Archive for the ‘Albüm’ Category

Moe Joe Album Kapagi

Blues dinlemekten, blues çalmaktan ya da her ikisini birden yapmaktan hoşlanıyorsanız, muhtemelen kendinizi yakın hissedeceğiniz bir grup Moe Joe. İyi, kaliteli blues yapmakla kalmıyorlar; blues yaparken aldıkları keyfi de bir şekilde sonuna kadar notalara dökebiliyor. Müzikal kalitelerinin yanısıra dinleyene verdikleriyle keyifle de taktir ettiğim gruplardan birisi oldular gerçekten.

Müzikal kalite demişken söylemem gerek, şarkılarında hangi enstrümanı dinlerseniz dinleyin, performansın içerisine ustalıkla katılmış küçük nüansların farkedilmeyi beklediğini göreceksiniz. Gitar olsun, saksafon olsun, mızıka, klavye olsun; üst düzey sololar atarlarken, solo dışında da rifflerinin sabit olmadığını, müzisyenlerin notalarda yaptıkları ufak değişiklerle kalitelerini gösterdiklerini, hem şarkının içindeki hissi daha iyi verebildiklerini, hem de dinleme keyfini arttırdıklarını rahatlıkla söyleyebilirim. Onun dışında bass ve bateri de monotonluktan epey uzak. Bluesda bu iki enstrümanın rütinlerini bozmadığı durumlarla özellikle çokça karşılaşılabildiğinden Moe Joe’nun burada da beklentilerimizi yüksek tutmamıza imkan vermiş olması beni ayrıca mutlu etti.

Grubun bence blues adına en iyi yanlarından birisi, pek çok blues stilinde işler çıkarmış, bunu yaparken de hepsindeki duyguyu, hissi başarıyla verebilmiş oluşu. Bu anlamda Chicago Istanbul Mainline oldukça zengin bir albüm olmuş.

Moe Joe resmi olarak dağılmış değilse bile bu grubun ilk ve tek albümü olmuş. Ama konserleri nadir de olsa oluyormuş sanırım. Bir yerlerde rastlarsanız kaçırmayın derim. Çok fazla biyografik bilgi vermedim ama Myspace sayfalarında bu konuda Türkçe materyal bulunabilmekte, aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Linkler:
Myspace Sayfaları

Şarkı Listesi:
1. Black Coffee Blues
2. Lonesome Grassman
3. SunLight
4. Born In Izmir
5. Come On Home
6. Blues Is A Raindown
7. Spank Ma Monkey
8. Two Trains Runnin’ Two Bears R
9. Rooters And Pigeons
10. I BeLieve
11. Sundown

Sabahın dokuzunda uyanıp, kendi kendime “napıcam lan bu saatte” derken bir anda keşfediverdiğim bir grup oldu İstanbul Blues Kumpanyası. Aslında bileni de oldukça fazlaymış İBK’nın. Daha önce pek çok organizasyonda kendilerini göstermiş olmalarının yanında, Efes Pilsen Blues Festivali’nde yer almış ilk Türk grubu olma unvanına da sahipler.

‘Kökler’ (1997, Ada Müzik) ve ‘Şair Zamanlar’ (1999, Doublemoon) olmak üzere iki albümleri mevcut, ancak bu iki albüm arasında da büyük farklılıklar olduğunu söylemek mümkün. Kökler albümünde blues çizgisine daha sadık bir görüntüye sahiplerken, Şair Zamanlar’da etnik öğelere de sahip, kimi zaman deneyselleşen, okuduğum kadarıyla canlı performanslarda da doğaçlamaların daha ağırlıklı olarak yer aldığı bir müzikal çizgiye kaymışlar. Kökler albümünü ve o albümü çaldıkları canlı birkaç kayıt dinlememle, dinlediğim en iyi Türk blues grubu unvanını kendilerine vermem bir oldu. Babazula, Siya siyabend gibi etnik, geleneksel öğelere müziklerinde yer veren gruplara da kulağınız aşina ise, Şair Zamanlar’dan da muhtemelen keyif alacağınızı söyleyebilirim. Bu albümlerinde geleneği terk etmeden, hatta gelenekten beslenerek modern müzik yapma iddiasına sahipler.

