<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="WordPress/2.9.1" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>Beneath The Ground</title>
	<link>http://beneaththeground.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Mar 2010 19:48:45 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>Encounters at the End of the World (2007)</title>
		<description><![CDATA[
Antarktika kıtası pek çok kişi tarafından pek çok farklı şekilde tarif edilmiştir kuşkusuz. Kıtayı görmemiş, varlığını kanıtlayamayacak antik çağ bilginlerinin bile fikir olarak, kuzeydeki kıtaları dengeleyecek bir diyar olarak var olması gerektiğini düşündükleri Antarktika, daha sonraları Piri Reis&#8217;in haritası gibi haritalarda da kendine yer bulmuş, nihayet 19.yy kaşiflerince ilk defa somut olarak görülüp insanoğlunun erişebileceği bir yer durumuna gelmiş. Kuzeydeki kıtaları dengeleyen bu zıt gerçeklikle ilişkimiz o zamanlar üzerine birkaç bayrak dikmenin ötesine gitmemişse de arada geçen zamanda ne gibi değişimler yaşanmışsa artık, bugün bilimkurgu edebiyatının özündeki ruha yakın bir ...]]></description>
		<link>http://beneaththeground.org/2010/03/11/encounters-at-the-end-of-the-world-2007/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Lelûa #1</title>
		<description><![CDATA[Korsanların yazıtlarında söylendiğine göre ileriden dönmesi gerekiyordu. Korsanlara inanmazdı hayatı boyunca, ancak arkasındaki iki orktan kurtulmak için başka bir şansı yoktu. Hayatı boyunca inanmadığı bir şey, hayatını kurtarabilirdi. Yazıtlar elfçeydi, Elf Diyarları&#8217;nda konakladığı zamanlarda biraz öğrenmişti ancak hala uzmanlaşamamıştı bu dilde. 
Peşine neden iki Ork’un takıldığına gelince; Ork’ların ikâmet ettiği yerden geçerken Orklar tarafından yolu kesilip bir takım sorulara maruz bırakılmıştı. Ancak kafasından kukuletasını çıkardığı an Orklar onu bir büyücü sanıp hemen kovalamaya başlamışlardı.
Yol git gide daha da karmaşıklaşıyordu, Orkların Elfçe&#8217;de acemi olduklarını bilse, burada gitmelerini bekleyebilirdi ancak Orkların çoğu ...]]></description>
		<link>http://beneaththeground.org/2010/03/10/lelua-1/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Arap Edebiyatında Şuûbiyye</title>
		<description><![CDATA[Artık kitaplarımın çoğunu internetten sipariş vererek aldığım için (çok daha uygun bir fiyata direkt evime geliyorlar) kitapçılara eskisine nispetle az gidiyorum. Böyle bir gidişimde &#8220;2 liraya kitaplar&#8221; bölümü, orada da &#8220;Arap Edebiyatında Şuûbiyye&#8221; adlı kitap ilgimi çekti. Zira Arap Dili ile ilgili her şey cezbediyor beni.
Gelelim kitabımıza ve Şuûbiyye&#8217;nin ne olduğuna. Arap tarihini biraz araştıranlar onlardaki kabileciliği fark ederler. Bu kabilecilikleri yüzünden bir millet haline de gelememişler ve birbirleriyle devamlı kavga halinde olmuşlardır. İslam&#8217;ın ilk devirlerinde kabilecilik büyük oranda kalkmış olsa da, özellikle Emevi döneminde tekrar hortlamış, bu sefer millet ...]]></description>
		<link>http://beneaththeground.org/2010/03/08/arap-edebiyatinda-suubiyye/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Hayko Cepkin &#8211; Sandık</title>
		<description><![CDATA[Önyargı  hakikaten de çok güçlü bir zehir. O zehirin kontrolü ele geçirmesini  engellemek zor ama başardığımızda elde ettiklerimiz çoğunlukla  paha biçilemez. Önyargı etki alanım Hayko Cepkin’in Yarası  Saklı albümü ile hayatıma girmesini uzun süre geciktirmişti.  Tipine bakarak videosu geldiğinde değiştiriyordum, şarkının da  sadece ilk 1 dakikasını dinlemiştim belki de. Fırtınam ile  o etki alanından çıktı ve albümü aldım. Önyargılarıma isyanım  gecikmedi tabii ki çünkü çok sevmiştim albümü. İkinci albüme  elim gittiğimde kafam rahattı. İyi müzik bekliyordu beni. Yanılmadım  da. Brutal ...]]></description>
		<link>http://beneaththeground.org/2010/03/08/hayko-cepkin-sandik/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Anket: Salak Olamak Parayla Mı?</title>
		<description><![CDATA[BtG HEDEYLE SUNAR  !!¿!
