<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Beneath The Ground &#187; Çizgiroman</title>
	<atom:link href="http://beneaththeground.org/tag/cizgiroman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://beneaththeground.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Jan 2012 17:17:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Örümcek-Adam Yeniden Aramızda</title>
		<link>http://beneaththeground.org/2010/02/06/orumcek-adam-yeniden-aramizda/</link>
		<comments>http://beneaththeground.org/2010/02/06/orumcek-adam-yeniden-aramizda/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 00:54:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Duxus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mecelle-i Fürahnek]]></category>
		<category><![CDATA[Çizgiroman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/?p=1766</guid>
		<description><![CDATA[Örümcek-Adam &#8217;90 Türk gençliğinin ünlü TV dizisi sayesinde gayet yakından tanıdığı -  ya da en azından tanıdığını sandığı &#8211; bir isim. Ayrıca Marvel&#8217;ın yayınları içerisinde Türkçe&#8217;ye en çok çevrileni. Arkabahçe Yayıncılık biraz kopuk ve karmaşık giden Örümcek-Adam (ayrıca bütün çizgi-roman) yayını duralı baya oluyor. &#8220;Örümcek-Adam&#8221; özlemimiz artık sona erdi! HozComics yayıncılıktan, İlke Keskin&#8217;in Genel Yayın Yönetmenliği altında şimdiye kadar ki en iyi haliyle Peter aramıza döndü.
Örümcek-Adam; &#8220;The Other&#8221;(Öteki) macerasıyla başlayarak aylık, cilt halinde kitapçı raflarıyla buluşuyor. Yayın kalitesi orijinal versiyonunu ile aynı kalitede; çeviri de ondan geri kalmıyor. Üçüncü sayısı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://beneaththeground.org/wp-content/uploads/2010/02/19746_254248726315_552046315_3850148_7243005_n.jpg" alt="İlk Sayının Kapağı" width="248" height="362" />Örümcek-Adam &#8217;90 Türk gençliğinin ünlü TV dizisi sayesinde gayet yakından tanıdığı -  ya da en azından tanıdığını sandığı &#8211; bir isim. Ayrıca Marvel&#8217;ın yayınları içerisinde Türkçe&#8217;ye en çok çevrileni. Arkabahçe Yayıncılık biraz kopuk ve karmaşık giden Örümcek-Adam (ayrıca bütün çizgi-roman) yayını duralı baya oluyor. &#8220;Örümcek-Adam&#8221; özlemimiz artık sona erdi! HozComics yayıncılıktan, İlke Keskin&#8217;in Genel Yayın Yönetmenliği altında şimdiye kadar ki en iyi haliyle Peter aramıza döndü.</p>
<p>Örümcek-Adam; &#8220;The Other&#8221;(Öteki) macerasıyla başlayarak aylık, cilt halinde kitapçı raflarıyla buluşuyor. Yayın kalitesi orijinal versiyonunu ile aynı kalitede; çeviri de ondan geri kalmıyor. Üçüncü sayısı birkaç gün önce piyasaya çıkan dergi, aksamayan takvimiyle de çizgi-roman severleri mutlu ediyor. Fiyatı da orijinal cilt (trade-paperback) ile kafa kafaya.</p>
<p>A.B.D.&#8217;de çoğu çizgi-roman karakterinin aylık tek dergisi çıkmıyor ve hikaye pek çok koldan ilerleyebiliyor. Örneğin Örümcek-Adam bir ay içinde 3-5 dergide yer alabiliyor. Yayın, hikayeleri okuma sıralarına göre gruplayarak ve orijinaline sadık kalarak ciltler halinde bize ulaştırıyor.</p>
<p>Yayın ekibi 2006 yılında yayınlanmış olan &#8220;Öteki&#8221; hikayesiyle başlayıp, Peter Parker&#8217;ın hayatında çok önemli değişikliklerin olacağı &#8220;Brand New Day&#8221; öyküsüne hızlıca gelmek istiyor. Arada &#8220;Road to Civil War&#8221;, &#8220;War at Home&#8221;, &#8220;Back in Black&#8221; ve &#8220;One More Day&#8221; maceralarını da okuyacağız.</p>