Grup elemanlarına bakıldığında diğer çalışmalarıyla da oldukça iyi işler çıkarmış, adlarından söz ettirmiş müzisyenler olduklarını söyleyebiliyoruz. Ben şahsen Orçun Baştürk’ü görünce ayrı bir mutlu oldum. Replikas’tan ve Kafabindünya’dan zaten tanımaktaydık kendisini. Siya Siyabend’in Babylon’daki, dağılmadan önce verdikleri son konserlerinden sonra arkadaşımla “bu bateristi nerden tanıyoruz abi biz” sorularını sormamıza vesile olmuş birisidir ayrıca kendisi. Burada görünce ayrı bir mutlu olduğum dediğim gibi. Diğer grup elemanlarını ve İBK’ndan sonraki çalışmalarını aşağıda bulabilirsiniz.

İBK ne yazık ki günümüze kadar devam edememiş. Şair Zamanlar albümünü çıkarmalarından sonra aralarındaki, kendi ifadeleriyle müzikal yaklaşım farkları nedeniyle çalışmalarına belirsiz bir süreyle ara vermeyi seçmişler. Linkler başlığı altından ulaşabileceğiniz myspace sayfalarında grubun detaylı biyografisini bulabilirsiniz, daha fazla bilgi için oraya yönlendireyim sizi. Keşfetmekten de, paylaşmaktan da bir blues sever olarak oldukça mutlu olduğum, gurur duyduğum bir grup İstanbul Blues Kumpanyası. En azından bir kulak vermenizi ısrarla tavsiye etmekteyim.

Grup Elemanları ve IBK Sonrası Çalışmaları
Sarp Keskiner - vokal, gitar, kaval, harmonika (Saska, Kırıka, Moe Joe, G.R.O.S., solo çalışmalar)
Salih Nazim Peker - saz, elektronik saz, buzuki (Kırıka, Kordonboyu)
Vefa Karatay - bass (Moe Joe, King Bees, Yavuz Çetin, Blues Mobile)
Tuğrul Aray - tenor saksofon (King Bees, Olcay Saral Duo, solo çalışmalar)
Orçun Baştürk - davul, konga (Replikas, Saska, Kırıka, Kafabindunya, solo çalışmalar)
Ozun Usta - dümbelek (Naapjazz, Tamburada, Randiman Kakara)
Ertan Tekin - Zurna, ney

Linkler:
Şair Zamanlar MySpace Sayfası
Efes Pilsen Blues Festivali (1997) kayıtlarının yer aldığı MySpace sayfaları
National Geographic’te IBK (WTF demeyin lütfen =) )
İBK, Adana 1997 Canlı Performansından Görüntüler 1 2 3 4 5 6

Albümleri:
Kökler (1997, Ada Müzik)
kökler

1. Alleuia
2. God Put The Rainbow In The Sky
3. Chanson De Mardi Gras
4. Black Coffee Blues
5. Sea Line Woman
6. Early Morning Stomp
7. Blues On Fidayda
8. Sleep Deep Blues
9. Grassfunk No:8
10. Jesus Met The Woman At The Well
11. Workin’ Power
12. Loner
13. Whiskey Jar Blues
14. Pick A Bale Of Cotton
15. Black Mule Rag
16. Ma Right Mind
17. Freedom Birds Of Africa (Ken Saro Wiva Et Fela)

Şair Zamanlar (1999, Doublemoon)