İnsanoğlu bilmek ister, öyle ya da böyle ister dedim mi ister bir kere o kadar!
&#8220;O&#8221; mu &#8220;Bu&#8221; mu &#8220;HEDE&#8221; mi falan filan fistan gibi biz de soralım dedik ve&#8230;
Sorduk ahali sorduk dedik ki:
&#8220;-Salak olamak parayla mı?&#8221;
Buyursunlar ki cevaplar:
-rainmaker: Ha?
-anikid: evet
-cali: evet ayda 9.90 a
-doğa: bazen&#8230;
-judas:  Ayrıca &#8220;olamak&#8221; ne demek? Olmak ya da olmamak?  İşte bütün mesele bu.
-sami:  Kesinlikle hayır.
-Kabraxis: ahah geç gördüm biraz, signor : ) anket süfermiş ayrıca :D
-Night Eagle : Forumdan mı bahsediyoruz, nedir?
-Arda: hmmm kimisi için evet=P
-Anung Un Rama: ekşide mi:)  hayr ayrıca:D
-Buğra the: ...]]></description>
		<link>http://beneaththeground.org/2010/03/07/anket-salak-olamak-parayla-mi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Oyuncak Ayı………….’E</title>
		<description><![CDATA[İnsanın birini öldürmesi ilk başta kulağa korkutucu geliyor ama kısa süre sonra her şey değişiyor en azından mana farkındalığı.
Kapının kenarından durdu ve karşıdan gelen kadına baktı, ince sayılabilirdi ya da sayılmasa da bu pek bir şeyi değiştirmezdi zaten –şu ana kadar hikaye belirsizlik oluşturmaya çalışıyor; ama okur olarak kafanızda bir şeyler oluşması da kaçınılmaz, muhtemelen bu hikaye kadın ve erkek arasında bir konu işleyecek diyorsunuz-ellerinde büyük, parlak poşetler vardı, yüzü ağır bir makyajın etkisinde, gözleri belirgin ve yanakları aldı. Kıyafeti üzerine tam oturmuştu ki bu durum muhtemelen özel dikim olduğunu ...]]></description>
		<link>http://beneaththeground.org/2010/03/07/oyuncak-ayi-%e2%80%a6%e2%80%a6%e2%80%a6%e2%80%a6-%e2%80%99e/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Uykusuzluk hastalığı</title>
		<description><![CDATA[Kan ter içinde uyandım karanlığına uykunun
Hiç uyanılmayası bir sabah
Gözlerim(n)hala kanlı ,uykulu
Tesadüfen yapılan yanlışlardan sonra hissedilen
Garip bir farkındalık sanki yanında olmak
Yanımda olman
-Ama ikimizin de yalnız olması-
Hani mananın kaybolduğu o muğlak an
Ruhun yarısının bedeni terk ettiği o çırıl çığlık
Söylenmeyecek ,söylenemeyecek sözler duymak
Henüz ödüllendirilmiş yalan tanrıçasından
Ya da yine ateşi çalandan ya da
Olmayanlardan…Gökyüzünde bir ev hayal ederdim senin için
Senin içinde olacağın
Büyükçe bir ev
Bahçesi yok
Duvarı yok
Kapısı yok
Penceresi yok
Ama içindesin
Sen varsın
Her yerindesin,sinmişsin içine,
İçime
Beni terk ettiğin gün
Attığın gün uçsuz bucaksızlığına sensizliğin
Hani hatırlar mısın
Avazın çıktığı kadar bağırdığın ve
Korktuğun belki de …diye
Gözlerimi açsam da göremeyeceğim
Anlayamayacağım
Doğumlardan ölüm seçeceğim o gün
İşte ...]]></description>
		<link>http://beneaththeground.org/2010/03/07/uykusuzluk-hastaligi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Küçük tanrılara masallar ya da merasim</title>
