Aciz
Aciz, evet. Acizsiniz.
Kurduğunuz o küçük, dünyasal hayallerinizle; başkalarının yönettiği o koyun gibi yaşantınızla o kadar acizsiniz ki. Vakit harcadığınız o gereksiz şeyler… Hele o davranışlarınız; o anlamsız derecede kendine güvenen, zavallılığınızdan habersiz davranışlarınız… Kendi varoluşunun acizliğinin, önemsizliğinin ve anlamsızlığının tümüyle farkında olan bir kişi önünde ne kadar küçük ve komik göründüğünüzü keşke bilebilseydiniz.
Zavallı varoluşunuzu kendinizce devam ettirmek adına iğrenç, baştan aşağı genetik kalitesizlikler içeren birer facia olan o yumurta ve spermlerinizi karşı cinsle birleştirebilmek için gösterdiğiniz o mide bulandırıcı heves ve tüm hayatlarınızı bunun üzerine kurmanız o kadar acınası ki. Evet, sizler: Testislerinizde ikamet eden beyinleri ile insan denilen zavallı sürüngenlerin eril türü ve tüm hayatı saçma sapan kimyasal değişimlere bağlı olan, tüm varlığının nedeni soyun devamı için can sıkıcı işleri yapacak birilerinin gerekliliği olan zayıf tür, o aptal dişiler, sizlerden bahsediyorum. Doğduğunuz günle birlikte başlayan ve bir türlü bitmek bilmeyen o parazitliğinizden hiç mi utanmıyorsunuz?
Kimsenin sormadığı ve merak etmediği, ancak niyeyse hep söylemeye ihtiyaç duyduğunuz aptalca fikirleriniz… Otomatikleşmiş sulu davranışlarınız, gereksiz kahkahalarınız…
Hiç mi düşünmüyorsunuz, “Acaba ben var olmayı hak ediyor muyum?” diye?
Gün geçtikçe ve gördükçe daha Lavey’ci, daha misantrop (ve özellikle de misojinist) biri haline geldiğimi hissediyorum…