<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: Karakter Tahlili</title>
	<atom:link href="http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/2009/09/12/karakter-tahlili/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/2009/09/12/karakter-tahlili/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Oct 2011 13:42:51 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
	<item>
		<title>By: aynaimarzi</title>
		<link>http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/2009/09/12/karakter-tahlili/#comment-581</link>
		<dc:creator>aynaimarzi</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2009 20:03:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/?p=143#comment-581</guid>
		<description>Yorum çok güzel, diyecek bir şey kalmadı zaten. Teşekkürü bir borç bilirim :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yorum çok güzel, diyecek bir şey kalmadı zaten. Teşekkürü bir borç bilirim :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Mert</title>
		<link>http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/2009/09/12/karakter-tahlili/#comment-580</link>
		<dc:creator>Mert</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2009 19:54:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/?p=143#comment-580</guid>
		<description>Genelde her konuya gerçekçi yaklaşmaya çalışırım. Hayallerdense sonuca varacak yola odaklanmayı tercih ederim. Hayallerde uçarak değil, ayakların yere basarak ilerlenebileceğini gördüm diye belki de. (Hayallerin gerekliliği de bence tartışılmaz ama konumuz o değil.)

Erkek ve kadın ayrı olmamalı. &quot;Güçlü&quot; erkek, &quot;duygusal&quot; kadın...v.b. tanımlamalardan/genellemelerden uzaklaşmalıyız. Ayrı değil, aynı olmalıyız. Farklarımızı bizi birbirimizden uzaklaştırmamalı, yakınlaştırmalı. Ne zamanki bizi birbirimizden uzaklaştıran farklarımızdan kurtulabilir, bizi birbirimize yaklaştıracak farklarımızın değerlendirebilirsek; o zaman eşit, o zaman ÖZGÜR oluruz.

Ancak kolay değil. XX eşit değildir XY&#039;ye. Sadece biyolojik değil, dendiği gibi toplumsal da. Ne yazıkki sadece tarihsel bir kalıntı da değil bu olgu, gün geçtikçe sanki kadın erkek eşit oluyormuş gibi bir havaya giriyoruz; ama bu yanlızca kendimizi kandırmamız. Kadın erkek eşit değil, eşit olamaz da. Bir insanın oluşmasında genetik ve çevresel faktörler vardır (belki de bir de ruh ha?). Biz ne genetiği, ne çevreyi eşitleyemiyoruz. Bunca farklı değişkenin olduğu bir denklemde dengeyi yakalamak?

Çok sevdiğim bir dizi &quot;Mad Men&quot;, seyrediyorsanız Peggy karakterini biliyorsunuzdur. (Nispeten) Erkek egemen bir toplumda, kendi emeğiyle kendine yer bulan bir kadın. Dizide ki herkesin içsel yanlızlığının yanı sıra, onun hayatının her yanını saran yanlızlığı rahatlıkla görebiliriz.

Şunu da eklememek isterim; şimdi bana uzun gelen bir zaman önce, bir dostum şöyle yazmıştı, bir yere:
&quot;Peki. Bir gün bir şey oldu (Aslında öyle durup dururken bir gün olmadı.) (Aslında hikayenin taa en başına dönersek; evet bir gün bir anda oldu ama hiç karıştırmayalım içinden çıkamayız.), ne olduğunu o gün anlayamadım, bugün de henüz anlayabilmiş değilim. Neyse işte o şey olduktan sonra ben yalnızlığıma tek başıma devam edemediğimi fark ettim. Bana eşlik edenin de benimle aynı şeyleri hissettiğini öğrendim. Gördüm ki iki insanın özlerinde koşulsuz hüküm süren yalnızlıkları bir yolda yürüyebiliyorlar. Gördüm ki yalnızlığını iki kişi yaşayabiliyorsun...&quot;

