(Dikkat, iş bu yazı bünyesinde muhtemel spoiler ihtiva edebilmektedir. Bu yüzden İzlmemiş olup izlemek isteyenlerin tadını kaçırma tehlikesi vardır.)
Yönetmen: Quanan Wang
Seneryo: Wei Lu
Oyuncular: Yu Nan (Tuya), Bater, Sen’ge, Zhaya.
Tür: Dram/Romantik.
Yapım: Çin.

Dünyanın en soğuk iklimine sahip ülkelerden biri olan Moğolistan’ın yüksek dağları arasındaki yaşamı idame edebilmek için gerekli olan fizikî güç, şehrin konfor içindeki yaşamına nispetle büyük ölçüde önem taşımaktadır. Özellikle biri oğlan diğeri kız olmak üzere iki çocuk ve felçli bir eş sahibiyseniz.
Tuya, inanılmaz güçlü bir kadındır aslında. Öyle ki, filmin başında ağlarken gördüğümüz Tuya’ya ilerleyen dakikalarda sanki bu ağlamayı yakıştıramamakta, daha doğrusu onu böyle içli bir şekilde ağlamaya götüren sebeplerin ne olduğunu merak etmekteyiz film boyunca. Final sahnesinde tekrar başa döner film; ama bu sefer Tuya ile içli dışlı olmuşuzdur ve artık onun ağlaması, filmin başında olduğu gibi merakla karışık bir yakıştıramama hali uyandırmaz bizde. Zira anlarız ki Tuya’nın gözyaşları onun zayıflığını değil, çaresizlik içindeki (bir umut) çaresini göstermektedir.
Zıtlıklar, zıttı olduğu şeyle karşılaştırma imkanı sunar bize, zaten zıttı önemli yapan da budur. Tuya’nın zıddı ise karşımıza Bater olarak çıkar. Tam bir zıtlık diyemesek de Tuya’nın güçlülüğü karşısında bir yönüyle zayıflığı ve çaresizliği göstermektedir.
Bater kuyudan su çıkarmaya çalıştığı sırada felç geçirmiştir. Tuya’nın kendi hayatını kurması gerektiğini düşünmekte; ancak Tuya tam da böyle bir şeyi gerçekleştirdiğinde kendisinden belki de haksız yere beklediğimiz olgunluğu gösteremeyerek intihara kalkışabilmektedir. İntihardan sonraki hastane sahnesinde ise Tuya’nın isyanı en az ağladığı sahne kadar etkileyicidir. Aynı zamanda Tuya’nın aynaya bakıp görücülerin gerisin geri gitmesinin sebebini artık yaşlandığına bağladığı sırada, sebebin kendisi olduğunu söylerkenki olgunluğu da sanki Tuya’nın babasıymış gibi bir havaya sokar Bater’i.
Peki Tuya, acıdığı için mi yoksa sevdiği için mi terk edemez Bater’i? Acıma tarafının ağır bastığı düşünülse de Tuya’yı bu kadar kararlı yapan şey sadece “acımak” duygusu değildir sanırım. Kim bilir, sevgiyle birlikte acımak, belki de sadakattir sebebi.
Moğolistan veya Çin’deki komünizme de gönderme yapıyor film. Özellikle Tuya’nın oğlu Zhaya, Sen’ge’nin yeni almış olduğu kamyonetle çalışan insanların yanından bir lidermişçesine geçerken “Çok çalışın yoldaşlarım” sözünü söylediği sahnede belirginleşiyor bu durum. Geleneksel Moğol çalgısı Morin Huur’un da eşlik ettiği filmin müziğininse kelimenin tam anlamıyla atmosferi sarmaladığını söyleyebilirim. Tuya’nın evliliği, romantizm ve dramı çiğ bir şekilde değil, tüm karakter ve hikayeye yedirerek sunmakta olan bir film. Bazı sahneler içinize işlerken, kimi sahnelerde de gülümsetebilmektedir. Ayrıca 2007 Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü de almış olduğunu ekleyerek bitireyim yazımı.




Leave a reply