<p>İlke Keskin; &#8216;çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini&#8217; söylüyor ve bizi o çok sevdiğimiz süper kahramana tekrar kavuşturuyor. Unutmadan, Marvel evrenini olağanüstü şekilde etkileyen &#8220;Civil War&#8221; hikayesini de önümüzde ki ay, Örümcek-Adam&#8217;ın yanında okuyacağız.</p>
<p><a href="http://www.duvarsurungeni.com/" target="_blank">İnternet sitesi</a><br />
<a href="http://www.facebook.com/#!/group.php?gid=288915365852" target="_blank">Facebook Grubu</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://beneaththeground.org/2010/02/06/orumcek-adam-yeniden-aramizda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yerli Edebiyatımızda Zombi Açılımı</title>
		<link>http://beneaththeground.org/2009/08/23/yerli-edebiyatimizda-zombi-acilimi/</link>
		<comments>http://beneaththeground.org/2009/08/23/yerli-edebiyatimizda-zombi-acilimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 08:40:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hurin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mecelle-i Fürahnek]]></category>
		<category><![CDATA[Çizgiroman]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Zombi Edebiyatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/?p=722</guid>
		<description><![CDATA[Zombi filmleri ve zombi edebiyatı 1920&#8242;lerden itibaren dönemsel yükselişler ve inişlerle beraber gündemimizden hiç mi hiç düşmeyen bir mefhum. Zombi furyasının son örneği, bazı popüler filmlerin ve romanların &#8220;zombi&#8221; versiyonlarının üretilmesi olarak karşımızda duruyor.
2009 yılında Türkiye&#8217;de de &#8220;yeraltı&#8221;ndan gelen birtakım kıpırdanmalar var. İstanbul&#8217;un zombiler tarafından istilasını konu alan, diyaloglarına sık sık politik gündemimize göndermeler yapan &#8220;Zombistan&#8221; adlı çizgiroman bunlardan birisi. Eylül ayında yayınlanması planlanan &#8220;İstanbul Zombie 2066&#8243; ise bir diğeri. Esere ilişkin en ilginç çekici ayrıntı hikayenin bir yerinde Zeki Müren&#8217;le yollarımızın kesişmesi!  Sinema cephesinde ise, 27 Kasımda gösterime girecek ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zombi filmleri ve zombi edebiyatı 1920&#8242;lerden itibaren dönemsel yükselişler ve inişlerle beraber gündemimizden hiç mi hiç düşmeyen bir mefhum. Zombi furyasının son örneği, bazı popüler filmlerin ve romanların &#8220;zombi&#8221; versiyonlarının üretilmesi olarak karşımızda duruyor.</p>
<p><img class="alignleft" style="margin-left: 5px; margin-right: 5px;" title="zombistan" src="http://www.striphaber.com/i/kapak.jpg" alt="" width="190" height="262" />2009 yılında Türkiye&#8217;de de &#8220;yeraltı&#8221;ndan gelen birtakım kıpırdanmalar var. İstanbul&#8217;un zombiler tarafından istilasını konu alan, diyaloglarına sık sık politik gündemimize göndermeler yapan &#8220;Zombistan&#8221; adlı çizgiroman bunlardan birisi. Eylül ayında yayınlanması planlanan &#8220;İstanbul Zombie 2066&#8243; ise bir diğeri. Esere ilişkin en ilginç çekici ayrıntı hikayenin bir yerinde Zeki Müren&#8217;le yollarımızın kesişmesi!  Sinema cephesinde ise, 27 Kasımda gösterime girecek &#8220;Zombieland&#8221; ile henüz çekimleri devam eden &#8216;Ada&#8217; adlı iki yeni filmimiz var.</p>