		<description><![CDATA[1
Pencerenin kenarında otuyordu her zaman
Tanrılar onu (da)görsün diye galiba
Arada dengesiz hareketler de yapıyordu tabii
Aslında her şeyin farkındaydı
Küçük tanrılar gözyaşı isterdi sadece
Büyükler ise kan
2
Çatı katına saklanmış çocuklar cenneti
Tam kırk odalı
Başlarında tombul bir teyze
Tek gözlü
O da kör
Koşan çocuklar çarpınca kırılıyor bir yerleri
Sonra tekrar takıyor hepsini
Eskisi gibi değil belki ama
Her seferinde yeni ‘gibi’3
Tam tepede durdular
Hepsi
Kaçmışlardı bilmediklerinden
Bir taraflarında Atina
Bir taraflarında Londra
Bir taraflarında Moskova
Ve melekler
Hala kanatsızdılar ve
Tepede kaldı her biri
4
Sık sık konuşulan yerler
Sohbet edilmese de
Bir kadın daha gelmişti şimdi
Kan verme merasiminden
Kolları hala bağlı
Arkasında
Baksınlar diye baktı
Kimse yoktu
Bakması beklenen
5
Uzun uzadıya, çepe çevre bir yer
Kurak ama olsun
Yine de ...]]></description>
		<link>http://beneaththeground.org/2010/03/07/kucuk-tanrilara-masallar-ya-da-merasim/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yabancı #25</title>
		<description><![CDATA[Özet: Her şeyini kaybeden bir adam, kral babasından duyduğu son söz olan görevine odaklanıp batıdaki Aşılmaz Dağları geçer. Ölmek üzereyken Pulchraqua’nın eski baştüccarı Targolien tarafından bulunur Yeni baştüccar Welien ona dil hocası olarak aynı ülkeden küçükken kaçırılmış olan Mannelig adlı tayfayı tutar. Pulchraqua’da başlayan Baravid-Ranke tartışması sonucunda şehir yıkılmanın eşiğine gelir, herkesin aksine onlardan korkmayan Yabancı şehri kurtarır. Dokuz Madras genci gelip ondan kendilerini eğitmesini ister, karşılık olarak da hizmetlerini sunar. Dibractes’in kızı Diove, çocukluk arkadaşı ve müstakbel kocası Welien ile tanışmak için şehre gelmiştir ama Welien meclistedir.
***

Uyandım.
Yatağımda doğrulup doğan ...]]></description>
		<link>http://beneaththeground.org/2010/03/03/yabanci-25/</link>
			</item>
	<item>
		<title>&#8220;Sol Ayağım&#8221;</title>
		<description><![CDATA[Christy Brown&#8217;ın Anısına.
Komidinime takıldı gözüm 2 gün önce. Tam 20 tane yarım kalmış kitap. Genelde başladığı işi bitiren biriyimdir ama zamanı düzenli kullanma yetisini kaybettiğim zamanlarda böyle sorunlarla karşılaşabiliyorum.
O 20 yarım kalmış kitabı görünce afalladım,&#8221;ne ara bunlar buraya birikti?&#8221; diye sordum kendime. Daha sonra okumaya devam etmek için iyi bir fırsat diyerek elimi en aşağıdaki kitaba uzattım, kitabın adı &#8220;Sol Ayağım&#8221;dı.
Kitabın yazarı Ünlü İrlandalı yazar Christy Brown. Yazdığı bu kitap ise onun hayatının hemen hemen 20 yılını anlatan otobiyografisi.
Öncelikle biraz Christy Brown&#8217;dan bahsedeyim. 13 çocuklu bir aile ile büyümüştür kendisi. ...]]></description>
		<link>http://beneaththeground.org/2010/02/20/sol-ayagim/</link>
			</item>
</channel>
</rss>