1. Biskotin
2. Dürüst Duman
3. Fourty-Four
4. Whiskey headed Woman No.3
5. Derbeder
6. Kırıkk Hayatlar
7. Kurbağalı Bodrum
8. Çiğdem Pilavı
9. Hüseyni Twist
10. Şair Zamanlar
11. İzmir’e Donüş
12. On the Road Again

27
Jul

Gilles Peterson in Africa (2005)

   Posted by: montezaus Tags: , , ,

Gilles Peterson in Africa

Aslında şu aralar yazmak istediğim başka şeyler vardı, ama Gilles Peterson Afrika’dan öyle şarkılar bulup getirmiş ki kendimi bir anda bu satırları yazarken buluverdim.  BBC Radio1′da bir ara her hafta internetten takip ettiğim Worldwide programını yapan, Türkiye’de de Radio Oxigen’da (FM 96.0) programı yayınlanan Gilles Peterson’ın ülkeden ülkeye, kıtadan kıtaya, müzikten müziğe geçerken Afrika’yı da ayrı bir albümle andığını bu sabaha kadar bilmiyordum doğrusu. Daha önceleri Gilles Peterson in Brazil ile bossa novanın ötesinde Brezilya’da yapılan müziği bize ulaştıran DJ, bu sefer de 60ların, 70lerin Afrika’sından bugüne kadar, yaşlı kıtanın jazzı kendi müziğiyle birleştirmesiyle ortaya çıkarttığı müziği derlemiş.

Aralarında daha önceden bildiğim yalnızca, Etiyopya müziği ile jazz sentezi yaparak ethio-jazz akımını yaratan Mulatu Astatqe’nin bulunduğu isimleri bir araya getirerek keşfedilmesi müthiş zevk veren Fela Kuti, Manu Dibango, Antibalas Afrobeat Orchestra gibi isimlerin yaptıkları müziğin bizlere ulaşmasında albüm köprü görevi üstlenmiş.

Jazz seviyorsanız bu albümle Afrika’da yapılanlara da bir kulak vermenizi öneririm. Albüm iki CD’den oluşuyor. The Soul isimli ilk CDde genellikle eski isimler yer alırken, ikinci CD olan The Spirit’te IG Culture, Masters at Work gibi modern zaman prodüktörlerinin işlerine de yer verilmiş.

Linkler:
Gilles Peterson’ın BBCdeki Programı
Gilles Peterson’ın Web Sayfası
Mulatu Astatqe - Asmarina
Antibalas Afrobeat Orchestra - at MacRock | at Evolve Festival
Fela Kuti - Teacher Don’t teach Me No Nonsense | Music is a Weapon | Water No Get Enemy | Sorrow Tears & Blood

Şarkı Listesi:
CD1 - The Soul
1. Gilles Peterson - Intro
2. Oscar Sulley - Bukom Mashie
3. Peter King - Ajo
4. Manu Dibango - New Bell
5. Fela Ransome Kuti & Africa 70 - Ye Ye De Smell
6. Antibalas Afrobeat Orchestra - Indictment
7. Feqadu Amdé Mesqel - Asmarina
8. Mulatu Astatke - Mulatu
9. Miriam Makeba - Samba
10. Letta Mbulu - Mahlalela
11. Abdullah Ibrahim - Did You Hear That Sound (Toshio Matsuura Remix)

CD2- The Spirit
1 Masters At Work - MAW Expensive (A Tribute To Fela)
2 Osborne - Afrika
3 Konono No. 1- Lufuala NDonga (Edit)
4 Lekan Babalola -  Aso Kere (IG Culture Mix))
5 Cesaria Evora - Angola (Carl Craig Remix)
6 Thievery Corporation - The Heart’s A Lonely Hunter
7 Dennis Ferrer - Funu (Hi-Life Mix)
8 Blaze - Jump 4 Luv (Shelter Main Mix)

27
Jul

Souad Massi - Raoui

   Posted by: aynaimarzi Tags:

