Hayal kırıklığı

“Yine olmamıştı… Olacağına dair beklentisi yüzde olarak sorulsa belki yüzde on, belki bir diye cevap verirdi oysa.

Peki niyeydi şimdi hissettiği bu yılmışlık, yorgunluk hissi? Belli ki “Beklentin ne kadar az olursa, o denli ufak çapta yaşarsın hayal kırıklığını” düşüncesi içinde bulunduğu hali açıklayamıyordu.

Yoksa yanlış olan beklentisine biçtiği yüzde miydi? Yüzde bir derken tüm umudunu o birin gerçekleşmesine mi bağlamıştı ki yaşıyordu her daim bu hissi? Kandırmıyor muyduk kendimizi o yüzdelere verdiğimiz ufak değer ve ihtimallerle? Mantığımız sayıyı azalttıkça azaltıyordu. İsyan eden kalbimizse gittikçe azalan sayılara, yüzdelere bağlıyordu gerçekleşmesini istediği bir çok şeyi.

Mantık çoğu kere haklı çıkıyordu çıkmasına, ama bunu kabul ettiremiyordu işte kalp denilen o baştan aşağı hislerle kaplı duygusal şeye.  Mantığın yüzdelerini kabullenemeyen kalp, verilen tüm değerlere açmıştı isyan bayrağını bir kere, şu sözleriyle:

“Senin yüzdelerin arkasına saklanarak gerçek olduğunu her defasında böbürlenerek söyleyip durduğun o “beklentisiz olma” haline alışamadım. Senin yaptığın gerçek değil, hayatın tüm renklerini ve heyecanını öldürmektir ancak. Rutin hayatımız içinde bir nebze ferahlamımızı sağlamaz mı beklenti ve hayallerimiz? Beklentilerden kaçarak sen yaşamıyorsun belki hayal kırıklığını,  ancak tüm yük üstüme kalıyor.

Zorluk beklentisiz olup hayal kırıklığından kaçmak değildir. Zor olup başarılması gereken, tüm beklentilere rağmen ele geçmeyen şeyler karşısında yılmamak ama kabullenmek. Her defasında umut etmek, gerçekleşmese de. İşte o zaman zoru başarmız oluruz ve kötü gördüğümüz duyguları da, güzel bulduğumuz duygular kadar sevmiş oluruz.

Senin her kaçışın, bir sonraki hayal kırıklığına karşı zayıf kalmamı sağlıyor. Oysa ufak hayal kırıklıklarına alışmalıyız ki zaman ilerledikçe karşılaştığımız büyük hayal kırıklıkları için seviye atlamış olalım. Yapmamız gereken tam olarak beklentilerimizle birlikte kabullenmek.  İşte tüm bunları yaptığımızda gerçekliği tam anlamıyla yaşarız.”

Hayal kırıklığını ve üstesinden nasıl geleceğini böyle tanımlıyordu Ayna-i_Marzî, namıdiğer Tuana.

9 Responses to “Hayal kırıklığı”

  1. FRoST

    Benim hayal kırıklıklarım pek büyük olmaz. Aynı başlıkla bir yazı yazmıştım. Altı üstü Grease ile alakalıydı. Nedendir bilmiyorum hiçbir konuda beklentilerimi yüksek tutamam. Devamlı bir güvensizlik, devamlı bir karamsarlık vardır üzerimde. Olabilecek en kötü ihtimali düşünürüm ki sonuçta hüsran yaşamayayım diye. Olumlu düşünmenin sonuçları etkilediğine inanmadığım için bu kafa ile devam edeceğim.Şu “rrarf”yi de yazıp gönder diyeyim :)

  2. Ayna-i Marzî

    İşte ben o beklentisiz olma halinie yapamıyorum, ama memnunum halimden. Böyle renkli oluyor bir şeye umudunu bağlamak hem :)

  3. echo69

    Beklentiler ve hayal kırıklıkları. Bu yazıya yorum yazmadan geçemezdim…Hayal kırıklığı yaşamak için beklenti içinde olmak gerekir doğal olarak. Beklenti ne kadar büyük olursa hayal kırıklığı o kadar büyük olur. Bu durumda yapmam gereken şey Onaga’nın yazdıklarından farksızdır. Umudumu hiçbir zaman yitiremem. İnancım gereği olsa gerek. Tavsiyem de bu yöndedir. İnancını sağlam tutarsan o kadar zor yıkılırsın. Yada o kadar sağlam basar ayakların yere. Bu budur derim.

  4. Ayna-i Marzî

    Bence beklentiler renk katar yaşamamıza. Beklentisiz yaşamak bir nevi kaçmak gibi geliyor bana. Önemli olan hayal kırıklığını yaşamaktır, ileride ki hayal kırıklıklarına karşı kuvvetli olabilmek için. Evet beklentisiz olunca yaşanmıyor hayal kırıklığı diyelim, peki bir gün öyle bir an gelir ve kayıtsız kalınamayacak bir beklenti içine düşülürse ne olacak? Ufak çapta yaşanmayarak öğrenilememiş olan hayal kırıklığının ezici darbesi daha çok hissedilecek bence.İşte bunun yerine beklentisiz olmayıp hayal kırıklığını yaşamayı öğrenmeliyiz, üzüntüyü, sevgiyi, acıyı bir şekilde öğrendiğimiz gibi. Önemli olan hayal kırıklığından kaçmak değil, onu kabullenmektir bence :)

  5. Asli "Çağlayan" Bingöl

    Sessizce sorular sorduğumu ve soru işaretlerinin iç çeperlerime çarpa çarpa yankılandığını bilmeden bir yanıt yazıp yollamışsın evrenin derinliklerine ve ben yanıtı kapıp soru işaretlerimden birini sildim sayende :) teşekkürler.

  6. Ayna-i Marzî

    Farkında olmadan sana yarar bir şey yapmışsam ne mutlu bana, rica ederim :)

  7. Lynx lynx

    Bilmiyorum. Okursam bir çok şey geçti aklımdan ama güzeldi netice de kısa ve yararlı bir özet gibi duruyor. Karşıtı olmadan var olamıyor hiç bir şey işte. Her şey gelir geçer netice de =)

  8. echo69

    Biraz düşündüm de. Hayal kırıklıkları bilgelik yolunda bizi bir adım öteye götürecekse Kabul edilebilir belki. Ama olmayacak bir şey için beklentiye girmek ve bile bile hayal kırıklığı yaşamak ne kadar doğrudur?

  9. Ayna-i Marzî

    Aslında her hayal kırıklığı değil bize olgunluk katan. Üstesinden gelebildiğimiz hayal kırıklıklarından bahsediyorum daha çok. Hani oyunlarda olur ya, bir canavarla karşılaşırsın ama level’in yetmez, yetmesi için daha ufak seviyedeki canavarlarla karşılaşmak zorundasındır. Ufak canavarları yenemezsen büyüğünü hiç yenemezsin. İşte aynı şekilde hayal kırıklıklarının üstesinden gelebilmektir benim kastettiğim. Beklentin olacak ama olmazsa da hayatının sonu olmadığının bilincinde olarak kabulleneceksin. O zaman bir yararı olur, yoksa kırılan umutlardan başkar bir şey değildir.

Leave a Reply