<p><img class="alignright" title="zombistan" src="http://www.zombistan.com/wp-content/themes/zombistan/i/r/zombioy.gif" alt="" width="298" height="246" /><strong>Zombistan</strong>&#8216;ın çizeri Cem Özüduru&#8217;ya kulak verelim*:</p>
<p>&#8220;Zombistan’da temel kaygım, İstanbul’u manzara ve semt fetişizmi üzerinden değil, ‘İstanbul insanları’ diyebileceğimiz, özel bir keşmekeş psikolojisi içindeki karakterler üzerinden tanımlamaktı. Çevrelerindeki tehditleri kavramakta geç ve yetersiz kalan, organize olmakta hayli naif ama bir yandan da kardeş gibi seveceğimiz insanlar bunlar. Kan davası için gelmiş olan ve zombileri ‘iblis’ diye tanımlayan Maho’nun algısındaki İstanbul ile mafyöz Karadenizli İdris’in algısındaki İstanbul farklı&#8230; Bu yüzden, hikâye tek bir İstanbul fikriyle sınırlanmıyor. Adem ve Leyla’nın ‘şehirlilik’ vurgusu, kitaptaki bir diyalogda zombileri ‘hurafe, ilkellik, köylü bakışı’ gibi aşağılayıcı yaklaşımlarla inkâr etmelerini sağlayacak kadar güçlü. Kitaptaki bazı karakterler, katil olmak ve çevreye zarar vermek için zombiye dönüşmeyi dahi beklemiyor. Yani zombilerin yokluğunda da korku ve şiddet dolu hayatlar yaşanıyor bu şehirde.<br />
Ben zombilere kendi ülkemin paranoyalarını, tedirginliklerini, zaaflarını yükledim. Kitabın şekillenmeye başladığı 2006’da, bahsettiğiniz türde özel bir zombi hareketlenmesi yoktu. Zombilere sadece görsel olarak yaklaşmayı doğru bulmuyorum. ‘Zombi’ ve ‘İstanbul’ sözcüklerini, kapsadıkları değerlerle birlikte kaynaştırmak fikri, kafamdaki öyküler için sağlam bir çatı oluşturuyordu. Türkiye’deki zombi merakının şekilcilikle sınırlı kalmamasını umarım.&#8221;</p>
<p><img class="alignright" title="zekimuren" src="http://i.radikal.com.tr/644x385/2009/08/16/fft5_mf229962.Jpeg" alt="" width="400" height="143" />&#8220;<strong>İstanbul Zombie 2066</strong>&#8220;nın çizerlerinden Emir Yardımcı**:</p>
<p>&#8220;Eylül ayında tamamlanacak olan ‘İstanbul Zombie 2066’, İspanyol sanatçı Mery Cuesta’ya ait bir hikâye. Bana da çizmemi teklif etti. Quentin Tarantino filmlerini andıran sıradışı bir yapısı var. Benim ve Mery’nin dışında Cem Dinlenmiş, Ceren Oykut, Göksu Gül ve Tan Cemal Genç gibi çizerler de var. 2066 İstanbul’unda, mikroçiplerin bütün insanlara yerleştirilmiş, teknolojinin çok gelişmiş ve kritik düşüncenin tabu olduğu bir ortamdayız. İnternet yerine ‘Histernet’ adı altında yeni bir ağ oluşturulmuş ve tarih burada, ‘hikâye anlatıcısı’ adı verilen belirli insanlar tarafından kişisel bir şekilde yazılır hale gelmiş. İçinde Zeki Müren’in geçmesi hikâyenin gelişimiyle alakalı. Bir yerde karşımıza çıkıyor ve önemli bir etkisi oluyor. Çok eğlenceli olduğunu garanti edebilirim. Türkçe ve İspanyolca olmak üzere aynı anda iki dilde çıkacak. Tek balonda, alt alta üst üste şekilde yerleştirilecek.<br />
Zombilerin özünde insanlar var. Zombiler adeta günlük işlerin altında ezilen, ‘yaşayan ölü’ gibi olan insanlar için kullanılmış bir metafor. O yüzden gerçek anlamda popülaritesini hiçbir zaman kaybedecek gibi durmuyor. Savaşlar, açlık, krizler de zombilerin geri dönüşünü tetikliyor olabilir. Bir yandan açlığın ve krizlerin yaşandığı, bir yandan da tüketim çılgınlığına kapılmış olan insanların mevcut olduğu bir dünyadaki bu ikilemi daha iyi anlatacak bir model olduğunu sanmıyorum.&#8221;</p>
<p>İlgili Linkler:</p>
<p>http://www.zombistan.com</p>
<p>http://www.striphaber.com</p>
<p>* ÇUHADAR, Bahar, &#8220;Yaşayan Ölülerin İkinci Hayatı&#8221;, Radikal Cumartesi 15/08/2009 tarihli nüshası.</p>
