Anasayfa » Arşiv

Film etiketli yazılar

Mecelle-i Fürahnek »

[11 Mar 2010 | Yazan: montezaus | Yorum Yapılmamış]
Encounters at the End of the World (2007)

Antarktika kıtası pek çok kişi tarafından pek çok farklı şekilde tarif edilmiştir kuşkusuz. Kıtayı görmemiş, varlığını kanıtlayamayacak antik çağ bilginlerinin bile fikir olarak, kuzeydeki kıtaları dengeleyecek bir diyar olarak var olması gerektiğini düşündükleri Antarktika, daha sonraları Piri Reis’in haritası gibi haritalarda da kendine yer bulmuş, nihayet 19.yy kaşiflerince ilk defa somut olarak görülüp insanoğlunun erişebileceği bir yer durumuna gelmiş. Kuzeydeki kıtaları dengeleyen bu zıt gerçeklikle ilişkimiz o zamanlar üzerine birkaç bayrak dikmenin ötesine gitmemişse de arada geçen zamanda ne gibi değişimler yaşanmışsa artık, bugün bilimkurgu edebiyatının özündeki ruha yakın bir …

Yazının devamı...»

Mecelle-i Fürahnek »

[1 Oca 2010 | Yazan: Ayna-i Marzi | Yorum Yapılmamış]
District 9 – Yasak Bölge 9

Ağzına dek dolu zehirli bir kadeh içinde yaşıyoruz sanki. Zehirden bir zerrenin bile ölümcül olduğunu bilmemize rağmen her yukarı doğru çıkmak isteyişimizde yorulup nefes almaya çabalıyor ve o zerreden tatmak durumunda kalıyoruz. Panzehirimiz ne ola ki?
Uzaylılar yabancıların gelip yurdumuzu silahlarıyla işgal etmeleri ve ölümümüze sebep olmaları korkusunun tezahürüydüler. Oysa şimdi yabancıların gelip yaşantımıza dahil olmaları, bizi ve rahatımızı bozmalarına dönüşmüş bir halde korkumuz. Hani göçmenler kültürlerini bir kenara bırakıp gelseler neyse! Utanmadan gelip bizi de o yabancı kültürleriyle tehdit ediyorlardı. İşte District 9′la birlikte ötekinin yaşantımıza dahil olmasıyla getirdiği korkunun …

Yazının devamı...»

Mecelle-i Fürahnek »

[18 Ara 2009 | Yazan: EsteticA | Yorum Yapılmamış]
Jetlag’e Övgü

My Bloody Valentine dinlerken aklıma geldi birden. Lost in Translation ne güzel bi film öyle.
Büyük şehirlerin çoğul yaşantısı falan bana göre değil zira kalabalık yerlerde kalmaktan pek hoşlanmıyorum. Fakat güneş battıktan sonra, şehrin ışıkları sahneye çıktığında herşey daha bir farklı oluyor. Hele ki bir arabanın arka koltuğunda uyuklarken, yarı uykulu bir şekilde şehrin ışıklarına bakmak gibisi yok benim için. Tabelalar, neon lambalar, sokak lambaları, araba ışıkları..
Lost in Translation’ın beni benden alan yanlarından birisiydi şehir ve şehrin ışıkları. Kocaman bir şehirde, hem şehre hem de insanlara yabancı olmayı saymıyorum bile.
Bill Murray …

Yazının devamı...»

Mecelle-i Fürahnek »

[11 Ara 2009 | Yazan: EsteticA | 1 Yorum]
Bilek Kesenler

22 yaşımı doldurduğumda hayatım çok güzeldi. İyi bir okula gidiyor, iyi insanlarla arkadaşlık ediyordum. Karamsar olmak için, kötü düşünmek için hiç bir sebebim yoktu. Hayatım mükemmeldi ve benim mükemmeliğime ihtiyaç duymadan kendisini idare edebiliyordu. Hayattan alabileceğim her şeyi aldığımı düşünüyordum ki, eğer bunu düşünüyorsanız yapacağınız şeylerin sayısı azalmış demektir. En azından ben öyle düşündüm.
Yapabileceğim şeylerin sayısı gün be gün azaldı. Yeni yüzler eskilerine benziyordu, eskileri de tozlanmaya başlamıştı. Yapmak istediklerimi birer birer eleyince hayatımdan, geriye bir şey kaldı yapmadığım.
Bir kış gecesiydi, kar yağıyordu. Pembe bir gökyüzü vardı ve ona baktığınızda …

Yazının devamı...»

Mecelle-i Fürahnek »

[3 Ara 2009 | Yazan: Ayna-i Marzi | Yorum Yapılmamış]
Sita Sings the Blues

Tür: Animasyon
Yönetmen: Nina Paley
Senaryo: Nina Paley
Müzik: Todd Michaelsen, Annette Hanshaw
Yapım: 2008, ABD , 82 dk.
Seslendirenler : Debargo Sanyal (Rama) , Reena Shah (Sita) , Nina Paley (Nina) , Aladdin Ullah (Hanuman / Mareecha)
Sitesi:  http://www.sitasingstheblues.com (Filmi siteden indirip izleyebilirsiniz.)

VIII. yüzyılda yazılmış olduğu düşünülen Ramayana destanından günümüze çok şey değişti elbette. Fakat değişenler yüzeydeki görünümlerken ya ilişkiler olduğu gibi kalmışsa? Ya değişen aslında erkeklerin tarihiyken, XI. yüzyılda yaşayan bir kadın, Nina ve VIII. yüzyılda yaşamış Sita temelde aynı dertten, aşktan muzdaripse? Hayatına devam edip acısını bastırmak yerine sahiplenmesi kadının bir yazgısı mıdır, yoksa …

Yazının devamı...»