Beneath the ground
Hat Sanatı / Bir Saray Yazısı: Dîvânî ve Celî Dîvânî

I. Abdülhamit döneminden bir berât (Padişah Buyruğu)
Hat sanatı köşesiyle tekrar karşınızdayım sevgili okurlar. Ben hat derslerimle emeklemeye çabalarken (bir aya bir ders geçiyorum), böyle güzel örnekleri görmek, tanıtmak da kıskanmama sebep olmuyor değil hani. Ama tanıtma isteği, kıskanma duygumdan daha ağır geldiği için dayanamadım yine.
Bu ay çok sevdiğim, hatta öğrenmek de istediğim (ama yedi seneden evvel başlayamayacağım) bir yazı türünü tanıtacağım; Dîvânî, yani Dîvânâ ait. Ferman, berât gibi resmi kararlar Dîvân'da alındığı için bu adı almış.
Bu yazı türünün ortaya çıkmasına sebep de fermanları imzalayan Padişah'a (1) yakışır bir yazı türü olmasıymış:
"Padişah demek, güç, kudret, irade, kendi başına buyrukluk demektir. Sultanların iradesini kağıt üzerine geçirmek için kullanılan yazının da bu hususiyetleri benimsemesi, bunları canlandırırcasına kılıklaşması pek yerinde olacaktır."
İsmail Hakkı Baltacıoğlu.
Fatih Sultan Mehmet devrinde ortaya çıktığına dair rivayetler
olduğu gibi daha evvelki döneme kadar götürenler de var.
Dîvânî hattı İran'da meşhur olan Ta'lik'e benzer
aslında.Ta'lik gibi Dîvânî yazıya da hareke
süslemeleri olmaksızın güzellik verilebilir, ikisinde de
harfler yuvarlakımsı; meyillidir. Tabi ki Dîvânî'nin
farklılıkları vardır, fermanlar yerine ulaşamadan kelimelerle oynanır
korkusuyla bu yazıda harfler (evvelki dönemlerde açık
ve genişçe yazılmasına rağmen)
içiçe, sık sıktır . Mesela birleşik yazılmaması
gereken bazı harfler (dal, vav, lam gibi) Dîvânî'de
bitiştirilir, harfler ayağa kalkmış bir şekilde sola meyillidir, bir
nevi Padişah'a selam duruşunda bulunan insanlara benzer.
Bir de Celî Dîvanî var. Normalde "Celî" tanımı bir yazı türünün büyük kamışla yazılmış şekline denir, ancak Celî Dîvânî'de farklılaşıyor bu tanım. Dîvanî'de hareke kullanımı yokken Celî Dîvânî'de yoğun bir şekilde hareke süslemeleri vardır ve Celî Dîvanî istif (kompozisyon) için daha elverişlidir. Bu istif özelliği ve daha büyük kamışlarla yazılmasından dolayı Celî Dîvanî; tablolama için daha uygunken, Dîvânî; ferman ve berâtlerde daha ön planda.
Bu yazı türünde meşhur olan hattatları ise; Tacûddin, Şefik bey ve son dönemin en önemli hattatları arasında yer alan Hamit Aytaç (hattatlarla ilgili daha detaylı bilgi için şuraya bakabilirsiniz) olarak sıralayayım.
Biraz da örneklerle inceleyelim :)


Hattat Halim Özyazıcı'nın meşk (2) kitabından bir kaç Dîvânî harf örneği.

Aynı kitapta Celî Dîvânî ile yazılmış bir besmele (alttaki besmele de aynı kitaptan).


Son dönem hat yarışmasında kazanan bir tablo hatırladığım kadarıyla (uzun zamandır bilgisayardaymış da).
Şefik bey'in Celî Dîvânî ile yazılmış ünlü kayık formundaki istifi. Son dönem hattatları arasında da çok kullanılan bir istif.
Geldik ferman ve berâtlere.

III. Mustafa döneminden bir Berat. Dîvanî hat ile yazılmış. Tuğranın üstünde de mucibince amel oluna yazıyor.

I. Abdülhamit döneminde yazılmış bir ferman; Dîvânî hat ile yazılmış.

II. Süleyman dönemindeki bir Berât. Celî Dîvânî ile yazılmış.

Yine I. Abdülhamit döneminden bir berât. Dîvânî hat ile yazılmış, yazısından daha çok süslemesi dikkat çekiyor bence :)
Ferman ve Berâtlere dair şöyle bir bilgiyi de ekleyeyim, o asırlarda fermanların altına imza atmak meşhur değilmiş, hangi hattatların elinden çıktığı da bilinemiyor işbu sebeple.

Son olarak Celî Dîvânî ile yazılmış bir tablo, Kanunî'nin meşhur "Olmaya devlet Cihan'da bir nefes sıhhat gibi" beyiti yazıyor. Tarihine de baktım, 20 yıl evvel yazılmış (Kanunî zamanından kalma bir eser olsaydı tüm koleksiyoncular peşimizde olurdu zaten :p).
(1) Ki bu resmi yazılarının başlarında muhakkak o devrin Padişahının bir tuğrası olur.
(2) (talebeler için hazırlanmış harf örnekleri)
Tacûddin: XI. asırda yaşamış; Dîvânî yazısının estetik bir form kazanmasına sebep olmuş hattat.
Şefik bey: IX. asırda yaşamış bu hattat, kayık şeklinde bir istif yapmış; pek de meşhur olmuş bu istif.

