Anasayfa » Arşiv

Kitap etiketli yazılar

Mecelle-i Fürahnek, Serbest Kürsü »

[19 Kas 2011 | Yazan: | Yorum Yapılmamış]
A Treatise of Human Nature #1 – David Hume

(A Treatise of Human Nature, David Hume’un yazmış olduğu bir eser. Yeni yazarımız flexi de işbu kitaba dair özel ve de pek güzel bir yazı serisi hazırladı. Afiyetle okuyup zihnizi açmanızı dileriz ki o zihinler bize güzel yiyecek olarak dönsün. ~Btg)
Evvela Treatise’in Folk Sayki’nin (folk psychology) yüz akı olduğunu söylemek gerek. Hume bu kitapta neredeyse tüm temel zihinsel durumların tetkikini yapmakla kalmıyor, aynı zamanda bu sorgulamayı kendi sunduğu meselelerle sentezliyor. Folk Sayki’ye gonul veren Fodor’un Hume’e samimiyetli hisler beslemesi de akıllara gelmiyor değil şu noktada (hume variations). Her ne kadar …

Yazının devamı...»

Mecelle-i Fürahnek, Serbest Kürsü »

[11 Nis 2011 | Yazan: | Yorum Yapılmamış]
Sürüne Sürüne Erkek Olmak

Feminizm’e dair okumalarım sanırım iki yılı ancak bulmuştur. Ama bu sürede de ancak 4-5 kitap okumuşumdur (bir konu üzerinde çok okumak sıkıyor, ara ara okuyabiliyorum sadece). Okuduğum bu kitaplar içerik olarak daha çok kadını inceleme üzerineydi. Ama artık feminizmin başka alanlara dair söyleyecekleri de var. Bunun örneği de Pınar Selek ve “Sürüne Sürüne Erkek Olmak” isimli kitabı.
Kitabını yazma sebebini şöyle açıklıyor Pınar Selek (ilk sayfasını alıntılıyorum sadece):
Televizyonda O’nun suretine hayretle ve azapla bakarken karar verdim bu işe. Sert kılmaya çalıştığı gergin yüzünü gösterip “Akıllı ol…” diye bağırdığı zaman.
Titredim. Ülker Sokak’ta …

Yazının devamı...»

Mecelle-i Fürahnek, Yeraltı »

[18 Şub 2011 | Yazan: | Yorum Yapılmamış]
Devrimci Fotoğrafçı Tina Modotti

Fotoğraf ilgimi çekiyor, haliyle fotoğrafçılar (daha çok eski fotoğrafçılar) ve fotoğrafla ilgili kitaplar da. Bir de üstüne, “Devrimci Fotoğrafçı” başlığını görünce pek de irdelemeden aldım bu kitabı. Ama biraz hayal kırıklığına da uğradım. Evvela Tina modotti kimmiş, kısa bir özet:
Tina Modotti’nin hayatı, kabaca üç dönemden oluşuyor diyebiliriz; modellik ve biraz da oyunculuk, fotoğrafçılık, nihayetinde komünist parti üyeliği ve beraberinde gelen aktif eylemcilik.
İtalya’da doğan Tina, 20′li yaşlarında, babasının evvelce çalışmak için gittiği Amerika’ya gider ve bir müddet sonra modelliğe başlar. Ama babasının da fotoğrafçı olmasından mütevellit fotoğrada da meraklıdır. Ve  Edward …

Yazının devamı...»

Mecelle-i Fürahnek »

[6 Şub 2011 | Yazan: | Yorum Yapılmamış]

(İlk şu http://benbazenokuyorum.blogspot.com/2011/02/satranc-stefan-zweig.html adreste yayımlanmıştır.)
Şöyle diyebilirsiniz: Bir kitap olsun, çok da uzun olmasın, ama çok şey anlatsın; mesaj versin, sembolik bir anlatımı olsun, ama sembolize edilenleri anlamasam da seveyim. O zaman ben, size bu kitabı önerebilirim. Benim gibi satrançtan anlamayan hatta satranca ilgi duymayan biri değilseniz, daha da güzel olacaktır eminim. Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim; Czentovic ne sinir bozucu adam.
“Sabit fikirli, kafasını tek bir düşünceye takmış her türlü insan, yaşamım boyunca beni çekmiştir, çünkü bir insan kendini ne kadar sınırlarsa, öte yandan sonsuza o kadar yakın olur; işte böyle görünüşte dünyadan …

Yazının devamı...»

Mecelle-i Fürahnek »

[2 Şub 2011 | Yazan: | 2 Yorum]
Tünel- Ernesto Sabato

(bu yazı http://benbazenokuyorum.blogspot.com/2011/01/tunel-ernesto-sabato.html alınmıştır.)
Kitabın sahibi, kitabı bana verirken çok sevdiğini söylemişti. Ve eklemişti:
-Belki sen anlamazsın.
Kitap, “erkek gözünden” anlattığı için yaşananları, kitabı anlamayacağımı/sevmeyeceğimi düşünmüştü sanırım. Kitabı sevdim. Juan Pablo Castel’i sevmedim, anlamadım. Bununla birlikte üzüldüm, korktum okudukça.
Pablo, kitaba bunu söyleyerek başladığı için ben de söyleyebilirim: Maria İribarne’yi neden öldürdüğünü anlatıyor. Kitabın ilk sayfalarında buna gerçekten şaşırıyorsunuz. Sonra o malum ve meşum sona doğru adım adım ilerliyorsunuz. Anlatılanların gerçekliği konusunda ise sürekli farklı düşüncelere kapılıyorsunuz.
“Dünyanın korkunç bir yer olduğunu göstermek için fazla kanıta gerek yok, yalnızca şunu dinleyin yeter: Bir toplama kampında …

Yazının devamı...»