Hani bazı sesler vardır, sizi bilmediğiniz yerlere götürür; lakin bilmediğiniz, görmediğiniz o topraklarda gezinirken size müziğiyle eşlik eden sakinleştirici tınısı sayesinde paniklemenize olanak sunmaz. Elinde gitarı, çoğu zaman Arapça, nadir olarak da Fransızca söylediği ve ud, def, bendir, gimbri gibi çeşit çeşit enstrümanların eşlik ettiği Souad Massi şarkıları da buna benzer bir etki yapıyor dinleyen üzerinde. 1972 Cezayir doğumlu Souad Massi, büyük kardeşinin teşvikiyle birlikte gençliği boyunca müzik eğitimi alıyor. Cezayir’de Atakor adlı bir Rock grubu kursa da solo olarak kariyerine devam etmek istiyor ve isteğine ancak Fransa’da ulaşabileceğine inanıp Fransa’ya yerleşiyor. Raoui, Deb, Mesk Elil ve 2007 yılında çıkarmış olup bu üç albümünden en beğenilen şarkıların toplandığı Aqustic the Best of Souad Massi adlı toplam 4 albümü var.

1- Raoui (Rivayet eden, hikaye anlatıcı)
2- Bladi
3- Amessa
4- Tant Pis Pour Moi
5- Hayati
6- Nekreh El Kelb (bu kalbi çirkin görüyorum manasında)
7- Denya (Dünya, yaşam)
8- Khsara Aalik
9- Rani Rayha
10- J’ai Pas De Temps
11- Awham (Şüphe)
12- Lamen (El-eman, güven)
13- Enta Dari (Sen benim yurdumsun)
14- Matebkiche (Ağlama)

Bu albüm kimi yerlerde bana Tinariwen Aman İman’ı çağrıştırdı, mesela Amessa adlı şarkıda olduğu gibi. İlk şarkı albüme de adını veren Raoui. Sakin bir şarkı, gitarla açılıyor ve Souad Massi tüm içtenliğiyle hikayecinin kendisine bin bir geceyi, insanlığın tarihini anlatmasını istiyor.  Raoui ile hüzünlenmişken ud ile açılan Bladi’de neşeleniyoruz biraz.  Bladi’den sonra Amessa’ya geçiyor ki albümde en sevdiğim şarkılardan biridir bu, enstrüman olarak da son derece neşeli bir şarkı ve Massi yine müziğe uygun bir coşkunlukla söylüyor. Daha sonra Tant Pis Pour Moi başlıyor, dingin bir şarkı ve albümdeki iki Fransızca şarkıdan birincisi, diğeri de zaten J’ai Pas De Temps (geri kalanlar Arapça).  Hayati’nin başında yine güzel bir taksim dinliyoruz, bu şarkının uzaklara götüren bir havası var. Hüzünlü havanızda bir kuş cıvıltısıyla dingin bir havaya bürünürsünüz ya, bu şarkı da hüzün ve dinginliği bir arada sunuyor bize. Nekreh El kelbi’de ise Akdeniz havası var sanki, sahilde bir akşamüstü çalınan türden hani. Geri kalan şarkılar da albümdeki bu hüzün (Rani Reyha, El-Eman), neşe (Denya, Ente Dari) ve dinginlik (J’ai Pas De Temps, Matebkiche) halini paylaşıyorlar. Awham’da ise biraz rock havası var, oldukça güzel.