<p>**A.g.e</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://beneaththeground.org/2009/08/23/yerli-edebiyatimizda-zombi-acilimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marvel&#8217;in Yeni Dünyaları</title>
		<link>http://beneaththeground.org/2009/03/15/marvelin-yeni-dunyalari/</link>
		<comments>http://beneaththeground.org/2009/03/15/marvelin-yeni-dunyalari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 20:22:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mecelle-i Fürahnek]]></category>
		<category><![CDATA[Çizgiroman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/wordpress/?p=396</guid>
		<description><![CDATA[~Lord_Duxus
Marvel&#8217;ın çizgiroman serilerinden birçoğu yakın zamanda, yeni nesil çizgi filmler şeklinde televizyona uyarlandı. Çizgi roman cephesinde Ultimate evreni bir sona doğru ilerlerken, kahramanlarla ilk kez tanışacak genç okuyucuya/izleyiciye yeni bir cephe açılmış oldu. Genelde eski öyküleri yenilenmiş halleriyle tekrar ortaya çıkaran bu seriler hem eski hem de yeni izleyicilere hitap ediyor. Bu yenileme öncelikle gençleştirme ve güncelleştirme şeklinde. Örneğin (ana kuşak/mainstream) çizgi romanda artık yaşını başını almış olan Peter Parker, 15 yaşında bir lise öğrenciliğine geri dönüyor. Eski karakterler hem görsel hem de içerik olarak yenilenmiş halleriyle hikayeye katılıyorlar. Kısaca ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>~Lord_Duxus</em></strong></p>
<p>Marvel&#8217;ın çizgiroman serilerinden birçoğu yakın zamanda, yeni nesil çizgi filmler şeklinde televizyona uyarlandı. Çizgi roman cephesinde Ultimate evreni bir sona doğru ilerlerken, kahramanlarla ilk kez tanışacak genç okuyucuya/izleyiciye yeni bir cephe açılmış oldu. Genelde eski öyküleri yenilenmiş halleriyle tekrar ortaya çıkaran bu seriler hem eski hem de yeni izleyicilere hitap ediyor. Bu yenileme öncelikle gençleştirme ve güncelleştirme şeklinde. Örneğin (ana kuşak/mainstream) çizgi romanda artık yaşını başını almış olan Peter Parker, 15 yaşında bir lise öğrenciliğine geri dönüyor. Eski karakterler hem görsel hem de içerik olarak yenilenmiş halleriyle hikayeye katılıyorlar. Kısaca temeller aynı kalarak, farklı bir hikaye yaratılıyor. Marvel&#8217;ın bu yeni serilerinden biri olan &#8220;Demir Adam/Iron Man&#8221;ı Oyungezer&#8217;de okumuştuk, gelin başka iki seriye göz atalım.</p>
<p>The Spectacular Spider-Man: Dünyanın en popüler süper kahramanlarından Örümcek-Adam&#8217;ın yeni serisi 2008 Mart&#8217;ında başladı. 13 bölümlük ilk sezondan sonra; Ocak&#8217;a kadar ara veren seri aynı tempo ile ikinci sezona devam ediyor. Konuda çok büyük değişiklikler yok, olan değişikliklerden de bahsedersem bütün heyecanını kaçırırım düşüncesindeyim. Ancak şimdilik izleyebildiğim 16 bölümde Örümcek-Adam&#8217;ın en büyük düşmanlarıyla karşılaşma fırsatı bulduk. Green Goblin, Doctor Octopus, Rhino, Sandman, Electro, Black Cat, Venom&#8230; Örümcek her zamanki bildiğiniz örümcek; hızlı, çevik, zeki ve en önemlisi komik. Normal seriye oranla Peter Parker&#8217;ın dâhi seviyesindeki zekasına pek rastlayamıyoruz, ancak düşmanlarını zekası ile alt ettiğine şahit olduk. Ayrıca biraz çok çapkın bu seride kendisi.</p>
