6 yıldan beri içinde olduğum beneath the ground adlı organizasyon ve yayının bugün buralara kadar gelmiş olmasından dolayı ne kadar mutlu olduğumu söyleyerek başlamak istiyorum.
6 yıl içerisinde nelerin yaşandığını kelimelere dökmemin imkanı yok. ama inanın hem mutlu hem de üzücü şeyler yaşandı. klişeleştirmek istemiyorum; nelerin olup bittiğinden haberiniz olmadığını biliyorum. ama şöyle de diyebilirim; bu nasıl bir zombilikmiş ki, defalarca toprağa gömülse de tekrar dışarı çıkartılabiliyormuş.
kimler geldi kimler geçti olayı değil aslında. ne kadar ayrıldıysak, ne kadar koptuysak da, her ay btg’ye materyal hazırlama ya da forumlara bir bakma ihtiyacı hissettim, şahsen. genel için konuşamıyorum ama hala çevremde ‘zombiler’ varsa, öngörüde bulunabilirim demektir.
tasarımlar. btg’nin yap boz tahtası. kimlerin emeği geçmedi ki ? tuğbek ölek’in yaptığı ilk tasarımlar, sonra gelen ve her materyal eklediğinizde mevcut bütün sayfaları değiştirmeniz gereken tasarım, ardından şimdi kiminle nasıl uydurduğumuzu hatırlamadığım frame’li tasarım, onun ardından benim düşünüp estetica’nın yaptığı kitap tasarım, ardından estetica’nın yaptığı mektup tasarım… sonunda ogz kurulduğunda sırf btg’yi yetiştirebilmek için uydurduğumuz, iskeletini kurduğum sonra da temmuz btg’de revize etme şansı bulduğum forum tasarımı.
her tasarım bizim için ayrı birer dönem, ayrı birer heyecandır. hepsinin yeri ayrıdır. mesela ilk tasarımlarda ben ‘katılım’ı hissediyorum. o zamanlar katılan insanları tanımıyordum. katılımcı sayısı da herhalde bugünden daha fazlaydı. sonraki frame’li tasarım bana btg’yi hazırladığım ayları, bir yazı yüzünden bir site ile başımızın derde girmesini (eheh) hatırlatıyor. sonraki kitap tasarımı hala en çok sevdiğim tasarımdır keza o zamanlar galiba çok daha güzel materyaller yazıyordum. mektup tasarımına yetişemedim, askere gittim, geldim. en etkileyici tasarımımız olduğunu düşünüyorum.
şimdi ise benim hala ‘yeni’ dediğim, forum tasarımı var. modüler yapısı falan olan bu tasarımı ne zaman yenileyeceğimiz şu an belli değil. işleri yoluna koyalım, o da olur.
sürekli olarak konuştuğum, konuşmadığım, belki de uzun zamandır görüşmediğim zombi arkadaşlarıma, bu siteyi yapan eden çeken çeviren, forum tasarımının modüler yapısını sonuna kadar kullanan anubis’e, tasarımlardaki emeği için estetica’ya, sonuç olarak herkese teşekkür ediyorum. bugünün hatırası olarak bu blog entry’ini giriyorum. umuyorum ki bundan sonra herşey bugünkü kadar parlak, göz alıcı, ‘yerine oturmuş’ ve ‘yerinde ağır’ olacak.