Kar…


Aslında uzun süredir yazmak istediğim bir konu vardı; ama yazamadım yine. Bugünümden bahsetmek istiyor canım, öteki yazı başka zamana kalsın, beklesin biraz daha. Nasıl olsa beklemeye alışan bir şey biraz daha sabredebilir.

Okullar tatil oldu kar sebebiyle; ama benim derslerim olmadı. Mecbur kalktım yola koyuldum. İki senenin üstüne kar yağmış, bari fotoğraf çekeyim biraz diyerek fotoğraf makinemi de aldım yanıma. Yağmurlu havalardan dolayı uzun zamandır yapmıyordum çekim, özlemişim :)

Botlarımı giyecektim; ama bana ağırlık yapıyorlar, zaten fotoğraf makinem de var dedim (pek ufak tefek bir makine değil de), günlük ayakkabılarımla yürümeye karar verdim. Tabi bu ayakkabılarımın altı botlarım gibi değil, kayıyor devamlı. Artık düşmeyeyim diye 5 saniyede bir adım atmaya başladım. Öyle ki, 15 dakikaya gittiğim yolu 45 dakikaya tamamlayabildim (tabi durup durup fotoğraf çekmemin de payını inkar edemem). Aslında düşmeyi bekliyordum; zira hep karda düşerim; ama bugün düşmedim, düşer gibi oldum yine de dengemi koruyabildim. Asıl korkum düşersem fotoğraf makineme bir şey olmasıydı, sanırım bu yüzden daha dikkatli yürüdüm. Evet, karda düşmeyerek kendi çapımda bir ilk gerçekleştirmiş oluyorum!

En çok da çocuklar eğlendi bugün. Bütün yokuşları parsellemişler, kayıyorlar. Canım çok çekti onlar gibi kaymayı; ama diyemedim “Bir karton da bana verir misiniz çocuklar, kaymak istiyorum ben de.” diye. Utandığım için değil de, ne bileyim diyemedim işte. Ama çok özendim onların eğlenmesine, kahkahalarına. Başkalarının güldüğünü, eğlendiğini görmek tuhaf bir şekilde beni de eğlendiriyor. Çocukları bir yandan izlerken bir yandan da fotoğraflarını çektim.


Bu ikisi ise elimde fotoğraf makinemi görünce abla bizi çeker misin dediler. Zaten çekmeye yer arayan ben hemen atılarak tabi tabi geçin şöyle diye cevap verdim. Sonra da gösterdim çektiğimi, ooo eminem gibi çıkmışsın dedi siyah bereli, beyaz bereli çocuğa. Ardından kartopu savaşına girdiler :)




Bu fotoğrafsa hoşuma gitti çok, kız çok tatlı bir şekilde kayıyor. Elleri, yüzü, harika! Keşke yüzünü daha net çekebilseydim; ama öyle el çabukluğu ile çekince bu kadar oluyor.

Annem hep bana ters bir kızsın derdi, kabul etmezdim. Bugün dediğinin haklı olduğunu kabul ettim. O kadar günüm varken gitmediğim hattatçıya bugün gideceğim tuttu, her yer kar, caddeler çamur. Başka gün kalmadı sanki, hani yakın da değil öyle. Ama kafama koydum ya, yapacağım illaki. Neyse gittim hattat Ceyhun’a, ortadaki iki kamışı aldım. Böylece boy boy kamışlarım oldu.

Soldan sağa boyutları şöyle:
2 mm.lik,
2,5 mm.lik,
3 mm.lik,
4 mm.lik uçlu. Bu sonuncusu ile çok büyük oluyor harfler, en ideali şu an için soldan ikinci gibi gözüküyor.


Çarşamba günü göstereceğim dersimin bugünlük bitmiş hali. Hatta kuralların bir tanesi de, sıkıldığında bırakmaktır. Zira sıkılırsan kendini veremezsin ve boşboşuna yazarsın. Nitekim son harflerde sıkılmışım ve kötü harfler çıkmış. Muhtemelen kırmızı mürekkeple düzeltecek hocam hep hatalarımı :)

Bu da dersime geçirmeden evvel çalıştığım kağıdım. Burada harfleri oturtmaya çalışıyorum, sonunda ders kağıdıma yazıyorum. Ama tutmuyor çoğu zaman. Yavaş yavaş artık.

