Bir Masal*

Şimdi sizlere bir masal anlatacağım; ama öyle bir özelliği yok, hatta klişe de denebilir. Zaten amacı da orjinallik değil, öylesine.

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde ismi lazım olmayan bir kız yine ismi lazım olmayan bir yerde yaşarmış. Diğer günlerden farklı bir şey olmuş bir gün, babası bilgisayar hediye etmiş bu kıza. Bilgisayarının olmasıyla daha evvel ilgi göstermediği abisinin aldığı dergiler çekmiş dikkatini. Bir tanesini sevmiş ismi lazım olmayan kız. Çünkü ona o zamana kadar bilmediği şeyleri öğretiyormuş söz konusu dergi. Zaman geçmiş gitmiş, bir gün derginin verdiği cd aracılığıyla öğrenmiş ki kendisi gibi sevenler varmış bu dergiyi, o zamandan itibaren onlarla karşılaşabileceğini hayal etmiş hep; çünkü sevdiği şeyler hakkında konuşacak kimsesi yokmuş.

Ama iletişim kuracağı aracı olmamış elinde, beklemesi gerektiğini farketmiş o anda. Her şeye sabırla ulaşılabileceğini… Zaman yine akmış gitmiş, bir çok şey gelmiş başına kızın. Yaklaşık evvelki sene hep beklediği o araca sahip olmuş, artık hayalini kurduğu insanlarla konuşabilecekmiş.

Her şey hayalindeki gibi olmuş, öyle ki bunun bir rüya olduğunu düşünmeye başlamış ve birisinin onu rüyasından uyandıracağından korkmuş ölesiye. Zaman akmış gitmiş yine, gelmiş şimdiki hale. Bir şeyi farketmiş kız, tüm bu bir yıl boyunca kendisini arkadaşlarına çok kaptırmış, öyle ki artık rüyalarına girmeye başlamış arkadaşları ve bu yılın sonuna gelmesiyle birlikte eskisi gibi olmayacağını anlamış her şeyin. Çünkü zamanı dolmak üzereymiş, rüyasından uyanma vakti gelmiş belki de; ama hazırlıklı olmalıymış, denemeliymiş başta. Denemiş, uzaklaşmış biraz, rutinine dönmüş yine, bir çok hikayeler dinlemiş günlük hayattan, ama unutamayacağını anlamış arkadaşlarını, gerek de olmadığını görmüş.

Rüyasına kaldığı yerden devam edip uyandırılana kadar tadını çıkarmaya karar vermiş, ancak kötü huylu insanlar araya girmiş, telefon kablosunu kesmişler, mecburi olarak uzak kalmış bu zaman zarfında. En sonunda Gandalfvari bir ak sakallı büyücü düzeltmiş kabloları ve ismi lazım olmayan kız kaldığı yerden devam etmeye başlamış rüyasına.

Tüm bu yıl boyunca rüyasına eşlik eden arkadaşlarına çok müteşekkir olduğunu söylememi de istedi bu kız ve onları çok sevdiğini ekledi.

*Onaga abi ve Çağlayan’ın human pets’teki masal formatlarından çalıntıdır, hakkı saklı filan değildir. Belki de saklıdır ama ben bilmiyorumdur.

25 Responses to “Bir Masal*”

  1. Asli "Çağlayan" Bingöl

    Bazı rüyalar bir ömür sürebilir, gören uyanmak istemedikten sonra ^^

  2. Asli "Çağlayan" Bingöl

    Bazı rüyalar bir ömür sürebilir, gören uyanmak istemedikten sonra ^^

  3. Ayna-i Marzî

    Sürebilir tabi de, bazen uyandıranlar çok ısrarcı olabiliyor :)

  4. Ayna-i Marzî

    Sürebilir tabi de, bazen uyandıranlar çok ısrarcı olabiliyor :)

  5. EsteticA

    bir kitapta mıydı neydi.. “yaşam kendi yolunu bulur” diyordu.çoğu zaman hayatımızın çeşitli dış etmenler tarafından kısıtlandığını, kısıtlanacağını fark ederiz veya nasıl desem.. yaşarız. bu kısıtlamalara karşı gelmek çoğu zaman imkansız gelir. ben şimdi kalkıp “hayır imkansız değil” desem de, tam olarak yol gösterebilecek birisi olmadığımdan böyle bir şey diyemiyorum. ama şahsi düşüncem bu şekilde.her zaman bir yol vardır..

  6. çikolatalıkedi

    Lütfen,beş dakika daha nooluur…ZzzZZZzz

  7. çikolatalıkedi

    Lütfen,beÅŸ dakika daha nooluur…ZzzZZZzz

  8. Onaga

    Hım, acan Onaga olaya el atma eğiliminde. İlk olarak bunun bir hikâye değil, masal olduğunu vurgulamak istiyorum. Ayrıca not düşmeseydin seni kadıya şikayet edecektim. Hakkı da saklıdır, saklanmaktadır. Kurt demeden çıkmaz (Kurtadam değil saklambaç oyunundan bu örnek).Bir zamanlar da Onaga denen bir ejder vardı. Ateşin boğazında değil de başka bir tarafında yandığını fark edince (kalp yahu, aklınız nereye gidiyor?) netten soğudu azıcık. Kablolarımı kesmediler ama rüyamdan uyandım azıcık. Biraz uyanık kalmayı ister gibiyim. Az kuru az Onaga…Çok karışık bir yorum oldu farkındayım. Biraz kurcalarsanız yarı geyik yarı ciddi güzel bir yorum olduğunu fark edersiniz.

