Yeraltı »
Komedi, müzik gibi evrensel mi sizce? Çocukluğumdan bu “kazık kadar adam” halime gelene kadar güldüğüm şeylere bakıyorum ve kendi adıma cevap veriyorum; evet. Tabii bu cevabımın altında çoğumuzun olduğu gibi hayatım boyunca Amerikan ve İngiliz kültürüne maruz kalmamın etkisi elbette büyüktür. Üniversitede de aynı kültürü ve edebiyatı okuyunca benim için daha da kolaylaştı tabii bu cevabı vermek. Ama boşverin bu sosyo kültürel incelemeyi, biz eğlencemize bakalım. Cnbc-e’den bileniniz vardır belki The Daily Show with Jon Stewart’ı. Haftanın dört günü, Amerika’da ve dünyanın genelinde olan olayların, genelde politik olaylar, …
Yazının devamı...»Oyun Araştırmaları »
Ama bu Dün’dü!
Çok uzun süredir oyun oynuyorum. Her oyundan, tıpkı her okuduğum kitaptan olduğu gibi, kendime katacak bir şeyler buldum. Tassaddar kendini feda ettiğinde gezegeni için, Prens tüm yaptıklarını sevdiğini kurtarmak için geri aldığında, daha bir çok karakterde, hep kendime katacak bir şeyler buldum. Belki de bu nedenle oyunlar hep önemli oldu benim için. Tabii tüm bu büyük yapımların dışında geçen günlerde bir oyun oynadım ki(oyungezer’in dvd’sinde verilmişti bağlantısı), küçük basit bir şey, nasıl anlamlı, güzel olabilirmiş bir kez daha anladım. Buyrun isterseniz siz de oynayın ilk önce. Oynamak istemeyen …
Mecelle-i Fürahnek »
Çok hayal ettiğiniz bir şeyin gerçek olmasının size hissettirdiklerini nasıl yazıya dökersiniz?
Düşünüyorum. Altından kalkmak hakikaten zor. Öyle ki Facebook iletime de bir şeyler yazayım teşhir edeyim bu hislerimi dedim ama orada da tutuldum kaldım. Orada yaptığım gibi buraya da sadece “RAMMSTEIN!” yazıp geçmek istemiyorum. Ama az sonra yazacaklarımı okumak istemezseniz bu kelime size yeterli olacaktır diye düşünüyorum.
İhtiyatla bekledik. Live aus Berlin’i izlediğimiz günden beri benim gibi Rammstein’ı seven dinleyicilerin en çok istedikleri şeylerden biriydi onları canlı görebilmek. Sonunda rüya gerçek oldu. Efsaneyi canlı izleme ve dinleme fırsatı bulduk. Ödüllendirildik ama …
Çalışmalar »
“Kendimi şanslı mı hissetmem gerekiyor? Peki bu kalpten kalbe göre değişmez miydi? Kimisi bu işin tadını çıkarırken, ben neden üzülüyordum?” gibi sorulara cevap arıyordu ağır ağır merdivenleri inerken. Apartmanın loş ışığı gibiydi artık zihni ve yüreği. Aklının ve kalbinin düğmesine durmadan basmak gerekiyordu. Ancak bu şekilde loş da olsa bir ışıkta yol alabiliyordu. Bazen ise hazırlıksız yakalanıyor, el yordamıyla duvarda bulmaya çalışıyordu o düğmeyi. Bir mesai saati daha bitmiş, hafif de olsa bir rahatlamayla evine doğru yol almaya başladı, gece de olsa aydınlık İstiklal’de. “Benden başka hangi salak bu saate …
Yazının devamı...»Mecelle-i Fürahnek »
Ateş Var Mı?
Kurban’ı hala “Yalan dostum aşk diye bir şey yok” dizesi veya Sarı Çizmeli Mehmet Ağa ile mi tanıyorsunuz? O zaman lütfen bu yazıyı terk edin. Bu yazı size Kurban’ı tanıtmayacak. Bu yazı Kurban’ı zaten bilenlere, yeni çıkan SAHİP albümünü anlatmak/yorumlamak için, Deniz’in deyimiyle Kurban’ı “okur” gibi dinleyenlere yazılmaktadır. Taraflı bir yazıdır. Şayet inatla okumak istiyorsanız en azından tavsiyeme kulak verin; ilk albümü ve İnsanlar albümünü her yönüyle okuyun önce.
Uzun bir bekleyiş oldu. Gerçekten uzun. Öyle ki albüm kayıtları tamamlandıktan neredeyse bir sene sonra piyasaya çıkabildi. Sabırlar …
