-Kız yaylalarda gelin olasıca! Hani geliyorlar mı seni görmeye, var mı sevdiğin birisi?

- Yaa, dede!

Elini ağzına götürüp, fermuar çekerdi kızdığımı görünce. Bazen de hepten kızdırmak için, aa bir de dedesinden utanmıyor aaa derdi.

Dedem gözüme hep o ağzını fermuar gibi kapatışıyla geliyor. Bir dede değil, arkadaştı adeta. Hep dedemden anlatasım var, ama sanki anlattığımda tüm büyüsü gidecek. Onun kalbini, insanlığını, cömertliğini anlatmak istiyorum devamlı; ama bir şeyler düğümleniyor işte.

Öldü dendi inanmadım, ta ki yerde sere serpe görünceye kadar. O an… Gitmiyor gözümün önünden. Yaşıyorum gündüzleri, sanki her şey normalmişcesine. Devam ediyor yaşam ne de olsa değil mi? Gece gelince ama, kendine karşı da maskeler takabiliyor mu ki insan? Sanki gittikçe daha çok koyuyor yokluğu.

Bir gün, buralar bağ bahçe tabi, yol sormak için geliyor oradan geçen kişiler. Diyor dedem, bir şartım var, ancak öyle tarif ederim yolu. Nedir o şart? Bir yolun tarifi için de şart mı koşuyorsun diye şaşırıyorlar yol soranlar. Meğer o gün güveç yapmış, gelip misafirim olacaksınız, yiyeceksiniz öyle yolu tarif edeceğim demiş.

Dedem, çocuk gibi adeta. Kalbi kırılsa da çok sürdürmez, sürdüremezdi. Fani hayat, oğullarından biri daha 4. gününde mirası ortaya getiriyor. Baba? Bir evlat ölse baba miras mı düşünür?

Nefret kusasım var, sanki ölümler için suçlu arıyorum. Ölüm, geldi işte, öylece alır gider. Ama ama’ları dinlemez ki? Nefret kime? Ama işte, sanki birilerinden nefret edince acı hafifliyor. Anneannem? Sağlığında dedeme demediğini bırakmayan kadın. Yas tutuyor, evinden adımını dışarı atmadan. O da suçlu hissediyor kendini belli ki. Önümüzdeki maçlara bakmamız lazım gibi bir hava var kalan herkeste. Ben de dahil. Hani nasıl bir acı bu? Yoksa maskelerden başka birisi mi?

Ama gitmiyor işte dedemin son hali. Kanser yemiş bitirmiş, dağ gibi adamı. 4 ay, 30 kilo kaybı. Bir deri bir kemik ama hala vakur yüzü, ölmüş olmasına rağmen bir o kadar güzel, bir o kadar öpülüp koklanası.

Allah rahmet eylesin, ruhuna El Fatiha. Önümüzdeki maçlara bakacağız değil mi?

Comments are closed.