Bir de ne zamandır almak istiyordum, taraf gazetesini. Aldım bugün, gayet hoş bir gazete. İdeolojisini bulaştırmamaya özen gösteriyorlar, farklı görüşte bir çok insan var. Yalnız 1 lira, her gün alamam bu yüzden. Başta haftalık zannediyordum ben, meğer günlük gazeteymiş. Ara ara alırım artık.

Evet güzel bir gün geçirdim, eğlendim çocukların eğlenmesine. Bu güzel günlerimin sonuna geliyorum, korktuğum sona belki de. Hani kar yağar, çok güzel olur her yer, beyaza bürünür. Ama erimeye başlamasından itibaren bir çürümüşlük sarar her yanı. Şehrin o kirlenmişliği daha bir çıplak gözle serilir etrafa, istemezsin karlar tam erirken oluşan o çamurlaşmayı. İşte öyle bir durum benimki de, istemiyorum o sona gelmeyi, düşünmemeye çalışıyorum.

Korkuyorum, bir hatamın geri dönüşü olmayan bir yola beni sokmasından. Hayatımda yaptığım bir hatanın bedelini ağır bir şekilde ödemiştim, aynı şeyleri yaşamak istemiyorum. Bu yüzden dikkatli olmalıyım, inşallah korkularım yersizdir.

26 Responses to “Kar…”

  1. judas

    Valla sen fotoğraf çekmesini biliyorsun. O kayan kız gerçekten de çok güzel duruyor. : )

  2. Asli "Çağlayan" Bingöl

    Ayna-i MArzi’nin ruhu, hat sanatı kadar zarif.

  3. Asli "Çağlayan" Bingöl

    Ayna-i MArzi’nin ruhu, hat sanatı kadar zarif.

  4. Ayna-i Marzî

    Her ikinize de çok teşekkür ederim, güzel yorumlarınız için. Sabah sabah yüzüm güldü :)

  5. Ayna-i Marzî

    Her ikinize de çok teşekkür ederim, güzel yorumlarınız için. Sabah sabah yüzüm güldü :)

  6. Onaga

    Kardan nefret ediyorum!

  7. Ayna-i Marzî

    Niye abi :D

  8. Ayna-i Marzî

    Niye abi :D

  9. Onaga

    1. Kar varken hava soğuktur.2. Karda zor yürünür.3. Araba kullanmak zorlaşır.4. Karda düşenlere gülmek gibi bir huyum yoktur. Aksine üzülürüm.5. Arabaların üzerine yağar ve temizlemek gerekir.6. Kapı önlerine yağar ve temizlemek gerekir.7. Çöp tenekelerinin üzerine yağar ve temizlemek gerekir.8. İzmir buluşmasından dönüşte yolumun kapanmasına sebebiyet verdi.9. Gözümün önünde bir minibüs karda fren yaptığı için duran polis arabasına çarpıp devrildi. Allah’tan içindekilere bişi olmadı.10. Kar yağınca TV’de hep aynı tarz haberler olur. Kardan kayıp çarpışan araba görüntüleri, karda kayıp düşen insan görüntüleri, karı fırsat bilip kartopu oynayan insan görüntüleri, buldukları yokuşta kar sayesinde kayan insan görüntüleri, okulların tatil olması ve çocukların buna sevinmesi vs vs vs…Daha devam etmeyeyim istersen :P

  10. Ayna-i Marzî

    Eöö, yok yeterli :DEvet bahsettiklerin hoş bir durum değil, yine de seviyorum ben karı^^

  11. Ayna-i Marzî

    Eöö, yok yeterli :DEvet bahsettiklerin hoş bir durum değil, yine de seviyorum ben karı^^

  12. Ayna-i Marzî

    Tıkladım, bir şeyler çıktı aman bakmayın siz. Milletin işi gücü yok sanırım :SHatta sileyim ben bu mesajı…

  13. Ayna-i Marzî

    Tıkladım, bir ÅŸeyler çıktı aman bakmayın siz. Milletin iÅŸi gücü yok sanırım :SHatta sileyim ben bu mesajı…

  14. judas

    Hani yorumu göndermeden önce harf girmen gerekiyor ya, onu yapsan fena olmayacak gibi.Ya da yorumların gösterilip gösterilmeyeceğini sana sorabilir.