<p>Seride Ultimate Spider-Man kalitesini beklemek gereksiz olur, ancak bu kalitesiz bir seri olduğu anlamına gelmiyor. Çizim kalitesi, aksiyon kareografileri, hikaye yapıları başarılı. Tabii herkes kendini rahatsız edecek şeyler bulabilir; ben Peter&#8217;ın biraz çok güçlü bir Örümcek-Adam olmasını, çapkın olmasını ve yeni MJ&#8217;i sevmedim örneğin. Gwen, espri kalitesi ise sevdiğim pekçok yönünden birkaçı. Ancak çizgi romanlarda ve özellikle bu yeni yapımlarda dikkate alınması gereken şey, çok fazla eskiyi aramamak; yeni serinin heyecanını, güzelliğini görmeye çalışmak.</p>
<p>Wolverine and the X-Men: X-Men malikanesinde sıradan güzel bir günde grubun psişikleri Jean Grey ve Prof. X. ani bir saldırıya uğrarlar ve kaybolurlar. Hemen ardından başlayan mutant avı ise dağılan takımın her bireyini tek tek zor duruma sokar. Wolverine&#8217;in liderliğinde tekrar birleşen X-Men bu karışık zamanlarda işleri yoluna koymaya çalışır.</p>
<p>Yeni X-Men, biraz daha yenilikçi ve konuları değişik şekilde işliyor. Ana temalar kesinlikle aynı, hatta tekil olarak öyküler de eskisine paralel ama, yeni Örümcek-Adam&#8217;a kıyasla orijinalden daha farklı senaryolar. Bence bununla birlikte gelen pek çok hata var ama Eylül&#8217;de başlayan seri şu ana dek izleyebildiğim 15 bölümde iyi bir tempoda ilerliyor. X-Men Evolution&#8217;ı izlediyseniz, size biraz onu hatırlatacaktır. Gelelim herkesin aklını karıştıran &#8220;Wolverine? Lider?&#8221; sorusuna&#8230; Tabii ki bunun öncelikli sebebi, Wolverine&#8217;in popüler kişiliğini pazarlama stratejisi. Ayrıca konu içinde de bağlanıyor. Hem unutmayalım Logan yüksek rütbeli bir asker, Cyclops kadar olmasa da liderlik konusunda sıfır sayılmaz.</p>
<p>Ultimate serileri dahil olmak üzere, yeni serilerde benim en çok canımı sıkan nokta; hız. Her bölümde bir koca &#8220;süper kötü&#8221; harcanıp gidiyor, her seyircinin sevdiği karakterleri ve olaylar tekrar yaşatmak pahasına seriler çılgın bir hızda gidiyor. Tabii bununla beraber neredeyse tamamen yeni hiçbir şeyin olmaması bazen can sıkıyor. Yeni bir karakter veya önemli bir olay senaryoda olduğu zaman eski hikayenin biraz daha değişik bir halini seyrediyoruz. Beklenmeyen süprizler veya eskisine göre daha güzel yazılmış senaryolar insanı sevindirse de; bazen yeni birşeyler istiyor canımız.</p>
<p>Kendi içlerinde hataları, beğenmeyeceğimiz yönleri olsa da; serilerin şu anki durumları bence iyi ve kesinlikle izlenmeye değer. İnternet yardımı ile izleyemeyecekler için; ne yazıkki henüz piyasaya sürülen DVD&#8217;ler yok ve ülkemizde hiçbir kanalda yayınlanmıyor, ancak gözünüz Nickelodeon&#8217;da olsun! Bizim televizyonlarımızda da artık aynı bölümlerinin tekrar tekrar yayınlanmasından resmen bıktıran eski, güzel serilerin yerlerini almaları dileğindeyiz.</p>
<p><em><br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://beneaththeground.org/2009/03/15/marvelin-yeni-dunyalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elseworlds</title>
		<link>http://beneaththeground.org/2009/01/16/elseworlds/</link>
		<comments>http://beneaththeground.org/2009/01/16/elseworlds/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2009 01:10:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mecelle-i Fürahnek]]></category>
		<category><![CDATA[Çizgiroman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/wordpress/?p=456</guid>
		<description><![CDATA[~Sir Aenas
