Anasayfa » Arşiv

Mecelle-i Fürahnek »

[26 Mar 2010 | Yazan: | 1 Yorum]

Bazı şeyleri anlatırken teferruatına girmek zorunda kalırsınız. Mevzubahis konunun açıklık derecesine, karşıdakinin konuya aşinalığına göre değişir teferruatın derinliği. Aktarmak istediğiniz materyâlin anlaşılması için o konu ile ilgili ek bilgiler, resimler, örneklere başvurmanız gerekebilir. Konuyu daha anlaşılır kılmak, onu karşı tarafa daha fazla hissettirebilmek için benzer yöntemlere başvurmanız gerekir bazen. Örneğin; hayatında hiç görmemiş birine, bir Van Gogh tablosunu anlatmak nasıl mümkün olabilir ki? O renkleri, o soyutluğu görmeden bir insan nasıl hissedebilir ki o materyâli, onun nasıl olduğunu, ne hissettirdiğini? Gözler ile algılanacak, hissedilebilecek bir şeyi, kulaklara hitap edebilecek şekilde …

Yazının devamı...»

Mecelle-i Fürahnek »

[19 Şub 2010 | Yazan: | Yorum Yapılmamış]
Balmorhea – Constellations

Duyular insanoğlunun kendisi ile yeryüzüne getirdiği, çevresini algılamada kullandığı, hayat çizgisini belirlediği fizyolojik ve biyolojik harmonin eseri. Bu siyah ve beyazın ortasındaki küreye adım attığından beri, ilk amacı hayatta kalmak olan bu türün yıllar geçtikçe duyularını başka şeyler için de kullanılabildiğini öğrenmiş olacak ki günümüzde “sanat” diye tabir ettiğimiz, mevzubahis duyulara hitap eden bir olgu çıkmış ortaya. Bu kompleks yaşam formu, duyularıyla ilk önceleri çevresindeki görüntüleri, sesleri örnek alarak, müteakibinde içten gelen, ruhanî ve göreceli olarak kompleks olan, ilhâm denilen düşünce-sezgi karışımı faktörü çevresinden örnek aldığı görüntü ve seslere eklemleyerek …

Yazının devamı...»

Mecelle-i Fürahnek »

[26 Kas 2009 | Yazan: | Yorum Yapılmamış]
A Backward Glance On a Travel Road

Bazen sanal platformda öyle şeylere denk geliyoruz ki, insanın gözleri başka görmeye başlıyor, kulakları başka duymaya. 0 ve 1′lerden ibaret olan bu ekrana bakarken, o sesleri dinlerken onların muhteviyatı içinde kendimizi kaybediyoruz. Mevzu bahis 0 ve 1′ler kulaklarımızdan, gözlerimizden, beynimize doğru anlam bulmak için yarışırken gayet sembolik anlamsız kod parçaları duygularımıza hitap eder bir hale gelebiliyor. Kulaklığınızı takıp, dünyanın diğer bir ucunda yazılmış notaları, çalınmış enstrümanları dinlemek artık garip gelmiyor. Bilhassa, bu gariplik duygusunun aşılması ile asıl mevzu bahis olaya dikkat ediliyor, asıl olayın özüne dikkat edilmeye başlanıyor.
İşte tanıtacağım albüm …

Yazının devamı...»