  9. Ayna-i Marzî

    Estetica/ İmkansız değil, muhakkak yol oluyor ama yoruluyor insan, belli bir müddet sonra bu yeni yolları keşfedip, alışmaya çalışmaktan.Çikolatalıkedi/ Olmaaz, zaman geçiyor. Sonra yine uyuyakalacaksın hem :POnaga ABİ/ Dediğin gibi son derece güzel bir yorum olmuş abicim.Ben de senin kadıya şikayet edeceğini bildiğim için not düştüm hemen :PBelki de en doğrusu her zaman olması gerektiği gibi ayarı tutturmak? Uyanıklıkla rüya arasında bir dönüşüm olması devamlı, ne tam bir uyanıklık ne de tam bir rüya. Ortasını bulup öyle devam etmek.O kablo olayı da çok tuhaf, yani kim gider bir binanın telefon kablosunu keser ki? :DBu arada kendi bloguna yorum yapmanın güzel tarafı yanlış yapsan da bir önceki mesajını kopyalayıp düzenliyor ve öncekisini silebiliyorsun. Ahahah yoyo gibi, bir yorum yapıyorum, bir şeyi unutuyorum siliyorum, bir yerini beğenmiyorum tekrar siliyorum. İstediğin her şeyi yapabilme gücü verdiği içindir belki, seviyorum ben blogumu^^

  10. Ayna-i Marzî

    Estetica/ İmkansız değil, muhakkak yol oluyor ama yoruluyor insan, belli bir müddet sonra bu yeni yolları keşfedip, alışmaya çalışmaktan.Çikolatalıkedi/ Olmaaz, zaman geçiyor. Sonra yine uyuyakalacaksın hem :POnaga ABİ/ Dediğin gibi son derece güzel bir yorum olmuş abicim.Ben de senin kadıya şikayet edeceğini bildiğim için not düştüm hemen :PBelki de en doğrusu her zaman olması gerektiği gibi ayarı tutturmak? Uyanıklıkla rüya arasında bir dönüşüm olması devamlı, ne tam bir uyanıklık ne de tam bir rüya. Ortasını bulup öyle devam etmek.O kablo olayı da çok tuhaf, yani kim gider bir binanın telefon kablosunu keser ki? :DBu arada kendi bloguna yorum yapmanın güzel tarafı yanlış yapsan da bir önceki mesajını kopyalayıp düzenliyor ve öncekisini silebiliyorsun. Ahahah yoyo gibi, bir yorum yapıyorum, bir şeyi unutuyorum siliyorum, bir yerini beğenmiyorum tekrar siliyorum. İstediğin her şeyi yapabilme gücü verdiği içindir belki, seviyorum ben blogumu^^

  11. Onaga

    Ama bu haksızlık! Eleştirdiğim konularda değişiklikler yapılıyor ve yorumlarım anlamsız gözüküyor :P

  12. Ayna-i Marzî

    Aa doğru, orasını düşünmedim ben. Düşündüm ki eleştirdiğin şeyleri düzeltmezsem seni sanki takmıyormuşum gibi olabilir. Kararsız kaldım şimdi :P

  13. Ayna-i Marzî

    Aa doğru, orasını düşünmedim ben. Düşündüm ki eleştirdiğin şeyleri düzeltmezsem seni sanki takmıyormuşum gibi olabilir. Kararsız kaldım şimdi :P

  14. OttO

    Bu yazı bu bloga hiç yakışmamış… Hadi sil bakayım…Asıl ben bloguma bir “Nete girmeme/girememe” yazısı döşenirdim ki, yemez de yanında yatardınız ya neyse.Ben Lost incelememe geri döneyim, dizinin yayını bitmeden yetişir inşallah :)

  15. Ayna-i Marzî

    Niye ama :,(Ahahahah evet Night Eagle’ın blogu gibi mi olacak yoksa senin ki de. Aman Allah korusun^^

  16. Ayna-i Marzî

    Niye ama :,(Ahahahah evet Night Eagle’ın blogu gibi mi olacak yoksa senin ki de. Aman Allah korusun^^

  17. Swordwolf

    Ben çok geç saatlerde uyuduğum için rüyaya geç geldim ama geç uyuduğum için en geç ben uyanacağım galiba. :)

  18. Ayna-i Marzî

    Uyanmak uykunun derinliğine ve uyandırana bağlı sanırım bir de :)

  19. Ayna-i Marzî

    Uyanmak uykunun derinliğine ve uyandırana bağlı sanırım bir de :)

  20. neoxolmis

    Hımm, abinin askerden gelmesiyle interneti bırakacağın gibi bir anlam çıkartıyorum yazdıklarından ayna. Gönül isterdi ki hiç gitme, ama yapılacak bir şey gelmiyor elimden ne yazıkki.İçses–Eöö bilgisayar alıp kargoyla İstanbul’a falan mı göndersem acaba?

  21. Ayna-i Marzî

    Yok bilgisayarım bana kalacak yine, mümkün olduğu kadar kalmaya çalışacağım tabi ki :)

  22. Ayna-i Marzî

    Yok bilgisayarım bana kalacak yine, mümkün olduğu kadar kalmaya çalışacağım tabi ki :)

  23. OttO

    Ama netin olmayacak, harddiskte takılırsın artık nıhahahahaha…A aa pardon ya kardeşim ühüü…

  24. Ayna-i Marzî

    ÜhühühYok ya netim de olacak, sadece hımm biraz sıkı olacak, o kadar^^

  25. Ayna-i Marzî

    ÜhühühYok ya netim de olacak, sadece hımm biraz sıkı olacak, o kadar^^

Leave a Reply