Çelişki
Hayatımda, özendiğim, tanıdığımda bende saygı uyandıran, benzemek istediğim bir kaç insan tipi vardır:
1-) Her konuda söyleyecek bir sözü, fikri olup, konuştuğunda size bir şeyler öğreten, nasıl bu kadar bilgili oluyor diye şaşırtan, tüm istediklerini yapabilme başarısını gösteren insanlar.
2-) Son derece ahlaklı, fedakar, sevecen, yardım sever, insan ayırımı yapmayıp herkese saygılı davranan insanlar.
3-) Ne zaman görseniz, sizi neşelendiren, hareketleriyle olsun mimikleriyle olsun baktığınızda içinizi ferahlatan insanlar.
4-) Olaylara son derece soğukkanlı bakıp, sabırlı davranan, sakin insanlar. Bu kişiler aynı zamanda “bir insanın sabrı nereye kadar devam edebilir acaba?” şeklinde bir soru işareti de oluştururlar kişinin aklında.
5-) Sadece bir ideali; hayali olan ve hayatı boyunca bunun peşinden giden, yılmayan insanlar.
6-) En çok hayranlık duyduğum bu insan karateri ise, dünyaya zerre kadar değer vermeyen insan karakteridir. Onun için bu dünya fanidir ve bunu bilerek hareket eder, en uzak olduğum insan karakteri de bu sanırım.
Şimdi, ben açgözlülük yapıp bu karakterlerin hepsini olmaya kalkışınca işler karışıyor. O hale geliyorum ki, şu an nasıl davranmalıyım, yok yok böyle olmamalıydı, eyvaah diyebileceğim bir çelişki yaşıyorum. Bir zaman sonra bıkkınlık geliyor her şeyi boş veriyorum, sonra başarısız oldum diye moralim bozuluyor tekrar baştan başlıyorum. Böyle kısır döngü ve çelişki içinde geçiyor hayatım, bazen durup “bütün bunları istememdeki sebep ne?” diye soruyorum; ama doyurucu bir cevap veremiyorum kendime.
Başarılı, ahlaklı, sabırlı, neşeli, üretken, bilgili, idealist; aynı zamanda bu dünyanın geçiciliğini her şeyiyle yaşayabilen bir insan. Yok yok, bunu başaramayacağım galiba, en önemlisi ne için istiyorum tüm bu karakterleri. Çok hırslı birisiyim sanırım veya açgözlü. Halbuki bende olanla yetinsem, kendimi değiştirmeye çalışmasam, uğraşmasam. Bunu da başaramam galiba, yine bir çelişki işte…
November 19th, 2007 at 9:20 pm
Kimse göründüğü gibi değildir bacım. Özellikle bu internet ortamında. Sana bu insan tipleri çok çekici geliyor çünkü içlerinde kopan fırtınalara tanık olmuyorsun. Kendini tanıyorsun ama. Üzüntüsüne, kederine tanık oluyorsun. Olduğundan başka biri olmak seni rahatlatacak gibi hissediyorsun. Ama bilmiyorsun ki sana da dışarıdan böyle bakan insanlar olabilir. Senin içinde kopan fırtınalara tanık olmayanlar, senin insan tipini de çekici bulabilir.