izgi romanlar. Bir zamanların vazgeçilmezi olan bu çizgi maceralar bizi Amerikan Rüyası ile tanıştırmıştır. Küçüklüğümüzde çizgi filmlerini ve hatta filmlerini izlediğimiz Batman, Superman gibi kahramanların savaşlarını okurduk bu sarı sayfalı ufak el kitabı biçimli romanlarda. Kimimiz Conan&#8217;ı , kimimiz Spider-Man&#8217;i , kimimiz Batman&#8217;i okurduk. Açıkçası o dönemler benim çocukluğumu kapsadığı için favorim Superman&#8217;di (avatarda gördüğünüz üzere). Hatta daha da ileri gitmiş kendime mukavvadan o meşhur &#8220;S&#8221; harfini yapmıştım. Kuzenimin defterini kaplamak için kullandığı kırmızı jelatin kap ise pelerinim olmuştu. Yani anlayacağınız üzere Superman benim hayatımdaki en önemli kahraman figürüydüBelki ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>~Sir Aenas</em></strong></p>
<p><span>izgi romanlar. Bir zamanların vazgeçilmezi olan bu çizgi maceralar bizi Amerikan Rüyası ile tanıştırmıştır. Küçüklüğümüzde çizgi filmlerini ve hatta filmlerini izlediğimiz Batman, Superman gibi kahramanların savaşlarını okurduk bu sarı sayfalı ufak el kitabı biçimli romanlarda. Kimimiz Conan&#8217;ı , kimimiz Spider-Man&#8217;i , kimimiz Batman&#8217;i okurduk. Açıkçası o dönemler benim çocukluğumu kapsadığı için favorim Superman&#8217;di (avatarda gördüğünüz üzere). Hatta daha da ileri gitmiş kendime mukavvadan o meşhur &#8220;S&#8221; harfini yapmıştım. Kuzenimin defterini kaplamak için kullandığı kırmızı jelatin kap ise pelerinim olmuştu. Yani anlayacağınız üzere Superman benim hayatımdaki en önemli kahraman figürüydüBelki okumuşsunuzdur veya ucundan bir nebze de olsa Superman&#8217;in kendisi hakkında az çok fikriniz vardır. Medyamızda yer yer haber olduğundan bölük pörçük biliyorsunuz kendisini. Bir ara öldü yeniden dirildi. Tv&#8217;de dizileri yapıldı kaç kere (halen devam da etmekte ), filmleri, çizgi filmleri vs. derken iyicene bir evren, bir sembol haline geldi.</p>
<p>Bu &#8220;çok süper&#8221; kahramanımızın içinde bulunduğu evreni (yani DC Universe) pek çok süper kahramana ev sahipliği yaptığı kadar( en ünlüleri: Batman, Spawn, Justice League) kendi içinde bir alternatif evren de oluşturmuştur. Bu evrene &#8220;Elseworlds&#8221; denmektedir.</p>
<p>Elseworlds evreni birkaç parça çizgi romandan oluşmakta ve kendi içlerinde Superman Family Elseworlds, Batman Family Elseworlds, Justice League Elseworlds gibi ayrılmaktadır. Bu dünyanın bir benzerini Marvel Comics &#8220;what if&#8221;adı altında çıkarmıştır. <img class="alignleft" style="margin-left: 5px; margin-right: 5px;" src="http://www.beneaththeground.org/btgonline/09/btgocak/Files/img/mecelle/elseworlds1.jpg" alt="" width="129" height="137" /></p>
<p>Okunması çok zevkli olan romanlara örnek vermek gerekirse, Tales of the Multiverse Batman-Vampire çizgi romanı bayağı eğlencelidir. 3 adettir ki bunlar sırasıyla: &#8220;Batman &amp; Dracula: Red Rain&#8221;, &#8220;Batman: Bloodstorm&#8221; ve &#8220;Batman: Crimson Mist&#8221;dir. Bu macerada Batman, Dracula ile kapışmaktadır ama onu yenebilmesi için vampir olması gerekmektedir.</p>
<p>Batman Family Elseworlds&#8217;a başka örnekler: Batman ile Robin&#8217;in american sivil savaşında görev aldığı <em>Batman: The Blue, the Grey, and the Bat</em> (1992), Batman&#8217;ın Kral Arthur zamanında bir yuvarlak masa şovalyesi olduğu zaman <em>Batman: Dark Knight of the Round Table </em>(1998), 1890&#8242;ların Gotham Şehrinde  bir operada geçen ve Operadaki Hayalet filminden esinlenilmiş <em><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Batman:_Masque">Batman: Masque</a></em> (1997) (ki Two-Face ve Batman burada hayalet rolündeler) verilebilir.</p>