İşte ben hayal kurmanın hayalini kuran biriyim ve bu yazıyı okurken kendi içimden çıktım, başka bir yere gittim.
Kalabalıkların içinde yanlız değil, yanlızlıkların içinde kalabalık olduğumuz bir yere. Eşit olduğumuz, özgür olduğumuz bir yere.  Erkek veya kadın değil, insan olduğumuz bir yere.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Genelde her konuya gerçekçi yaklaşmaya çalışırım. Hayallerdense sonuca varacak yola odaklanmayı tercih ederim. Hayallerde uçarak değil, ayakların yere basarak ilerlenebileceğini gördüm diye belki de. (Hayallerin gerekliliği de bence tartışılmaz ama konumuz o değil.)</p>
<p>Erkek ve kadın ayrı olmamalı. &#8220;Güçlü&#8221; erkek, &#8220;duygusal&#8221; kadın&#8230;v.b. tanımlamalardan/genellemelerden uzaklaşmalıyız. Ayrı değil, aynı olmalıyız. Farklarımızı bizi birbirimizden uzaklaştırmamalı, yakınlaştırmalı. Ne zamanki bizi birbirimizden uzaklaştıran farklarımızdan kurtulabilir, bizi birbirimize yaklaştıracak farklarımızın değerlendirebilirsek; o zaman eşit, o zaman ÖZGÜR oluruz.</p>
<p>Ancak kolay değil. XX eşit değildir XY&#8217;ye. Sadece biyolojik değil, dendiği gibi toplumsal da. Ne yazıkki sadece tarihsel bir kalıntı da değil bu olgu, gün geçtikçe sanki kadın erkek eşit oluyormuş gibi bir havaya giriyoruz; ama bu yanlızca kendimizi kandırmamız. Kadın erkek eşit değil, eşit olamaz da. Bir insanın oluşmasında genetik ve çevresel faktörler vardır (belki de bir de ruh ha?). Biz ne genetiği, ne çevreyi eşitleyemiyoruz. Bunca farklı değişkenin olduğu bir denklemde dengeyi yakalamak?</p>
<p>Çok sevdiğim bir dizi &#8220;Mad Men&#8221;, seyrediyorsanız Peggy karakterini biliyorsunuzdur. (Nispeten) Erkek egemen bir toplumda, kendi emeğiyle kendine yer bulan bir kadın. Dizide ki herkesin içsel yanlızlığının yanı sıra, onun hayatının her yanını saran yanlızlığı rahatlıkla görebiliriz.</p>
<p>Şunu da eklememek isterim; şimdi bana uzun gelen bir zaman önce, bir dostum şöyle yazmıştı, bir yere:<br />
&#8220;Peki. Bir gün bir şey oldu (Aslında öyle durup dururken bir gün olmadı.) (Aslında hikayenin taa en başına dönersek; evet bir gün bir anda oldu ama hiç karıştırmayalım içinden çıkamayız.), ne olduğunu o gün anlayamadım, bugün de henüz anlayabilmiş değilim. Neyse işte o şey olduktan sonra ben yalnızlığıma tek başıma devam edemediğimi fark ettim. Bana eşlik edenin de benimle aynı şeyleri hissettiğini öğrendim. Gördüm ki iki insanın özlerinde koşulsuz hüküm süren yalnızlıkları bir yolda yürüyebiliyorlar. Gördüm ki yalnızlığını iki kişi yaşayabiliyorsun&#8230;&#8221;</p>
<p>İşte ben hayal kurmanın hayalini kuran biriyim ve bu yazıyı okurken kendi içimden çıktım, başka bir yere gittim.<br />
Kalabalıkların içinde yanlız değil, yanlızlıkların içinde kalabalık olduğumuz bir yere. Eşit olduğumuz, özgür olduğumuz bir yere.  Erkek veya kadın değil, insan olduğumuz bir yere.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: aynaimarzi</title>
		<link>http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/2009/09/12/karakter-tahlili/#comment-579</link>
		<dc:creator>aynaimarzi</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2009 11:03:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/?p=143#comment-579</guid>
		<description>Ahmet,

&#160;

Elbette erkeği erkek yapan şeyler değil benim istediklerim. Ki yazıda da belirttiğim gibi hayran olduğum bu yönler kötü özellikleri görmemi engelleyebildi zaman zaman. Öte yandan erkeklerin de kendi aralarında hiyerarşileri var, her erkek de şanslı değil ve toplumsal roller erkeklere de dayatılıyor. Ama yine her zaman daha çabuk gözden çıkarılan cins kadın oluyor. Bir ailenin durumu kötüyse kızlarını değil oğlanlarını okutuyor, bir patron kadın işçilere parasını daha az ödüyor. Yani kendini ilerletme noktasında erkekler hep bir adım önde. Geçmiş yüzyılda kadınlar epey mesafe katetmiş olsa da hala özel alan dediğimiz ev ilişkilerinde de işler erkeğin lehine oluyor maalesef (bir erkek dışarıda işini bitirip eve geldiğinde hiç bir şey yapmıyor, kadınsa devamlı işini bölmek durumunda kalıyor).