November 20th, 2007 at 2:20 am
Bu yönden hiç bakmamıştım, haklısın. Evet düşününce hiç kimse dışarıdan göründüğü gibi olmuyor, herkesin memnuniyetsizlikleri var. Sanırım biraz da kendimde olanları görmeyi becermeliyim, çok teşekkür ederim abicim^^
November 20th, 2007 at 2:20 am
Bu yönden hiç bakmamıştım, haklısın. Evet düşününce hiç kimse dışarıdan göründüğü gibi olmuyor, herkesin memnuniyetsizlikleri var. Sanırım biraz da kendimde olanları görmeyi becermeliyim, çok teşekkür ederim abicim^^
November 23rd, 2007 at 12:27 pm
Şimdi şöyle söyleyince fanta reklamı gibi duracak ama, yapabilirsin. İnsanlar çoğunlukla başarısız olduklarında denemeyi bırakmayı öğrenir çizgi filmlerden (ben Coyote’yi suçluyorum). Oysa ki denemeye devam etmektir asıl erdem. Eğer deneyemem ben diyorsan şunu yapmayı dene, önce öyleymişsin gibi davran. Öyleyim de dışarıya. Öyle olduğuna kendini ikna et, yalan söyle. Eğer insan denen pakette gelen standart utanma duygunu bir kenara “bu fazla parça hacı” diye atmadıysan zamanla o yalana layık olma arayışına gireceksin ve eninde sonunda ulaşacağın sonuç değişim olacak.Ha, hiçbirşey yapamıyor musun? Otur ve kendinle yetinmeyi öğren. Daha ötesi olamaz.
November 29th, 2007 at 4:14 pm
Öncelikle bir gelenek haline geldiği için onaga +1 diyerek başlamak istiyorum.Önceden çağlayanın blogundaki bir kaç konuda da bahsettiğim gibi insanlar maskelerle dolanıyorlar. Mükemmel insan maskesi ile gezen kaç kişi vardır kim bilir. Senin bahsettiğin gibi internette (hatta yüz yüze diyalogda bile) sevecen, akıllı yada neşeli gözüken ama bir yandan içinde pislikten başka birşey olmayan onlarca insan tanıdım.Kendinde olmayan özellikleri varmış gibi göstermeyi, başkası gibiymiş gibi davranmayı marifet sayarsak bunu çok iyi beceren çok insan var gerçekten.Neyse senin dediklerin tam olarak bunun hakkında değildi, ben saptım. Şunu demek istiyordum en başta: hiç kimse mükemmel değildir. En zeki gözüken bile, en neşeli gözüken bile göründüğü kadar iyi değildir. Aksini söyleyen ya kendisini ya da karşısındakini kandırıyordur.Takdir ettiğin her özellikten elinden geldiği kadarını kendi karakterine uydurmaya çalış ama asla olmadığın birşey olmaya çalışma. Karşımdaki kendisini olduğu gibi kabul etmişse ne kadar idealist ne kadar zeki yada ne kadar soğukkanlı olduğu hiç önemli değildir bence. Kendiyle barışıksa insan, gerisi önemsiz.
November 30th, 2007 at 1:47 pm
Ace’in ilk dediğini yapamam, kendimi olmadığım birisi gibi gösterip, sonra o kişi olamam, korkarım olamamaktan.Ama Silva’nın dediği gibi her özellikten kendime uydurmaya çalışabilirim; ama kendimi, ne olduğumu unutmamam lazım.Tüm yorumlara +1 yapasım var benim de, sağolun =)
November 30th, 2007 at 1:47 pm
Ace’in ilk dediÄŸini yapamam, kendimi olmadığım birisi gibi gösterip, sonra o kiÅŸi olamam, korkarım olamamaktan.Ama Silva’nın dediÄŸi gibi her özellikten kendime uydurmaya çalışabilirim; ama kendimi, ne olduÄŸumu unutmamam lazım.Tüm yorumlara +1 yapasım var benim de, saÄŸolun =)
December 2nd, 2007 at 4:34 pm
Benim lan o maddelerdeki adam :)6′da 5 netim çıkar yani…
December 2nd, 2007 at 4:37 pm
Yakalayın!O zaman seni çok kıskanırım ottoman abicim, bütün özellikler var sende, hımm ne güzel, Allah daha fazla versin (içten içten kıskanma belirtileri).
December 2nd, 2007 at 4:37 pm
Yakalayın!O zaman seni çok kıskanırım ottoman abicim, bütün özellikler var sende, hımm ne güzel, Allah daha fazla versin (içten içten kıskanma belirtileri).
December 3rd, 2007 at 1:06 am
Nazar etme ne olur, çalış senin de olur^^