’79 KDZ. Ereğli doğumluyum, He-man ve Clementine ile büyüdüm. Evliyim, Ankara’dayım, hava sıcak.
Üniversite bitince 2003 Yılını İstanbul’da geçirdim, Penguen dergisinde köşe edinmeye az kalmıştı ki, ordudan çağırdılar. (Böyle deyince daha havalı oluyor.) Askerden dönünce de evlenip Ankara’ya yerleştim.
Kendimi bildim bileli amatör, 2004 yılından beri profesyonel ilüstratör, karikatürist, animatörüm. Her çizer gibi ejderha, savaşçı, çizgi roman karakterleri çizmeye bayılıyor, Hayat Bilgisi çizmekten nefret ediyorum. Çizimlerimi uzun süre Photoshop kullanarak yaptım, Manga Studio ile tanışınca Photoshop’u hepten salladım. Tablet olarak şu anda UcLogic/Lapazz WP8060 kullanıyorum.
Ekran kartlarından HD4850′nin (bebeğim benim), oyunlardan …

Lorean/Gord10′un objektifinden Bodrum ve Altınpark.
(Uyarı: Kota dostu bir çalışma değil pek)
Şöyle bir düşünün; günlük rutininizi, yaptıklarınızı, ayaklarınızı uzatıp yatağınıza uzandığınızı, aldığınızı parayı, harcadığınız parayı, yük olduğunuz insanları… 24 saatin 8 saatini uyuyarak geçirdiğinizi farzedin; geri kalan 16 saatte yaptığınız her şeyi düşünün. Bu 16 saatin, yüzde kaçını yalnız geçiriyorsunuz sizce? Her an etrafınızda birilerinin olmasına rağmen, aslında ne kadar yalnız olduğunuzun farkında mısınız? Bir arkadaşınız size uğradığında verdiği selam dışında, ne kadar yanınızda? Ya da o sizin yanınızdayken siz ne kadar onun yanındasınız? O sizin yanınızdayken sizin kafanızda akşam yetiştirmeniz gereken işler, yapmanız gereken ödevler, birlikte olmayı düşündüğünüz sevgiliniz yok …
Yazının devamı...»Özet: Gabtunun abisinin yaptığı yağmaya öfkelenen Equan lordu, Nisk obasına bir saldırı bölüğü yollar, Gabtu ile kaçan çocuklar hariç herkes öldürülür. Askerlikten pek de hoşlanmayan Rentus ceza sonucu kendini saldırı bölüğünde bulur, ardından eski Nisk obasının yerine dikilen Equan kalesinde çavuş olur. Orta Niskleri kendi buyruğunda birleştirmeyi başarmış olan Askold, Yelgüderlerin başına geleni Batı Nisklerini de saflarına katmak için bir fırsat olarak görüp gelir ve Yelgüder beylerini kanyoluna ikna eder. Kaleyi kuşattıkları sırada askerler onları fark eder ve Rentus kuşatmayı yararak Castrattaya ulaşır, durumu Lord Ferqusa bildirmek için saraya yollanır …
Yazının devamı...»İblisler Efendisi #1 için
“Dordios, Dordios, Dordios.” diye bağırdı büyücü. Mağaradaki devasa duvar bir anda yarıldı ve bir labirent belirdi. Büyücü asasını kaldırdı ve aynı sözleri üç kez daha haykırdı yüksek bir sesle. Labirentin yukarısında hareketlilik oldu ve milyonlarca küçük yaratık üst üste gelerek büyücüye bir yol oluşturdular. Yolu takip ederek labirentin sonuna doğru gitti. İçerisi çok karanlıktı, labirentte ve mağarada bulunan sönmeyen alevler burada yoktu. Büyücü asasını yere vurdu ve asanın ucu göz yakıcı bir parlaklıkta parıldamaya başladı. Düzgün yolda dümdüz ilerledi. İlerlerken bir yandan göz ucuyla kenardaki iskeletlere bakıyordu. …
Yazının devamı...»