Jun 24
Metal, trash, biÅŸeyler muhabbeti
-Bu bizim metal müzik görmeyeli çok değişti be üstat
-Sahi yahu, bizim zamanımızda böyle miydi? Açar dinlerdik, uğraştırmazdı. Kimse kimseye sormazdı metalin hangi kolunu seversin edersin diye.
-Yok be sorarlardı da, sen hayvanlığa vurup cevap vermezdin.
-Neyse işte, duydum ki bu işler çok değişmiş. Komplike olmuş, bi sürü yeni yeni grup çıkmış. Kimi dinlediğine göre adam seçer olmuşlar. Gothic dinleyenleri sevenler, thrash dinleyenleri öpenler, senfonik dinleyenlere verenler derneği tarzı oluşumlar baş göstermiş. Toplumda dirlik düzen kalmamış azizim.
-Ya, ya öyle tabi. Mesele kafa sallamayı çoktan aşmış. Bi yandan kafa sallayıp, bi yandan pogo yapmayana kızlar vermiyomuş azizim.
-Pogo ne aq azizim, kusura bakma ama. Bu arada kız vermiyolarmış dicektin galiba.
-Pogo köprüde karşılaşmış iki keçi misali oluyo. Kızlar vermiyo azizim, kusura bakma ama çok safsın.
-Ulan azizim, nerde kaldı müzikte kendimizi kaybettiğim yıllar. Peeh!
-Breh, breh, breh azizim.
-Dur ipodumu çıkarıyim de Hedehöde nin 3.albümü Treleybüsten, matruşka adlı şarkıyı dinleyelim gel. Çok pis tıraş yapıp, bi yandan gothic, bi yandan senfonik. Yarıyolar azizim.
-Adama bi s.ktir git demezler mi?
1 commentJun 24
Whopper ne lan!
Yemek yemeyi severim ama ne bulursam yemem, seçerim yediğimi. Arada pide, lahmacun yerim para varsa, pizza yerim. Yanında kola olsun ayran olsun içerim canım ne istediyse. Ardından bir de sigara yakarım. Bu konu burada kapanır, ne sigaraya şiir yazarım, ne lahmacuncuya bahşiş veririm. Bir zamanlar Mcdonald, burgerking gibi mekanlara da giderdim, ama doymanın mümkün olmadığı, samimiyetten uzak bu mekanlardan gün geçtikçe uzaklaştım ister istemez. Eskiden oyuncak vs. dağıtırlardı gider alır oynardık. Bu saatten sonra oyuncakla oynanmaz, traş bıçağı, prezervatif gibi malzemeler de hamburgerle verilemeyeceğine göre, işim olmaz. Fakat, insan ne kadar kaçmaya çalışsa da, dünya küçük, bir yerde hop diye yakalayıveriyor adamı. Muhabbet whopper muhabbeti, çok seven iki arkadaş, bir de ben. Hani şu reklamında televizyon kadar olan, gidip isteyince iki lokmada biten şey mi diyeceğim, ayıp olacak. Whopper, whopper dediğin bildiğin hamburger ekmeği, iki köfte değil miydi diyeceğim, cehaletim belli olacak. Ulan ben yemem öyle şeyler desem, tatsız bir sessizlik hakim olacak ki lanet olsun bu hayattan dediğim anlardır bunlar. Muhabbet gider, bir laf edersin, herkes bir düşüncelere dalar. Cevap gelmez. Toparlamaya çalışsan iyice batarsın, sussan suçu üstüne almış olursun daha kötü. Boktan bir durum. Yedim, ettim, severim vs. muhabbeti yapsam vicdanım rahat bırakmayacak. Ne diyordum, ulan bildiğin ekmek arası köfte, adı whopper olmuş, bir de para istiyorlar ki aman yarabbim. Gerçi seven sever sana ne aq, abuk sabuk olay çıkaracan. Gecenin bir vakti uğraştığın şeylere bak. Hadi git yat. Bu arada çok açım, whopper olsa yerim.
No commentsJun 24
Film tanıtımı - Rembetiko
En kısa zamanda tamamlanıp buraya eklenecektir. Bakalım, belki güzel olur. Hep düz yazı hep düz yazı. Biraz da renkli karakterimi yansıtayım btgye.