<p><img style="margin-left: 5px; margin-right: 5px; float: left;" src="http://www.beneaththeground.org/btgonline/09/btgocak/Files/img/mecelle/elseworlds2.jpg" alt="" /></p>
<p>Superman Family Elseworlds ise (bana göre ilgi çekici olan) bebek Kal-El&#8217;in kriptondan kıyamet yaşanmış bir dünyaya düşüşünü anlatan <em><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Superman:_Last_Son_of_Earth">Superman: Last Son of Earth</a></em> (2000) Superman&#8217;in uzay gemisi ile orta çağ avrupasına çakılması ve o zaman diliminde bir demirci çırağı olarak büyümesini konu alan <em><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Superman:_Last_Son_of_Earth">Superman: Kal </a></em>(1995), Superman&#8217;in süper güçlerini bastırarak büyümesi ve bunun sonucu olarak bir spor yıldızı ve acımasız bir iş adamı olmasını konu alan <em>Superman, Inc.</em> (1999). Superman&#8217;in gemisinin Kent çiftliğine değil de Wayne Malikhanesine çakılması ve adının Klark Kent değil de Bruce Wayne hatta bir nevi süper güçleri olan Batman olmasını anlatan <em><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Superman:_Speeding_Bullets">Superman: Speeding Bullets </a></em> (1993) yine Superman&#8217;in gemisinin Amerika yerine 1950 Sovyetlerine düşmesini ve orada olanları anlatan  <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Superman:_Red_SonSuperman">Superman: Red Son </a>(2003) gibi örnekler verilebilir.</p>
<p></span></p>
<p align="left"><span> <img style="margin-left: 5px; margin-right: 5px; float: left;" src="http://www.beneaththeground.org/btgonline/09/btgocak/Files/img/mecelle/elseworlds3.jpg" alt="" width="200" height="300" /> <img style="margin-left: 5px; margin-right: 5px; float: left;" src="http://www.beneaththeground.org/btgonline/09/btgocak/Files/img/mecelle/elseworlds4.jpg" alt="" width="200" height="300" /> </span></p>
<p align="left">
<p align="left">Bu tür çizgi romanlar dediğim gibi ana hikayeden uzak ve What if sorusuna kafa yoran eğlenceli şeylerdir. Eğer ki bir kaçına denk gelirseniz okumadan geçmeyin eğleneceğinize garanti verebilirim.</p>
<p align="left"><span>Not: Bu sayfada kullanılan tüm resim logo vb gibi şeyler izin alınmadan kullanılamaz.</p>
<p>Kaynak: Wikipedia, yahoo, google, Dc Universe</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://beneaththeground.org/2009/01/16/elseworlds/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Lost Ones</title>
		<link>http://beneaththeground.org/2008/12/24/the-lost-ones/</link>
		<comments>http://beneaththeground.org/2008/12/24/the-lost-ones/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 22:32:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayna-i Marzi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mecelle-i Fürahnek]]></category>
		<category><![CDATA[Çizgiroman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://beneaththeground.org/?p=771</guid>
		<description><![CDATA[
Bant dergisinin Eylül sayısında tanıştım The Lost Ones ile. Karakter tasarımları özellikle dikkatimi çekmişti, zaten sitesi üzerinden de pdf formatında indirilebildiği için, bir çırpıda bakıverdim (tabi İngilizcem çok az olduğu için epey yavaş okudum). Sonrasında sizlerle de paylaşayım istedim.
