileri …
Yazının devamı...»