Beneath the ground
Bir Başkadır Ulu Cami ve İçindeki Şahaserler
Hat sanatıyla uğraşmaya
başladıktan sonra yapılarımızı eskisine nispetle daha dikkatlice
gözlemler oldum. Nasıl ki bir mimar öğrencisi yapıları
inceleyerek mimar eğitimine katkı sağlıyorsa, benzer şekilde eski
yapılardaki yazıları inceleyerek hat sanatının gelişme aşamalarını
öğrenmiş oluyor ve hat eğitimime katkı sağlıyorum. Fotoğrafa olan
merakım da malum, hat tablolarını fotoğraflamak oldukça zevkli
geliyor bu yüzden. Üstelik de BtG gibi sevdiğim bir oluşum
için yapmaya karar veriyorsam değmeyin keyfime! Tüm bu
merakıma rağmen Bursa'ya gitmeden evvel orada Ulu Cami olduğunu
unutmuşum, hani annemler hatırlatmasa olmayacak böyle bir yazı :)
İlk defa İkinci Beyazıt tarafından inşaa edilen Ulu cami Timur ve
Karaman saldırısından sonra yeniden elden geçirilmiş, 1855
yılında depremde ise yıkılmaya yüz tutmuş ve yazıları dahil her
şey elden geçirilmiş (yeni yazılar da bu yıllar da eklenmiştir,
Şefik Bey'in dîvanî hat ile yazmış olduğu tablo ve
sülüs örnekleri gibi). Mimari yönüyle ilgili
daha detaylı bilgiler için bu ve buraya
bakabilirsiniz, esas konumuz olan hat tablolarına geçelim biz.
Unutmadan, Bursa'ya yolunuz düşerse, dini inancınız olsun
olmasın bu camiyi
muhakkak bir görmenizi isterim. Zira son dönemin önemli
hattatlarının yazılarını, tablolarını böylesine tarihi bir yapıda
görmek çok çok başkaymış.
Celî hattın ilk örnekleri Ulu Cami'de yer alır, bu yazı da celî sülüs ile Şefik Bey tarafından 1863 yılında yazılmış. Caminin kuzey kısmında kalıyor (yazıların anlamlarını merak edenler bana çekinmeden mail atabilir, detaylıca anlatırım).
Burada hem kûfî hem de celî sülüs örneklerini görüyoruz. Kûfî yazı türü köşeli olduğu için cami ve yapı şekilleri verilebiliyordu, fotoğrafın üst kısmında da bunun örneği var. Orta kısımda sülüs ile yazılmış bir hadis, en altta ise yine kûfî hat ile yazılmış bir tablo var.
Ulu Cami kadar ünlü bir şey varsa o da müsenna (1) diye tabir edilen yazılardır. Burada da celî sülüs ile müsenna olarak Yâ Hû yazmakta.
Yine celî sülüs ile 1863 yılında yazılmış bir tablo. Gördüğünüz gibi günümüzde hala güzel bir ışıklandırma yapılmamış, tavandan sarkan garabet kablolarla bu kadar özenilerek yapılmış tablolara gölge düşürülmüş (ampulleri çekmemek için epey uğraştım ama tam da önünde olduğu için beceremedim).
Sülüs ile yazılmış bir tablo, özellikle istifi ve tezhibiyle en beğendiklerim arasında (1863 tarihli yine).
Yine müsenna olarak yazılmış bir eser, ancak bu sefer sülüs hattı ile değil, daha çok İran'lıların tercih ettiği ta'lik ile yazılmış.
İlginç bir tablo, ama çözemedim inanın (Sülüs ile yazılmış). Bu kadar cim harfinin kullanıldığı bir kelime nasıl olabilir bulamadım ben. Hocama ders başladığında göstereceğim bunu :)
1814 yılında ta'lik ile yazılmış bir tablo,
boyutu diğerlerinin yanında epey ufak kalıyor. Zaten hattat da
kendisine fakir ismini vermiş, mütevazi bir hattatmış anlaşılan :)
Celî ta'lik ile yazılmış ihtişamlı bir tablo yine.
İlginç yazılardan biri daha. Burada nas suresi yazılmış, suredeki her ayetin sonu sinle bitiyor. Örneğimizde de ayetin kendisi kufî ile yazılmış ama son harf olan sin sülüs ile yazılmış. Dişli yuvarlakımsı şekiller sin harfi oluyor :)
Yukarıdaki tekniğin uygulandığı bir yazı daha, fakat farkı var; yukarıda nas suresi, burada ise şems suresi yazmakta. Ayetlerin başındaki vavlar büyük harf ve sülüs ile yazılmış, ayetin kalanı ise kufî ile yazılmış.
Tartışmasız Ulu Cami'deki en güzel tablo! Şefik Bey tarafından 1859 yılında dîvânî hat ile kayık formunda yazılmış (ne yazdığını söylemeyeceğım burada, evet). Hat köşesini takip edenler daha evvelki yazılarda bu tablodan bahsettiğimi hatırlayacaktır :)
Celî sülüs ile yazılmış kocaman bir tuğra ile bir hadis yazılmış.
Sülüs ile yazılmış bir besmele tablosu, süslemeleri güzelmiş. Fotoğraf biraz bulanık çıkmış imzayı okuyamadım bu yüzden.
Vav harfini çok severim, mütevaziliği simgeliyor benim için. Ulu Cami'de bu güzel harf vurgulanmış hep. Yukarıdaki örnekte iç içe geçmiş vavlar celî sülüs ile yazılmış, yine ayetin kalanı kufî hat ile yazılmış. Alttakinde ise sadece vav yazılmış.
Mihraptaki yazılar da kufî ve sülüs ile yazılmış
Mermerlerde de sıkça talik ile yazılmış yazılar bulunmakta.
Yine müsenna şeklinde sülüs ile yazılmış bir tablo. 1859 yılında Abdülfettah Efendi tarafından yazılmış. 1927'de yürürlüğe giren, 'Resmi bina olarak kullanılan yerlerde Osmanlı saltanatını öven yazı ve levhaların kaldırılmasını' isteyen yasadan Ulu cami'deki tablolar da etkilenmiş. Mesela bu tablonun alt kısmındaki Abdülmecid Han yazısı boya ile kapatılmış, sonrasında ise aslına uygun olarak yeniden yazılmış.
Şefik Bey tarafından 1859 yılında yazılmış bir sülüs tablosu.
Abdülfettah Efendi tarafından 1861 yılında celî ta'lik ile yazılmış bir tablo. Simetrisi çok güzelmiş bu tablonun :)
Fıskiyenin üstü eskiden açıkmış, içi yağmur dolarmış. Sonraları kubbe kısmı cam ile kapatılmış. Şakıyan su sesi ayrı birgüzellik katmış zaten camiye.
Müsenna usulü ile yazılmış, Allah'ın 99 isminden bir kaçının bulunduğu sütunlar:
Müsenna usulüyle yazılmış vavların en güzellerinden biri. Vav'ın sülüs hattındaki iki yazılışı da burada iç içe geçirilerek yazılmış.
(1) Aynalı hat diye de kullanılır. Harflerin karşılıklı, iç içe geçirilerek yazılmasıyla olur.