2001’de çıkan albüm 2002’de Dünya müziği ödülü olan BBC Radio 3’ü aldı. Şahsen benim de Souad Massi’nin en beğendiğim albümlerinden oldu Raoui. Kimi zaman ritmik, kimi zaman dingin, Souad Massi’nin güzel sesiyle hüzünlendirici bir albüm. Bir de Deb albümü var, ama onun incelemesi de başka zamana kaldı artık =)

Web sitesi

Myspace

Viva La Vida or Death and All His Friends (2008)

Coldplay denilince genelde birbirinden çok da farklı tarzda şarkılar beklemeyiz sanırım; gitarlar olsun, vokaller olsun, bateri, piyano olsun, genelde bizi alıştırdığıklarının dışına çıkmazlar pek. Bunu da grubu kötülemek için söylemiyorum, sonuçta grup elemanları kendi sevdikleri, arzuladıkları tarzda müzik yapıyorlar, bizler de onların ortaya çıkardıkları şeyde sevecek bir şeyler bulmuşuzdur ki dinliyoruzdur, alıyoruzdur albümlerini. Ancak bir yerden sonra belli bir tarzı terkedememek, özellikle o tarz kısıtlayıcı olarak değerlendirilebiliyorsa müzik grupların laneti olabiliyor sanırım bazen. Belki de Coldplay elemanları da böyle bir kısıtlılığı aşmak için kendilerini, müziklerini yenilemeye karar verip alışılmış çizgilerinin oldukça dışında bir albüm çıkarmışlar bu sefer. Albümün hiçbir parçasını dinlemeden, albümün prodüktörlüğünü Brian Eno’nun yapmış olduğunu bilmemiz bile böyle bir değişimi garantiliyor zaten bir yerde.

Peki bu albümde diğer albümden farklı ne var derseniz, aynı kalmış hiçbir şey yok sanırım; belki vokal biraz  bu genellemenin dışında kalabilir. O da diğer enstrümanların pek tenezzül etmediği melodiyi taşıma işlevine ağırlık vermiş sanki biraz.  Grubun müziğinde vokalin eskisinden bile daha ön planda olmasının sebebi bir yerde de diğer enstrümanların kullanımındaki farklılıklar olmuş. Eski net, temiz, çınlayan gitar tonları gitmiş; yerine daha kirli, bazı yerlerde oldukça distortionlı tonlar gelmiş; gitarın melodiyi yüklenmesindense ritmi vermesi tercih edilmiş. Diğer Coldplay albümlerine göre sesi nispeten kısılmış denilebilecek gitarlar da arkaplanda kalmış böylece. Eskisinden daha belirgin olan davul da ritm konusunda gitara destek olmuş. Ayrıca pek çok şarkı Coldplay için alışılmadık denilebilecek şekilde üflemeli, telli çeşitli enstrümanlara, elektronik seslere de sahip. Sonuç olarak ortaya nasıl bir müzik çıkmış derseniz, enstrümental anlamda gruba rahatça ‘otur evladım, sıfır’ denilebilecekse de zaten albüm hazırlanırken böyle bir şey amaçlanmamış. Sözler gene aynı, Coldplay bu konuda kendini değiştirmek gereği duymamış, iyi de yapmış, lirik anlamında dinleyicilerini tatmin etmeyi başarabilmiş. Ancak sözler dışında grubun müziği arkaplan müziği denilebilcek bir tarza kaymış, ki bunda da çok iyi oldukları söylenemez pek. Albüm bir yerde Coldplay’in bundan sonra ne yapacağına dair arayışlarını yansıtıyor, bu yönüyle deneysel bir nitelik kazanıyor. Albümün sunduklarının, grubun yeni yönelimlerinin hayranları tarafından nasıl karşılanacağı ise belli olmaktan çok uzak. Bu anlamda Coldplay’in müzikal arayışlarında bu albümün doğru yönde bir adım olup olmadığı da şüpheli oluyor maalesef. Yine de lirikleriyle eski çalışmalardan geri kalmayan, bu yönüyle oldukça iddialı olan albümün Coldplay fanlarınca tamamen kayıp olarak değerlendirilmesi zor sanırım.

