Biraz hat

İki tane de hat dersimden örnek koyayım dedim:

Bu geçtiğimiz hafta geçmiş olduğum bir ders, kırmızı noktalar ölçü olarak kullanılıyor hat dersinde. Hocam ölçmüş, biraz büyük kaçmış cim harfi; ama diğerlerinde hata bulmadığı için geçebildim bu dersi. Ayrıca harflerin noktalarını koymayı unutmuşum, ama bir şey demedi hoca, gençliğime verdi herhalde :P
Fotoğraftan da görüldüğü üzere harflere bakarak yazmamız gerekiyor (üstte kitaptan örnek var). “Hahayt ne var öyle bakarak yazmakta, saniyede yazarım” diyene itina ile hat malzemeleri (kamış, kağıt, mürekkep) gönderilir :D


Bu dersim ise bu hafta gösterdiğim bir ders ve kırmızılardan da belli olduğu gibi kaldım bu derste. O çayımsı etrafı bulaşık bardakta ise bitki çayı bulunuyor (tarçından ötürü öyle bulanık). Görünüşü aldatmasın sizi, tadı harikadır (kimi kandırıyorum acaba :P cidden tarçın da katıyorum, harika oluyor ama).

Bir dersin aşamaları ise şöyle gerçekleşiyor genelde:

1. hafta = Dersi ilk gösteriş:
Şekil A’da olduğu gibi bu derste muhakkak kalır ve “olsun ilk derste muhakkak kalınır” diye teselli ederim kendimi, pek moralim bozulmaz.

2. hafta (biraz geçme umuduyla gidilir):
Genelde bu derste de kalırım, ama hep geçmeyi umut ederim. Ühühü yine olmadı, neyse gelecek hafta diye teselli etmeye çalışırım kendimi ama pek beceremem.

3. hafta (söz konusu derse de kimi zaman geçer, kimi zaman kalırım umuduyla gidilir):
Bu gösterişte epey bir ümidim olur, ta ki hatalar kırmızı ile gösterilene kadar. Her gösterilişte çöker omuzlarım, en sonunda kendimi teselli edecek hiç bir şeyim kalmaz. Genelde bu hafta moralim de bozuk geçer, biraz bunalıma girdiğim de olur. Kendimi bir şeye yaramaz, beceriksiz olarak görür ve suçlarım hep. Eğer bu hafta geçersem pek gurur duyarım kendimle.

4. hafta (sona yaklaşılmıştır artık):
Bu hafta hep geçmişimdir. Artık geçtikten sonra deymeyin keyfime! Hemen bir gururlanmalar filan, tabi tüm havam gelecek hafta söner. Çünkü yeni derste kalmışımdır.

Velhasıl yaklaşık bir yıl evvel hobi olarak başladığım hat dersi artık moralimi etkileyebilecek denli ciddi olmuştur benim için, zaman geçtikçe hepten bağlandım bu derse. Zaten ruh halimi de eğitiyor, gururlanamıyor insan, illa ki müteavizi olacaksın bu derste. Yoksa acısı çok feci çıkıyor :)

Ne zaman sonra gelen düzenleme: Geçtim harflerin son kısmını da: şuradan bakabilirsiniz.

Biraz fotoğraf

Bir sürü şey yazmak, sadece yazmak istiyorum aslında. Beynimdekileri çıkarıp ortaya koymak; ama vazgeçiyorum her seferinde. Şimdi de vazgeçtim yazmaktan, boş boş, anlamsız şeyler olacak diye korkuyorum sanırım yazdıklarımın. Cesaret gelmesi lazım belki de, neyse işte. Yazmaktansa fotoğraf koyayım dedim bugün. Çoğuna yorum bile yazmak istemiyorum aslında ya, zorlayayım ama :)

Soldan sağa birinci satır:
1-Benim çekmeyi hep sevdiğim yapıtlardan, Rum lisesi. Kırmızılığı hoşuma gidiyor zira. Bu sefer cami minaresiyle birlikte çektim ama gözükmüyor ikisi de tam olarak, ama son fotoğraf bir fikir verebilir size :)

2- cCc ( Kınalı=Kabraxis tigin han’a selamlar)

3-  Çınarcığa gidişte çektim bu fotoğrafı, kuşların sürü halinde denizin üstünde süzülmeleri harikaydı.

İkinci satır:
4- Yorumluk bir şey yok, masa süslerinden işte, ama renkleri güzel :)

5 & 6- Bursa’da Osman Gazi türbesinin orada çekmiştim bu iki fotoğrafı.

Üçüncü satır:
7, 8 & 9- Yine Bursa’da rastladık mehter takımına. İşlerinden bezmiş bir mehter gösterisiydi tabi, özellikle 9. fotoğrafta da olduğu gibi sadece işimi bitirip de gideyim havasında olan bir işçi havaları vardı sanki (gerçi bir önceki amca çok ciddi ve işini önemsiyor gibi gözüküyor). Bu fotoğrafları çektiğimde aklıma Osmanlı zamanında da savaşan yeniçeriler geldi. Yani tarih kitaplarında hep cesur, savaşmak için can atan askerler olarak okuyoruz ya, aslında yeniçeriler de böyleydi bence, hem de önemli bir bölümü.

Dördüncü satır:
10- Sabah güneş doğarken bizim evin hemen karşısındaki daruşşafaka okulu. Tabi artık harabe, kışları camları ötüyor, korku evine döndürüyor bizim evi mübarek yer :)

11- Rum lisesi yine.

Böyle işte, yarın da bir şeyler yazarım inşallah. İyice saldım blogu da. Bu arada yengem de okuyormuş blogu, ifşa oldum anlaşılan. Aslında bu ifşa biraz daha rahat yazmamı engelleyebilir bile, neyse. Selamlar yengecim (teyzemden aldım haberi) ;).