Vefa
“Bana kendini anlatabilir misin? Seni tanımak, sana sahip olmak istiyorum.”
“Ah siz insanoğulları… Beni, bir iki kavramın arkasına sığınarak hapsettiğiniz yetmiyormuş gibi bir de kendimi tanıtmamı isteyerek adeta azap çektiriyorsunuz bana.
Ben, öyle bir şeyim ki bana sahip olmak isteyen kişi sevmeyi, anlayışı, fedakârlığı, yargılamadan hoş görülü davranmayı, karşılık görmemeyi, beklentisizliği, kendinden vazgeçmeyi ve yeri geldiği vakitte gururunu düşünmeden bir kenara bırakmayı göze alması gerekir. Bana sahip olmak istemenin ise bir sebebi yoktur.”
“Ben, sana sahip olmak istiyorum. Çünkü sana sahip olursam, vefasız insanlara vefayı gösteririm ve onlara vefayı öğreterek daha fazla vefalı insan kazanmış olurum.”
” Dur, dur yanlış anladın beni. Sana yargılamamak dedim oysa sen başkalarına vefasız diyerek bunu ihlal ettin. Anlayış ve beklentisizlik dedim, sen ise senin gibi olmalarını isteyerek beklentiye girdin. Bana sahip olmak için başka sebebin yok mu?”
“Aslında var. Sana sahip olursam vefamdan dolayı karşımdaki kişinin gözünde oluşan bir parıltı bile yeterlidir bana.”
“Maalesef, yine anlayamamışsın beni. Beklentiye girmişsin yine, bana sahip olmak istediğinde bırakman gerekirdi bunu. Karşıdakinin gözünde oluşan parıltı dediğin, ya minnet duyduğu için olur ki başkasından karşılık beklediğin manasına geliyor bu. Ya da o kişi öyle bencildir ki senin ona gösterdiğin vefayı kendisi ile alakalı zanneder, karşıdakini bu derece vefalı birisi yaptığı için gurur duyar tüm bencilliği ile ve seni hiçe sayar. Görüyorsun ya bu ışıltıyı görebilmen demek gurursuz olman da demek aynı zamanda.
Bana sahip olmak demek, acıya, unutulmuşluğa, yalnızlığa, hayal kırıklığına alışmak; onları yaşayarak mutlu olabilmek demektir aynı zamanda. Unutmaman gereken başka bir nokta ise; sadece insanlara karşı değil aynı zamanda seçtiğin yolda da beni içine sindirmen gerekir eğer bana sahip olmak istiyorsan…”
Hiçbir getirisi olmayan bu yolda ilerlemeli miyim, yoksa hiçe sayarak gittikçe bencilleşmeli miyim diye düşünceye dalmıştım, tüm bu açıklamalardan sonra vefa dönüp giderken.
Bir an durdu arkasına bakmadan, “En önemlisini söylemedim; hiçbir zaman beni seçtiğinden dolayı pişmanlığa düşüp tereddüt de kalmamalısın. İşte o zaman bana sahip olmuşsun demektir.” dedi ve yoluna devam etti…
September 24th, 2007 at 8:59 pm
Ulan, vefayı bile menfaat gözeterek duyanlar var di mi? Ya da “Keşke vefa göstermeseydim..” diyenler.Var tabii…