Websiteleri: http://www.coldplay.com/index.php
Myspace sayfaları: http://www.myspace.com/coldplay
Videolar:
-
Albümden çıkan ilk single Violet Hill’e çekilen klip
- Albüm üzerine bir ropörtaj
- Bir diğer ropörtaj
- Viva La Vida (live in Amsterdam)

Şarkı Listesi:
1. Life In Technicolor
2. Cemeteries Of London
3. Lost!
4. 42
5. Lovers In Japan/Reign Of Love
6. Yes
7. Viva La Vida
8. Violet Hill
9. Strawberry Swing
10. Death And All His Friends
11. The Escapist

28
Jun

The Bamboos

   Posted by: montezaus Tags: , ,

band

Avustralya’lı The Bamboos son zamanlarda funkı, özellikle yeniden dirilen deep funkı temsil eden iyi gruplardan bir tanesi. 2001’de temelleri atılan grup ilk zamanlar iki tane single yayınlamış, bunlara paralel olarak yerel performanslar vermiş, 2005te Londra merkezli TruThoughts Records ile anlaşmalarıyla da hem daha sonra çıkaracakları iki albümün hem de daha ciddi bir müzik kariyerinin yolunu açmışlar. Daha önceden Quantic ve Alice Russel gibi deneyimli ve tanınmış isimlerle çalışma fırsatı bulmuş olan grup elemanlarının, sahip oldukları bağlantılarla uluslararası alanda arzu ettikleri tanınırlığa ulaşmaları pek zor olmamış. Hem 2006 tarihli Step It Up albümünden, hem de 2007’de çıkan Rawville’den sonra The Bamboos gerek albüm satışlarıyla, gerek Avrupa’nın pek çok şehrinde sahne almalarıyla, gerekse birçok müzik dergisine konu olmasıyla alanında iddialı, tanınan isimlerden biri durumuna gelmiş.

Konser vererek geçirdikleri 4 yılın ardından 2006 yılında çıkardıkları Step It Up albümünde bütün bu yılların birikimiyle canlı, hareketli, canlı çalındığında oldukça keyif verme potansiyeli olan şarkılar bulunmakta. Yazın ev partisi veririm, arabamda giderken de groovy takılır eder keyifle yol alırım diyenlerdenseniz Step It Up tam sizlik bir albüm. Rawville’de de grubun tarzı çok fazla değişmemiş, ilk albümde kaldıkları yerden devam etmişseler de şarkıların zaman zaman daha yavaşladığını, kimi zaman özellikle klavyeyle biraz daha deneysel bir tarza geçiş yaptıkları hissedilebilmekte. Böyle bir yönelimden söz edilebiliyor olsa da temelde albümde grubun ilk albümdeki kıpır kıpır müziğinden de taviz verilmemiş, tarzları çok fazla değişikliğe uğramamış.

Grup elemanları Lance Ferguson (gitar), Ben Grayson (klavye), Danny Farrugia (davul), Yuri Pavlinov (bass), Anton Delecca (saksofon, trompet) ve Ross Irwin (trompet)

Websiteleri: http://www.thebamboos.com
Myspace sayfaları: http://www.myspace.com/thebamboos
Fotoğraflar: http://www.thebamboos.com/images.htm

Step It Up (2006)
Step It Up Cover

1. Step It Up
2. Tighten Up/Album Version
3. In The Bamboo Grove
4. Golden Rough
5. Black Foot
6. Transcend Me
7. Tobago Strut
8. Another Day In The Life Of Mr. Jones
9. Crooked Cop
10. Eel Oil
11. Voodoo Doll/Album Version

Rawville (2007)
Rawville cover

1. Bamboos Theme
2. Bring It Home - The Bamboos, Alice Russell
3. Get in the Scene - The Bamboos, Ohmega Watts
4. Witch
5. My Baby’s Cheating (I Sure Got the Feeling) - The Bamboos, Fallon Williams
6. I Don’t Wanna Stop - Kylie Auldist, The Bamboos
7. Head in the Clouds - The Bamboos,
8. Happy
9. Rockin’ It - The Bamboos, Ohmega Watts
10. Pussy Footin’
11. Rawville
12. Tongan Steel