7
Sep

Hiroshima Mon Amour

   Posted by: aynaimarzi   in Film


Yönetmen: Alain Resnais
Yazar: Marguerite Duras
Oyuncular: Emmanuelle Riva/Elle, Eiji Okada/Lui
Imdb

-Sen hiç bir şey görmedin Hiroşima’da. Hiç.
-Her şeyi gördüm. Her şeyi.
-Hastaneyi de gördüm, eminim gördüğüme.
-Bir hastane var Hiroşima’da. Nasıl görmemiş olabilirim?
-Hiroşima’daki hastaneyi görmedin. Hiç bir şey görmedin Hiroşima’da.

Dünyada insanların birbirine çektirdiği felaketlerin fotoğraflarını görüyoruz, belgesel filmlerini izliyoruz, belki de felaket bölgesini ziyaret ediyoruz felaketlerden sonra ve o felaketi gördüğümüzü iddia ediyoruz; ama aslında görmemişizdir hiç bir şey. Fotoğraflarda, filmlerde gördüğümüz şeyler sadece birer imgedir, gerçeğe en yakını sunabilseler de bize, gerçek değildir o. Sadece gerçeğin bir yansıması, bir parçasıdır, tamamı değil. Fransız Elle, sevgilisi Lui’ye Hiroşima’yı gördüğünü söylediğinde Lui tüm gördüklerine rağmen Elle’in Hiroşima’yı görmediğini iddia eder. Fakat Elle de ısrarla gördüğünü iddia eder, zira cidden o da kendi Hiroşimas’ını tüm yıkıcılığıyla yaşamıştır, Elle’in felaketi bittiğinde başlar asıl Hiroşima felaketi.

Hiroşima görüntüleri bizim de belleğimize sunulur 15 dakika boyunca, iki sevgilinin en özel anından görünen parçalarla birlikte.  Elle aslında Paris’in Nevers’idir, Lui ise Hiroşima. Hep Elle anlatır kendisini, Lui’ye dair mimar olmasının dışında bir iki bilgi verilmesiyle yetinilmesi de sanki, Avrupa’nın daima kendi felaketlerini öne çıkarıp geri kalanını görmezden gelmesine bir atıf olabilir belki.  Çünkü Hiroşima da Bosna, Irak’ta olduğu gibi bir ötekidir, kendi felaketlerini anlatmak varken ötekiye olan kuru üzüntü yeter de artar hem değil mi?

90 dakikanın sonuna geldiğimizde bir film değil de kitap okumuş hissi bırakır damağımızda Hiroşima sevgilim.  Kuşkusuz bunda en büyük pay yazar  Marguerite Duras’a aittir, zira yönetmen hikayenin tıpkı bir kitap gibi olmasını ister ve Duras da döktürür (diyaloglar özellikle çok etkiledi beni, hatta sadece altyazıları oturup tekrar okudum). Bunu söylersem haddimi aşar mıyım bilmiyorum (ödül almış, yeni dalga filmlerinden biri olarak gösteriliyor Hiroşima Mon Amour sonuçta), ancak özellikle bazı repliklerde Elle’in tepkileri zoraki geldi bana biraz. Belki yönetmenin filmi bir drama şeklinde sunmak isteyişinden de kaynaklanıyor olabilir bu durum, gerçekçi olmak değil önemli olan.  Son kertede yazarın etkisi midir filmi böylesine etkileyici kılan, yoksa yönetmen midir karar veremedim tam. Her ikisidir diyecek olsam da gönlüm yazardan yana daha ağır basmakta.

Aşkın boyutlarına göre kurulmuş bu kent, sen boyuma göre yaratılmışsın benim.
-Kimsin sen? Öldürüyorsun beni.
Susamıştım, aldatmaya, … Yalan söylemeye susamıştım. Ve ölüme, ta başından beri. Bir gün karşıma çıkmanı bekliyordum hep, sessizce, sonsuz bir sabırsızlıkla|bekliyordum seni.

Yut beni. Öylesine kendine dönüştür ki beni… Senden sonra kimse anlayamasın bunca isteğin nedenini. Yalnız kalacağız, sevgilim, sonu hiç gelmeyecek gecenin. Gün hiç kimsenin üzerine|doğmayacak bir daha.
Hiç. Hiç bir zaman.


Tags: , ,

This entry was posted on Sunday, September 7th, 2008 at 7:33 pm and is filed under Film. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a reply

Name (*)
Mail (will not be published) (*)
URI
Comment