Kişilik Testleri
Can sıkıntısından Lathondra‘nın e-posta ile yolladığı kişilik testlerine bir bakayım dedim.
Bakalım sonuçlar nelermiş?
Başkaları benim hakkımda ne düşünüyormuş:
Kibirli
Başkaları sizi dikkatle başedilmesi gereken biri gibi görüyorlar, dışarıdan ben merkezci, kibirli ve baskın karakterli olarak algılanıyorsunuz. Onlar, size özenip sizin gibi olmak isteyebilirler ama asla size güvenmezler ve sizinle ilişkiye girmekten kaçınırlar. Ama özgüveniniz o kadar yüksektir ki başkalarının dediklerine pek kulak asmassınız.
Flört eder miymişim:
Utangaç
Siz bu flört konularında biraz daha geride durmayı ve emin adımlarla ilerlemeyi seviyorsunuz. Karşınızdakinin hislerinden emin olmadan bir hamle yapmak sizi ürkütüyor. Bu yapınız sayesinde birçok insanın gözünde olgun duruşu olan biri olarak yer ediyorsunuz ama iş aşka gelince onlar da sizin bu mesafeli duruşunuz yüzünden size yaklaşmakta zorlanıyor. Bu tip çekingen tavırlarınız karşınızdaki kişide “benden hoşlanmıyor” düşüncesine sebep veriyor. Hislerinizi biraz daha net ortaya koymak hata bazen karşı tarafa ne hissettiğinizi söylemek çoğu zaman işinizi kolayaştırabilir. İçinizden geldiği gibi davranmak her zaman daha kolaydır, var olan bir hissi saklamak ise zor ve zahmetli bir çaba gerektirir.
Kimlere aşık olurmuşum:
Kurtarıcı
Sizin doğal mesleğiniz kurtarıcılık. Bu nedenle çoğu zaman, kişisel veya aile hayatında problemleri olan insanlara aşık oluyorsunuz. “Beni hep sorunlu kişiler bulur” sizin çokça sarfettiğiniz bir cümle. Bu durumdan çok yakındığınız zamanlar oluyor fakat aksi sizin için düşünülemez. Eğer bir kişinin hiç problemi yoksa, hayatını huzur içinde yaşamayı seçmiş ve başarmış biri ise size çekici gelmeyecektir. Çünkü o kişide düzeltilmesi gereken bir yön yoktur ve bu sizin asli görevinizi yerine getiremeyecek olduğunuzu gösterir. Siz aşık olmak için; problem çözücü, onarıcı, tamir edici ve kurtarıcı vasıflarınızı kullanabileceğiniz ilişkiler ararsınız. Bu yüzden daha ziyade sorunlu olan kişiler size çekici gelir.
Ne kadar ıssızmışım:
Melankolik Issız
Hangi ortamda olursanız olun siz kendi kendinize bir melankoli yaratmayı başarıyorsunuz. Siz bu buğulu dünyadan adeta keyif alıyorsunuz ama bunu gerçekten bilinçli yapıyorsunuz. Aslında insanlar tarafından aranılan, birçok ortamda bulunması istenilen birisiniz, çünkü birçok insan sizin içinizdeki ‘iyi’ ve ‘temiz’ kişiliği görüp sizinle olmaktan dolayı kendilerini huzurlu hissediyor ama siz yine de bir şekilde sosyal ortamlara girerken kendinize dünyayı dar edecek kadar sıkıntı yaşatıyorsunuz. Yakın arkadaş çevrenizle ne kadar rahatsanız yeni kişilerle bir o kadar huzursuzsunuz. Bu tür kalabalık ortamlarda içinizden bir ses “kaç git uzaklaş burdan evinde yalnız ve huzurlu otur, burada ne işin var” diyor. Ama siz bu iç sese kulak vermeyin.
Nasıl bir dostmuşum:
Seçici
Sizin için arkadaş ve dost kavramları çok kutsal kavramlar. Önünüze gelen herkesle arkadaş olmazsınız, olamazsınız. Hayatınıza girecek olan insan adeta düzinelerce sınavdan geçmelidir, dost sıfatını alabilmesi için paylaştığınız şeyler artmalı ve hayli süre geçmelidir. Tüm bu uzun süreçten sonra bir insana dost sıfatını yakıştırdığınız zaman artık o insan için yapamayacağınız şey yok gibidir. Dostlarınız artık sizin için kardeşten farksızdır ve en önemlisi çok büyük bir hadise olmazsa ömrünüzün sonuna kadar dostunuz olarak kalırlar. Siz az sayıda ama öz nitelikte dostalarınızla kendinize dışardan insaların kolay kolay giremeyeceği adeta kurtarılmış bir bölge yaratmışsınız.
Elitizme bak.
Mutlu muymuşum:
Daha İyi Olabilirdi
Genel olarak olmasını istediğiniz gibi bir hayatınız var ve idare ettiğini düşünüyorsunuz. Ancak ara sıra “daha iyi olabilirdi” demekten de kendinizi alamıyorsunuz. Belki size daha fazla destek olabilecek arkadaşlara ihtiyacınız var ya da kendinizi daha iyi ifade edebileceğiniz bir işe. Hayatınızda birşeyler eksik ve onu bulduğunuz an gerçek mutluluğu da bulmuş olacaksınız.
Ve en yaranı, önceki hayatımda kimmişim:
Şarap Üreticisi
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz her şey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiçbir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiçbir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
İşin komiği, alakasız sorular olmasına rağmen çoğu tuttu. “Her insanın kendine yakıştıracağı sıfatları yazma taktiği” de değil, sadece konu başlıklarına bile bakıldığında doğru. İlginç.
Testlere buradan ulaşabilirsiniz.