No commentsJan 28
İnternet! Herşeyi bulma aparatı
Aman ha baÅŸlığa bakıp da, benim interneti övmek gibi bir saçmalığa kalkacağımı falan düşünmeyin. Ya da düşünün en iyisi, pratik olur. Neyse…
İnternet, Alexander Abromovich tarafından 1987 yılının Aralık ayında icat olunmuÅŸtur. Dışarıdan, saÄŸdan soldan öğrendiÄŸiniz yalan yanlış bilgilere bakarak ne oluyoruz, yanlış söylüyorsun, interneti o ÅŸeyettirmedi bik bik konuÅŸup kafa ÅŸiÅŸirmeyin. Alex yakın dostumdur, ayrıca bu çalışmalarında bizzat katkım olmuÅŸtur, uzayın. Ne diyordum, ilk çıktığı vakitler, kendi aramızda ordu istihbarat bilgilerini, yemek listelerini, snake rekorlarını paylaÅŸtığımız bu platform, son derece kullanışlı, arı ve seviyeli bir ortamdı. Bilgi paylaşımı adına eÅŸi bulunmazdı. Nihayetinde kısıtlı kullanıcıları arasında ben ve Alex bulunduÄŸumuzdan, ki Alex sadece getir götür iÅŸlerini yapardı, bilgi adına ne ararsanız bulabiliyordunuz. Sonrasında Alex’in onu parası için seven bir kaç karısının altın günlerinde aman benim kocam internete giriyor, sizin kocanız daha gazete okumaktan bihaber, hahayt ÅŸeklindeki söylemleri yüzünden giderek yayılmaya, tanınmaya baÅŸladı. Bu dönem, ipini koparanın internete girmesi beni ziyadesiyle rahatsız etti tabi. İlk baÅŸlarda sesimi çıkarmamaya özen gösteriyor, klavye görmekle internet kullanabileceÄŸini düşünen, aÅŸağılık yaÅŸamlarını insanlarla paylaÅŸarak içlerindeki aÅŸağılık duygusunu bir parça hafifletmeye çalışan insanların rezil amaçlarına, onları itin götüne sokarak engel olmaya çalışıyordum. Heyhat! Gençlik. O zamanlar nereden bilecektim ki, bu zavallı insanlar, gurursuzluk ya da it götü kavramlarından bu derece keyif almaktadırlar. Bu çabalarım, insanların giderek internete akın etmesine yol açtı. Bu hatam, ki bu da benim deÄŸil, uçkuruna sahip olamayan Alex’in hatasıdır ya neyse, beni internete küstürdü. O dönem kendimi bu sanal hayatlardan soyutladım. Åžu son bir kaç seneye kadar, insanları hizaya sokma görevimi, yazdığım kitaplar, çıkardığım dergiler ve özellikle patronluÄŸunu yaptığım medya kuruluÅŸları vasıtasıyla götürmeye çalıştım. Seda Sayan ve Mehmet Ali Erbil’in ekranlara düşmesiyle de, ÅŸirketler zincirimi bırakıp, hatalarımdan ders almış olarak internet alemine geri döndüm. Fakat internetin bakire genç kızlık zamanlarını bilen biri olarak, falloÅŸ halini görmek ne derece içimi acıtmıştır tahmin edersiniz.
Özellikle üzerinde durmak istediğim konu, internetten bir şeyler öğrenmek isteyen gençlerin yapmaları ve yapmamaları gerekenler. İlk olarak siz gençlere önerim, eğer karaktersizseniz uzaklaşın o monitörün önünden. Gidin ne bileyim, tetris, sanal bebek falan alın onlarla oynayın. İnsanlarla zaten iletişim kuramıyorsunuzdur, öyle bir hevesle salyalarınızı akıtmayın, bulamazsınız kız mız. Diğer kesim, yani karakter sahibi olmak isteyen gençlerse, bir adım yaklaşsın, esas duruşta beni dinlesin. İlk olarak, internette bir şeyler aramaya başlamadan önce, kütüphanenizdeki kitapları iyice bir gözden geçirin. Eğer, ilk okuyuşta ezberleyemediyseniz, ki ben bir kitabı ikinci defa okuma ihtiyacı duymam bu sebepten, tekrar okuyun, aradığınız bilginin oralarda bir yerlerde olmadığına dair şüpheniz kalmadan internete saldırmayın. Eğer, kütüphane mi, ne kütüphanesi ağbe diyenleriniz varsa, sizleri şöyle otomatik kucak makinamıza alalım, kitap okumayan adamda karakter olmaz nitekim. Eğer kütüphanenizde aradığınız bilgi yoksa, çıkın dolaşın biraz. Hayatı seyredin, bir kaç arkadaş edinin, akşamında deniz kenarında bira için, şarapçılarla muhabbet edin, kız arkadaşınızı yamaç paraşütü, bungee jumping gibi ekstrem sporlar yapmaya ikna edin. Yapın bunları, sonra hala aradığınızı bulamadıysanız ellerinizi sabunlayın, takım elbisenizi kuşanın ve oturun bilgisayarın başına.