  15. Ayna-i Marzî

    Yorum yönetimini sevmiyorum, en kötü ihtimal silerim yorumu olur biter :)

  16. Ayna-i Marzî

    Yorum yönetimini sevmiyorum, en kötü ihtimal silerim yorumu olur biter :)

  17. Kabraxis

    Ohanes, ikinci fotoğrafı taslak olarak almak, bilimum çalışmalarımda filan kullanmak istiyorum :(

  18. Ayna-i Marzî

    Dilediğini yapabilirsin, üzülmene gerek yok^^

  19. Ayna-i Marzî

    Dilediğini yapabilirsin, üzülmene gerek yok^^

  20. Swordwolf

    Antalya’da olup da kara hasret kalan (Bu sene 1 gün görebildim.) birisi olarak resimlere, resmi çekene, sanata, kara, çocuklara, beyazın güzelliğine hayran kaldım. Yorumları okuyunca, “Ben de övmeyeyim, abartı olur artık.” dedim ancak kendime engel olamadım. Affınıza sığınıyorum.

  21. Lynx lynx

    o kadar okumuştum ama yorum gönder kısmına gitmemişti elim heralde. :) fotoğraf, hat tam bir zaanatkar ayna-i marzi :) izmir’e çok az yağdı doyamadım kara bugünler ise yazın habercisi tişörtle geziyorum. :)

  22. Ayna-i Marzî

    Çok teşekkür ederim, gerçi öyle zanaatkar, sanatkarlık bayağı bir uzak ama bir kaç bir şey yapmaya çabalıyorum sadece^^Kardan filan eser kalmadı İstanbul’da da, bugün bahar havasını geçecek bir sıcaklık vardı inan. Dolayısıyla fotoğraflara bakarak o soğuk günleri bekleyeceğiz sanırım uzun bir müddet :)

  23. Ayna-i Marzî

    Çok teÅŸekkür ederim, gerçi öyle zanaatkar, sanatkarlık bayağı bir uzak ama bir kaç bir ÅŸey yapmaya çabalıyorum sadece^^Kardan filan eser kalmadı İstanbul’da da, bugün bahar havasını geçecek bir sıcaklık vardı inan. Dolayısıyla fotoÄŸraflara bakarak o soÄŸuk günleri bekleyeceÄŸiz sanırım uzun bir müddet :)

  24. echo69

    İstanbul’da olmak vardı. İnsanın elinde olduğu zaman kıymetini bilmediği, fakat yitirdiği zaman değerini fark ettiği birşeydir İstanbul’da yaşamak. Fotoğrafları paylaştığın için teşekkür etmek istiyorum. Teşekkür ederim :) . Bütün eziyetine rağmen kar çok güzel bir nimet.Kaldı ki bu katlanılan zahmetler o şeyin değerini gösterir bir yerde. Birde çocukları görünce buruk bir sevinme hali oluştu içimde. Buruk çünkü büyüdüğüm aklıma geldi :). Bütün bu duyguları bir arada yaşamama sebep olduğunuz için tekrar teşekkür ederim. Özellikle de hocama :). Hocam ilaçlar etkisii göstermeye başladı galibaa.

  25. Ayna-i Marzî

    Sanırım artan Küresel ısınma ile birlikte ileride bu tarz kar fotoğraflarına bakarak bayağı bir iç geçireceğiz maalesef. İstanbul’u iyisi kötüsü ile çok seviyorum; ama bazen bu çarpık yapılaşma olsun, trafik olsun, kirli hava olsun boğuyor insanı. Şöyle alabildiğince yeşil, havası temiz, çam ağaçlarının kokusunun eksilmediği bir yer aramıyor değilim bu bunaldığım zamanlarda.

  26. Ayna-i Marzî

    Sanırım artan Küresel ısınma ile birlikte ileride bu tarz kar fotoÄŸraflarına bakarak bayağı bir iç geçireceÄŸiz maalesef. İstanbul’u iyisi kötüsü ile çok seviyorum; ama bazen bu çarpık yapılaÅŸma olsun, trafik olsun, kirli hava olsun boÄŸuyor insanı. Şöyle alabildiÄŸince yeÅŸil, havası temiz, çam aÄŸaçlarının kokusunun eksilmediÄŸi bir yer aramıyor deÄŸilim bu bunaldığım zamanlarda.

Leave a Reply