Mecelle-i Fürahnek »
Antarktika kıtası pek çok kişi tarafından pek çok farklı şekilde tarif edilmiştir kuşkusuz. Kıtayı görmemiş, varlığını kanıtlayamayacak antik çağ bilginlerinin bile fikir olarak, kuzeydeki kıtaları dengeleyecek bir diyar olarak var olması gerektiğini düşündükleri Antarktika, daha sonraları Piri Reis’in haritası gibi haritalarda da kendine yer bulmuş, nihayet 19.yy kaşiflerince ilk defa somut olarak görülüp insanoğlunun erişebileceği bir yer durumuna gelmiş. Kuzeydeki kıtaları dengeleyen bu zıt gerçeklikle ilişkimiz o zamanlar üzerine birkaç bayrak dikmenin ötesine gitmemişse de arada geçen zamanda ne gibi değişimler yaşanmışsa artık, bugün bilimkurgu edebiyatının özündeki ruha yakın bir …
Yazının devamı...»Mecelle-i Fürahnek »
Düşünce tarihi denildiğinde buradaki tarih kelimesi ağır basıp, bize herhangi yeni bir şey sunabilecek olmadığı düşünüldüğünden midir nedir, özellikle kitap formatında fazla ilgi gören bir konu olduğunu söylemek pek kolay değil. Dolayısıyla bu kitabı da bu kategoriye soktuğumuzda fazla heyecan yaratmamasını, özellikle Orhan Pamuk’un Yeni Hayat’ta “Bir gün bir kitap okudum ve hayatım değişti.” ifadesiyle aktardığı deneyimin günümüz okurunca çokça talep ediliyor oluşu da dikkate alınırsa doğal karşılamak lazım. Ancak bu küçük ilgi engeli aşıldığında, hayatınızı değiştirecek olmasa da size pek çok değerlendirmeniz hakkında sorular sorduracak, belki bazı şeyler hakkında …
Yazının devamı...»Mecelle-i Fürahnek »
~montezaus
Mikhail Baryshnikov ve Gregory Hines… Bu filmi izleyene kadar isimlerini duymadığım; tanımış, daha önce bir yerde görüp izlemiş olsam bile şu anki kadar taktir edip etmeyeceğimi bilemediğim iki dansçı, iki müzik dehası. Ama bir araya gelip öyle bir film yapmış, öyle kareografiler kurgulamış, balenin ve step dansının öyle güzel örneklerini ortaya çıkartıp, dansın müzikal ve artistik potansiyelini yansıtmak adına öylesine güzel işler yapmışlar ki; dansla, baleyle uzaktan yakından alakası olmayan ben bile zamanında televizyonda bir sahnesine denk gelmemle, gayet alakasız bir yerde bulunmama ve benim için uygunsuz bir zaman olmasına …
Yazının devamı...»Mecelle-i Fürahnek »
~montezaus
Sezar’ı tanımayanınız yoktur herhalde. Çocukluğumuzdan beri ismini çeşitli yerlerde, defalarca duymuşuzdur. İlk olarak çizgi romanlar vesile oldu herhalde ismini duymama. Galya köyü sakinleri her ne kadar bol bol iksir içmiş, Sezar’ın ordusunu kütede kütede dövmüş olsalar da bugün ne iksirleri, ne kendileri, ne de gelenekleri, görenekleri, kültürleri kaldı kendilerinden geriye. Yedikleri onca dayak bile akıllarını başlarına getiremeyen Sezar’ın ordusu, ve devamında da Sezar’ın çocukları, torunları, ondan sonra gelenler, hem köylülerimizi, hem de kültürlerini tarih sahnesinden sildiler. Kendileri gibi değerleri, (sözlü tabii) edebiyatları, yasaları, kuralları, bilgileri, gelenekleri de sağ kalamadı.
Yine de …
Mecelle-i Fürahnek »
~montezaus
Az buz değil, tam on sene geçmiş Replikas kurulalı. O zamandan beri köprünün altından çok sular aktı şüphesiz. Onlarla ilk tanıştığımız zamanlara kıyasla bugün artık karşımızdaki bambaşka bir Replikas ise de bunca zaman boyunca müziklerini seven insanların gözünde hala aynı yeri koruyabilmeyi başardılar bir şekilde. Bunda müziğe bizim olduğumuz yerden bakıp müziklerinde ve düşüncelerindeki ifadeleri, yeri geldiğinde de yaptıkları değişiklikleri doğrudan bize sunuyor olmaları ve bütün bunları da en başından beri sahip oldukları kendi müziklerini oluşturma iddiasını koruyarak yapmaları büyük rol oynuyor sanırım. Bugün, belki olgunluk albümleri denilebilecek dördüncü albümleri …
Yazının devamı...»