İnternet bir iplik yumağı gibidir. İç içe geçmiÅŸ pek çok alan, konu ve ayrıntının arasında boÄŸulmak istemiyorsanız, ne aradığınızı biliyor olmanız gerekir. Bu sebepten size düşünmenizi öğütlemiÅŸtim en baÅŸtan. Yani aradığınız ÅŸeyin adını bilmek, onu arayabileceÄŸiniz anlamına gelmez. Hiçbir ÅŸey bilmeyen bir insan da aradığını bulamaz. Ne aradığınızı biliyor olmanız gerekir. Google, Yahoo gibi arama “motor”larını açıp, aman ÅŸunu da bulayım, bunu da bulayım ÅŸeklinde kendini kaybetmek, ancak vakit kaybetmenize sebep olacaktır. Bu arada, yok aÄŸbe, ben Google’ı açtım, yazdım aradığımı, bir sürü ÅŸey buldum, onikimilyonbeÅŸyüzatmışbeÅŸ tane hem de yaa, demeye kalkmayın, kendinizi küçük düşürmeyin, gerçi benim yanımda gayet aÅŸağılık duruyorsunuz fakat, siz yine de çabalayın. Bu tip arama motorları sadece genel baÅŸlıkları bulabilmek adına faydalı olur. Siz ki, bu bilgisayarın başına oturmadan önce araÅŸtırmanızı yapmış, genel baÅŸlıkları çoktan yalayıp yutmuÅŸ, en ufak bilgi kırıntısının peÅŸindesiniz artık. Google kullanarak yapabileceÄŸiniz en iyi ÅŸey, daha özel konuları kapsayan arama motorları bulup, onların içerisinde gereken bilgiyi aramak olacaktır. Åžunu iyi belleyin ki, bilgi yetinilebilecek bir kavram deÄŸildir.
Ayrıca internet üzerinden bulduğunuz bilgilere güvenmeyin. Dedim ya, ben internet işini bıraktığımdan beri boku çıkmış durumda. Yalanlar ve safsatalarla dolu bir bilgi yığını bugün için internet. Öğrendiğiniz bilginin doğruluğundan emin olmak için mantık ve düşünme yöntemlerini izleyin. Fakat biliyorum ki, bu sizden imkansızı istemek olacaktır. Bu sebepten, benim ışığımla büyümüş olan bir önceki nesilden bir büyüğünüze sorabilirsiniz. Tamamen doğru olmasa da, doğruya yakın bir cevap alacaksınızdır muhtemelen.
İnternet hususunda değinmek istediğim daha çok konu var fakat, köşk bahçemi dolduran hayranlarıma işlevin değil boyun önemli olduğunu göstermem gerekiyor. O sebepten, hadi dağılın şimdi!
No commentsJan 23
Kim bu adam?
![]()
Blog saçmalığını bir nebze kendimden bir şeyler katarak güzelleştirme çabamın sonucu olarak girdiğim şablonlar seçeneğindeki örnek şablonlardaki maymun herif kim?
Hemen her örnekte karşıma çıkarak o daha yeni vurdurmuÅŸ eÅŸcinsel ifadeyle sırıtan bu bünyeyi buraya koymak… Bu nasıl bir zevksizliktir anlamak mümkün deÄŸil. Zaten yaratıcılıktan bir nebze feyz almaış bu ÅŸablon garabeleri yeterince görüntüyü bozuyorken, bir de bu resmin oraya buraya sıkıştırılarak görüntü kirliliÄŸi adına hayal gücümün üzerine pisleme çabalarını tanımlayamıyorum. Sanattan ve estetikten bihaber güruhun eline teslim edilmiÅŸ olan bu piyasada bulunmak da ayrı bir sıkıntı kaynağı oluyor benim için. Çekip gitmek de isterdim elbette ama doÄŸuÅŸ amacım olan insanları hizaya getirmek, onların üst insana ulaÅŸabilmeleri için ardımda izler bırakmak görevim beni buralardan defolup gitmekten alıkoyuyor. Avucumda taşıdığım cevherin ışığından aydınlanabilesiniz diye, yaptığım fedakarlıklara bir yenisini daha eklediÄŸi için lanetliyorum buraları.
Elbetteki üstün tasarım ve kodlama yeteneklerim şablonları en baştan yaratıp, bu basitliklerle uğraşmak zahmetinden beni kurtarabilirdi fakat, sınırı olmayan hünerlerimi bu düşmüş ortamda harcayacak da değilim.
No comments