&#160;

Yoldaş, bazen herkesin gittiği yoldan gidebilseydim çok daha rahat bir yaşamım olurdu diye düşünüyorum. Ama esasında tüm bunlar bir tercih, ben buyum, sevdiğim şeyler etrafımdaki insanlardan farklı, bir özellik veya güzellik değil bu. Özel hissetmekten çok yalnız hissediyorum kendimi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ahmet,</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Elbette erkeği erkek yapan şeyler değil benim istediklerim. Ki yazıda da belirttiğim gibi hayran olduğum bu yönler kötü özellikleri görmemi engelleyebildi zaman zaman. Öte yandan erkeklerin de kendi aralarında hiyerarşileri var, her erkek de şanslı değil ve toplumsal roller erkeklere de dayatılıyor. Ama yine her zaman daha çabuk gözden çıkarılan cins kadın oluyor. Bir ailenin durumu kötüyse kızlarını değil oğlanlarını okutuyor, bir patron kadın işçilere parasını daha az ödüyor. Yani kendini ilerletme noktasında erkekler hep bir adım önde. Geçmiş yüzyılda kadınlar epey mesafe katetmiş olsa da hala özel alan dediğimiz ev ilişkilerinde de işler erkeğin lehine oluyor maalesef (bir erkek dışarıda işini bitirip eve geldiğinde hiç bir şey yapmıyor, kadınsa devamlı işini bölmek durumunda kalıyor).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yoldaş, bazen herkesin gittiği yoldan gidebilseydim çok daha rahat bir yaşamım olurdu diye düşünüyorum. Ama esasında tüm bunlar bir tercih, ben buyum, sevdiğim şeyler etrafımdaki insanlardan farklı, bir özellik veya güzellik değil bu. Özel hissetmekten çok yalnız hissediyorum kendimi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: anubisfremen</title>
		<link>http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/2009/09/12/karakter-tahlili/#comment-578</link>
		<dc:creator>anubisfremen</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2009 03:30:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/?p=143#comment-578</guid>
		<description>Ayrıca bu yazını senin kişiliğin hakkında dedikodu yaparken görmem gerçekten ilginç oldu. Tam da bahsettiğim konuyla ilgili yazmışsın. :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ayrıca bu yazını senin kişiliğin hakkında dedikodu yaparken görmem gerçekten ilginç oldu. Tam da bahsettiğim konuyla ilgili yazmışsın. :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: anubisfremen</title>
		<link>http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/2009/09/12/karakter-tahlili/#comment-577</link>
		<dc:creator>anubisfremen</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2009 03:29:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/?p=143#comment-577</guid>
		<description>Kimse başkalarının onlar için biçmiş olduğu giysileri giymek zorunda değildir. Herkesin gittiği yoldan gitme ki ardında bir iz bırakabilesin.

Bence doğru yoldasın.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kimse başkalarının onlar için biçmiş olduğu giysileri giymek zorunda değildir. Herkesin gittiği yoldan gitme ki ardında bir iz bırakabilesin.</p>
<p>Bence doğru yoldasın.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Ahmet</title>
		<link>http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/2009/09/12/karakter-tahlili/#comment-576</link>
		<dc:creator>Ahmet</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 20:06:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/?p=143#comment-576</guid>
		<description>&quot;Erkeklerin zekasına, mantığına, sanatına hayranlık besliyordum ki bu esasında körlüğe de sebep veriyordu.&quot;

Gözden kaçırılan nokta şu: Bu saydıklarının hiçbiri, erkekleri erkek yapan özellikler değil aslında.

Doğru; ilk çağlardan beri erkeklerin avcılık, savaş gibi güç ve zeka kullanımına yönelik, kadınların da çocuk bakımıyla, toplayıcılıkla filan uğraşması bize bu konuda evrimsel bir avantaj sağlamıştır. Toplumdaki kadın-erkek algısında bu avantajın etkisi var. Ama bizi erkek yapan şey bu senin sahip olmak istediğin özellikler değil ki? Belki de ilk önce erkek ve kadının ne olduğunu tanımlamalıyız, benim için bu sadece cinsel dimorfizm ve genetik avantajlar.