Hikaye, 30 gün 30 gece gibi sinemaya da uyarlanmış eserleri olan yazar Steve Niles tarafından yazılmış olup Duncan, Roxy, Cynthia ve Rasheed&#8217;in zaman yolculuklarını anlatıyor, tabi oldukça ilginç karakterlerle de karşılaşıyorlar yolculuklarında; uzaylı kovboylar gibi. Hikaye açısından çok beklentili bir yapım değil aslında; ama çizimler, daha doğrusu bu projede farklı bir yolun ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="/btgonline/08/btgaralik/files/img/mecelle/lost0.jpg" alt="" width="400" height="500" /></p>
<p><span>Bant dergisinin Eylül sayısında tanıştım The Lost Ones ile. Karakter tasarımları özellikle dikkatimi çekmişti, zaten sitesi üzerinden de pdf formatında indirilebildiği için, bir çırpıda bakıverdim (tabi İngilizcem çok az olduğu için epey yavaş okudum). Sonrasında sizlerle de paylaşayım istedim.</span></p>
<p><span>Hikaye, 30 gün 30 gece gibi sinemaya da uyarlanmış eserleri olan yazar Steve Niles tarafından yazılmış olup Duncan, Roxy, Cynthia ve Rasheed&#8217;in zaman yolculuklarını anlatıyor, tabi oldukça ilginç karakterlerle de karşılaşıyorlar yolculuklarında; uzaylı kovboylar gibi. Hikaye açısından çok beklentili bir yapım değil aslında; ama çizimler, daha doğrusu bu projede farklı bir yolun izlenmesi ilginç kılıyor The Lost Ones&#8217;ı:</span></p>
<p><span>4 bölümlük hikayenin her bir bölümü farklı çizerler tarafından tasarlanmış. Evvela 1. bölümü de çizen Dr. Revolt, tüm karakterlerin de eskizlerini oluşturmuş. Diğer bölümler de sırasıyla, tasarım ve illüstratör, Morning Breath, Kime Buzzelli ve Gary Panter tarafından kendi teknikleriyle oluşturulmuş. Dr. Revolt ve Gary Panter kalemle çizip Photoshop&#8217;ta boyamasını yaparken, Morning Breath kolaj ve mürekkep çizimleriyle, Kime Buzzelli ise sulu boya tekniğiyle karşılıyor bizi ki, en güzel bölüm tasarımı da Morning Breath ve Kime Buzzelli&#8217;ninkiler diyebilirim. Özellikle Kime Buzzelli diyorum, zira bilgisayar kullanmadan tüm kareleri tek tek boyamış.</span></p>
<p><span>The Lost Ones hikayesiyle olmasa bile, ilginç karakterleri ve tasarımıyla oldukça farklı ve güzel bir çizgi roman olmuş. <a href="http://www.zune-arts.net/">Sitesine</a> girip bir bakın derim.</span></p>
<p><span>Dr.Revolt:<br />
<img src="/btgonline/08/btgaralik/files/img/mecelle/lost1.jpg" alt="" width="300" height="400" /></span></p>
<p><span>Morning Breath:<br />
<img src="/btgonline/08/btgaralik/files/img/mecelle/lost2.jpg" alt="" width="300" height="400" /></span></p>
<p><span><img src="/btgonline/08/btgaralik/files/img/mecelle/lost3.jpg" alt="" width="300" height="400" /></span></p>
<p><span><a href="http://kimebuzzelli.com/home.html">Kime Buzzelli:</a><br />
<img src="/btgonline/08/btgaralik/files/img/mecelle/lost4.jpg" alt="" width="500" height="312" /></span></p>
<p><span><a href="http://www.garypanter.com/">Gary Panter:</a><br />
<img src="/btgonline/08/btgaralik/files/img/mecelle/lost5.jpg" alt="" width="500" height="312" /></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://beneaththeground.org/2008/12/24/the-lost-ones/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