Erkeklere biçilen başka bir rol de duygusallıktan uzaklıktır, ama &quot;erkeklerin sanatta başarılı olması&quot; cümlesi de bu rolle çelişmekte (kaldı ki benim DeviantArt&#039;ta çalışmalarını severek takip ettiğim sanatçıların büyük bir kısmı kadın. İsmi o sanatın terminolojisine geçecek kadar başarılı sanatçıların kadın oranının da gelecekte artacağına inanıyorum, çünkü toplumun bu &#039;kadınlar anca aktrist filan olur&#039; yargısı da daha yeni çözülmeye başladı).

Bu sahip olmak istediklerinin garip bir yanı yok. Çünkü dediğim gibi, bizi erkek yapan şeyler bunlar değil, bu sadece toplumun biçtiği cinsiyet rolü.

Odaklanmak için izolasyon gerekli bazen.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Erkeklerin zekasına, mantığına, sanatına hayranlık besliyordum ki bu esasında körlüğe de sebep veriyordu.&#8221;</p>
<p>Gözden kaçırılan nokta şu: Bu saydıklarının hiçbiri, erkekleri erkek yapan özellikler değil aslında.</p>
<p>Doğru; ilk çağlardan beri erkeklerin avcılık, savaş gibi güç ve zeka kullanımına yönelik, kadınların da çocuk bakımıyla, toplayıcılıkla filan uğraşması bize bu konuda evrimsel bir avantaj sağlamıştır. Toplumdaki kadın-erkek algısında bu avantajın etkisi var. Ama bizi erkek yapan şey bu senin sahip olmak istediğin özellikler değil ki? Belki de ilk önce erkek ve kadının ne olduğunu tanımlamalıyız, benim için bu sadece cinsel dimorfizm ve genetik avantajlar.</p>
<p>Erkeklere biçilen başka bir rol de duygusallıktan uzaklıktır, ama &#8220;erkeklerin sanatta başarılı olması&#8221; cümlesi de bu rolle çelişmekte (kaldı ki benim DeviantArt&#8217;ta çalışmalarını severek takip ettiğim sanatçıların büyük bir kısmı kadın. İsmi o sanatın terminolojisine geçecek kadar başarılı sanatçıların kadın oranının da gelecekte artacağına inanıyorum, çünkü toplumun bu &#8216;kadınlar anca aktrist filan olur&#8217; yargısı da daha yeni çözülmeye başladı).</p>
<p>Bu sahip olmak istediklerinin garip bir yanı yok. Çünkü dediğim gibi, bizi erkek yapan şeyler bunlar değil, bu sadece toplumun biçtiği cinsiyet rolü.</p>
<p>Odaklanmak için izolasyon gerekli bazen.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: aynaimarzi</title>
		<link>http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/2009/09/12/karakter-tahlili/#comment-575</link>
		<dc:creator>aynaimarzi</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 18:09:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/?p=143#comment-575</guid>
		<description>İndirgemecelik her zaman daha kolay geliyor tabi. Çünkü ilkece savunulması gereken şey görünür olan bir şey değil. İnsan davranışları her kişide farketse de belli bir toplum içinde belli alışkanlıklar edinmiş insanlarla muhatap oluyoruz. Odaklanmayı tam yapamıyoruz haliyle, çünkü görünür olanla yetinmek daha rahat ve mümkün. Dikkat etmek ise her zaman tetikte olmayı gerektiriyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İndirgemecelik her zaman daha kolay geliyor tabi. Çünkü ilkece savunulması gereken şey görünür olan bir şey değil. İnsan davranışları her kişide farketse de belli bir toplum içinde belli alışkanlıklar edinmiş insanlarla muhatap oluyoruz. Odaklanmayı tam yapamıyoruz haliyle, çünkü görünür olanla yetinmek daha rahat ve mümkün. Dikkat etmek ise her zaman tetikte olmayı gerektiriyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Bir Garip Vampir</title>
		<link>http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/2009/09/12/karakter-tahlili/#comment-574</link>
		<dc:creator>Bir Garip Vampir</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 15:20:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/?p=143#comment-574</guid>
		<description>Kadın bir kişide saplanıp kalırken, erkeğin yoluna devam etmesi gözleminizi, bu durumun sosyo-kültürel kod sistematiği içinde gelişmiş çift taraflı bir öğreti olabileceği üzerinden okumaya çalışırsanız, bunun bir erkek için özgürlük ya da bağımsızlık meselesi olmayabileceğini görmeniz daha mümkün hâle gelir.

 &#160;

Fakat burada yine bir dil problemi göze çarpıyor. Erkek ve kadın arasındaki toplumsal yarılma üzerine kurulmuş egemen dile eklemlenmesi kaçınılmaz olan genellemelere direnen; benzerliklere değil, -sayıları az olsa bile- farklara odaklanan yeni bir dilin inşa edilmesi sürecine katkıda bulunmak daha elzem bir meseledir.

 &#160;

Örneğin sosyobiyolojik bir yaklaşım bize neden erkeklerin çok sayıda evlenmeye meyilli olduklarına dair mâkul açıklamalar sunabilir, ama bu tür bir genelleme sorun olarak gördüğümüz probleme derman olacak mıdır? Dolayısıyla esas odaklanmamız gereken, insanın, basit biyolojik güdülere indirgenemeyecek karmaşık bilinçlilik hâli olmalı. Oraya odaklandığımızda her bir insanın tecrübesinin mutlak farklılığını ve bu tecrübelere dair tepkilerin nizamî olmayabileceğini görmek mümkün hâle gelir. Bu tutumun neredeyse ilkece savunulması ve böylece önümüze konulan hemen her tür indirgeme girişiminde, söz konusu girişimleri ihlal eden ne varsa ona daha bir dikkat gösterilmesi gerektiğini söyleyeceğim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın bir kişide saplanıp kalırken, erkeğin yoluna devam etmesi gözleminizi, bu durumun sosyo-kültürel kod sistematiği içinde gelişmiş çift taraflı bir öğreti olabileceği üzerinden okumaya çalışırsanız, bunun bir erkek için özgürlük ya da bağımsızlık meselesi olmayabileceğini görmeniz daha mümkün hâle gelir.</p>
<p> &nbsp;</p>
<p>Fakat burada yine bir dil problemi göze çarpıyor. Erkek ve kadın arasındaki toplumsal yarılma üzerine kurulmuş egemen dile eklemlenmesi kaçınılmaz olan genellemelere direnen; benzerliklere değil, -sayıları az olsa bile- farklara odaklanan yeni bir dilin inşa edilmesi sürecine katkıda bulunmak daha elzem bir meseledir.</p>
<p> &nbsp;</p>
<p>Örneğin sosyobiyolojik bir yaklaşım bize neden erkeklerin çok sayıda evlenmeye meyilli olduklarına dair mâkul açıklamalar sunabilir, ama bu tür bir genelleme sorun olarak gördüğümüz probleme derman olacak mıdır? Dolayısıyla esas odaklanmamız gereken, insanın, basit biyolojik güdülere indirgenemeyecek karmaşık bilinçlilik hâli olmalı. Oraya odaklandığımızda her bir insanın tecrübesinin mutlak farklılığını ve bu tecrübelere dair tepkilerin nizamî olmayabileceğini görmek mümkün hâle gelir. Bu tutumun neredeyse ilkece savunulması ve böylece önümüze konulan hemen her tür indirgeme girişiminde, söz konusu girişimleri ihlal eden ne varsa ona daha bir dikkat gösterilmesi gerektiğini söyleyeceğim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: aynaimarzi</title>
		<link>http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/2009/09/12/karakter-tahlili/#comment-573</link>
		<dc:creator>aynaimarzi</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 13:33:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/?p=143#comment-573</guid>
		<description>Elbette ki büyük, hatta ataerkil bireyleri de babanın yanısıra anne yetiştirir, burası da ayrı bir muamma tabi.

&#160;

Aşk konusunda ise, geçen kuzenimle konuşuyorduk bu konuyu. Erkekler sevse de bir kadında takılıp kalmıyor, başka kadınla evlenebiliyor; kadın ise evlenmiyor (genellemelerden hariç kişiler vardır elbette). Evet kadın bir kişide saplanıp kalıyor. Göründükleri kadar bağımsız olmayabilirler, ama göstermiyorlar ki bunu; benim gördüğüm hep hayatına devam eden, bir yerde, kişide saplanıp kalmayan erkekler.

&#160;

Son konu, yani kadınların kartlarını doğru oynaması konusuna katılamıyorum cancağızım. Güçlü kadın imajı her şeyden evvel kadını da zorluyor ve olay çoğu zaman kartları doğru oynamaya bakmıyor. Kadının ailesi eğer rahatsa dediğin bir nebze gerçekleşebilir yine, ama her kadın bu kadar şanslı olmuyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Elbette ki büyük, hatta ataerkil bireyleri de babanın yanısıra anne yetiştirir, burası da ayrı bir muamma tabi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aşk konusunda ise, geçen kuzenimle konuşuyorduk bu konuyu. Erkekler sevse de bir kadında takılıp kalmıyor, başka kadınla evlenebiliyor; kadın ise evlenmiyor (genellemelerden hariç kişiler vardır elbette). Evet kadın bir kişide saplanıp kalıyor. Göründükleri kadar bağımsız olmayabilirler, ama göstermiyorlar ki bunu; benim gördüğüm hep hayatına devam eden, bir yerde, kişide saplanıp kalmayan erkekler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son konu, yani kadınların kartlarını doğru oynaması konusuna katılamıyorum cancağızım. Güçlü kadın imajı her şeyden evvel kadını da zorluyor ve olay çoğu zaman kartları doğru oynamaya bakmıyor. Kadının ailesi eğer rahatsa dediğin bir nebze gerçekleşebilir yine, ama her kadın bu kadar şanslı olmuyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Çağlayan</title>
		<link>http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/2009/09/12/karakter-tahlili/#comment-572</link>
		<dc:creator>Çağlayan</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 13:19:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/blog/aynaimarzi/?p=143#comment-572</guid>
		<description>Kibir gibi görünebilir ancak yazılan muhteşem şiirlerden, yaşanan en kanlı savaşlara kadar, erkeklerin dünyasında kadınların etkisi büyüktür. Bir kadın tarafından kalbi kırılmıştır, bir kadına aşık olmuştur, bir kadın tarafından yetiştirilmiştir.

Aşkı erkekler daha yoğun hissediyor, ayrılık acısını daha derin yaşıyorlar, üstelik göründükleri kadar güçlü ve bağımsız değiller. Toplum duygularını bastırmalarını emrettiği için kadınsı yanlarını reddediyorlar, bu da onları kendi yarattıkları ataerkil yaşamın içinde kısılıp kalmalarına yol açıyor. Bu arada kadınlar duygusallığın zayıflık olmadığını kabul edip daha kolay atlatıyorlar çoğu olayı.

Belki kadınlar ataerkil yaşamın nimetlerinden erkekler kadar kolay yararlanamayabilir, ancak kartlarını doğru oynarlarsa bu konuda sorun yaşamayacaklardır. Tabii güçlü kadın imajından korkan erkekler bu denli fazla iken bunun kolay olacağını söyleyemem.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kibir gibi görünebilir ancak yazılan muhteşem şiirlerden, yaşanan en kanlı savaşlara kadar, erkeklerin dünyasında kadınların etkisi büyüktür. Bir kadın tarafından kalbi kırılmıştır, bir kadına aşık olmuştur, bir kadın tarafından yetiştirilmiştir.</p>
<p>Aşkı erkekler daha yoğun hissediyor, ayrılık acısını daha derin yaşıyorlar, üstelik göründükleri kadar güçlü ve bağımsız değiller. Toplum duygularını bastırmalarını emrettiği için kadınsı yanlarını reddediyorlar, bu da onları kendi yarattıkları ataerkil yaşamın içinde kısılıp kalmalarına yol açıyor. Bu arada kadınlar duygusallığın zayıflık olmadığını kabul edip daha kolay atlatıyorlar çoğu olayı.</p>
<p>Belki kadınlar ataerkil yaşamın nimetlerinden erkekler kadar kolay yararlanamayabilir, ancak kartlarını doğru oynarlarsa bu konuda sorun yaşamayacaklardır. Tabii güçlü kadın imajından korkan erkekler bu denli fazla iken bunun kolay olacağını söyleyemem.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

